11. Hukuk Dairesi 2015/15396 E. , 2016/7426 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2015 tarih ve 2014/824-2015/353 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/09/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara …
**11. Hukuk Dairesi 2015/15396 E. , 2016/7426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2015 tarih ve 2014/824-2015/353 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/09/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 42.875 hisseye sahip olduğunu, 2012 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının müvekkiline bildirilmeden gazete ilanı yapılmak suretiyle 28.05.2013 tarihinde toplandığını, müvekkilinin katılmadığı genel kurulda dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket sermayesinin 100.000 TL'den 400.000 TL'ye çıkarıldığını, müvekkilinin hissesisin küçültüldüğünü, dürüstlük kuralına aykırı hareket etmek suretiyle sermaye artırımına iştirak eden büyük hisseye sahip olan ortak ...'ün şirketi tek başına temsil ve ilzam etmesine ilişkin kararın da genel kurul kararının iptal edilmesi halinde ortadan kalkacağını ileri sürerek, 28/05/2013 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul çağrısının usulüne uygun yapıldığını, çağrı ve gündemin kurye ile davacıya ulaştırıldığını, kötü niyetli paydaş tarafından çağrı ve gündemin teslim alınmamasının durumu değiştirmeyeceğini, sermaye artırım kararının yasal zorunluluktan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 28.05.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.