15. Ceza Dairesi 2011/20676 E. , 2013/5011 K. * AVUKATIN GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU İŞLEMESİ * DAVA ZAMANAŞIMI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 26 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 102 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 104 "" Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın İ.. F..tan katılanlara ait parayı 21.09.2001 tarihinde tahsil ettiği anlaşılmakla, bu tarihin suç tarihi olarak kabul edilerek yapılan incelemede, 21.09.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme …
**15. Ceza Dairesi 2011/20676 E. , 2013/5011 K.** * AVUKATIN GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU İŞLEMESİ * DAVA ZAMANAŞIMI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 26 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 102 * TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 104 **"İçtihat Metni"** Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın İ.. F..tan katılanlara ait parayı 21.09.2001 tarihinde tahsil ettiği anlaşılmakla, bu tarihin suç tarihi olarak kabul edilerek yapılan incelemede, 21.09.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK'un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'un 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.03.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy: Özet olarak yargılama konusu olay; avukat olan sanığın, katılanların babasının vekili olarak borçlu aleyhine icra takibinde bulunduğu, 20/09/2005 tarihinde babalarının ölmesinden sonra katılanların sanığa dosya akıbetini sordukları, sanığın 23/01/2006 tarihinde hiçbir tahsilat yapmadığını söyleyerek bu hususu tutanağa geçirdiği, ancak bu tarihten sonra alacaklı ile irtibata geçen katılanların, alacağın sanık tarafından 21/09/2001 tarihinde haricen tahsil edildiğini ve bu durumun babalarından gizlendiğini 19/07/2006 tarihinde öğrenmeleri üzerine şikayetçi olmalarından ibarettir. Mahkeme tarafından, suç tarihi 29/04/2008 olarak kabul edilip 29/04/2008 tarihli karar ile sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan mahkumiyetine karar verilmiş, temyiz incelemesini yapan 15. Ceza Dairesi suç tarihi olarak tahsilatın yapıldığı 21/09/2001 tarihini kabul edip, zamanaşımı gerekçesiyle ve oy çokluğu ile kararı bozarak kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. Burada çözümlenmesi gereken ve sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; avukat olan sanığın, müvekkili olan katılanlar adına tahsil ettiği parayı vermeyerek işlemiş olduğu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı tarihinin sanığın parayı tahsil ettiği tarihte mi, yoksa bu tahsilâtın katılanlar tarafından öğrenildiği tarihte mi başlayacağının belirlenmesinden ibaret olup aşağıdaki gerekçelerle çoğunluğun görüşüne katılmam mümkün değildir: 1-Hukuka uygunluk sebepleri bakımından; 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 155.maddesi: (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.