11. Hukuk Dairesi 2008/9290 E. , 2010/368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2008 tarih ve 2007/23-2008/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2008/9290 E. , 2010/368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2008 tarih ve 2007/23-2008/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete "klasik yangın, kira kaybı sigorta poliçesi" ile sigortalı işyerinin kiracı - sigorta ettirenin banka şubesi olarak kullanımında iken, yoğun yağışlar sonrası çatıda biriken suların teras kapı altından binanın birinci katına, oradan zemin kata sirayet etmesi sonucu maddi hasar oluştuğunu, binanın yağmursuyu inişleri ve yağmur suyu derelerinden kaynaklanan zarardan davalı kiraya veren malikin sorumlu olduğunu, ortak tesisatın bakım ve onarımının davalıya ait olduğunun kira sözleşmesinde yer aldığını ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen 17.277.41 USD'nın fiili ödeme günündeki kur üzerinden YTL karşılığının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın kira sözleşmesine göre davalının sorumluluğundaki ortak tesisattan kaynaklandığı, fazla yağışın mucbir neden sayılamayacağı gerekçesiyle, 17.277.41 USD'nın 19.09.2006 tarihinden itibaren, 3095 sayılı Yasa'nın yabancı para ile ilgili hükümlerine göre hesap edilen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazında, davacının sigortalısının zararın giderimi için açtığı ihalenin birim fiyatları esas alınarak kaleme alınan ekspertiz raporunda bedellerin fahiş ve abartılı olduğunu, bunların raporda benimsendiğini bildirmiştir. Zarar kalemleri; inşaat, dekorasyon ve elektrik işleri, kanalizasyon ve nakliye bedeli, mobilya ve halı hasar bedelleri olmak üzere USD üzerinden hesaplanmıştır. Bilirkişi kurulu içerisinde zarar kalemleri ile ilgili teknik görüş bildiren inşaat yüksek mühendisinin, bu kalemlerin tamamında uzman olmadığının kabulü ile zarar kalemleri ile ilgili uzman bilirkişilerden görüş alınması gerekirken, itiraz üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi, tazminatın yabancı para üzerinden hükmedilmesinin nedeninin gerekçede açıklanmaması da doğru görülmemiştir. Diğer yandan, 17.277,41 USD'nın fiili ödeme günündeki kur üzerinden YTL karşılığının tahsili talep edildiği halde, mahkemece 17.277,41 USD'nın aynen (yabancı para alacağı olarak) hükmedilmesi suretiyle talebin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesinde yer alan faiz oranı belirlenip, hükümde gösterilmesi gerekirken, bunun infaza bırakılması ve "yasal faiz" olarak nitelendirilmesi suretiyle infazda tereddüte yol açılmasına neden olarak şekilde hüküm tesisi de kabul şekli bakımından hatalı olmuş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.