T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2016/58 Esas KARAR NO:2025/315 DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 28/03/2016 KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin başta ------ olmak üzere-------- biri olup, ------- olarak üretime başladığını ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili…
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2016/58 Esas KARAR NO:2025/315 DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 28/03/2016 KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin başta ------ olmak üzere-------- biri olup, ------- olarak üretime başladığını ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkili tarafından üretilen ürünler üzerinde -----------------markalarını tüketicilerin bildiğini ve tanınmış bir markaya dönüştüğünü, bu markaların ------sınıfta tescil edildiğini, davalı şirketin ise borca batık bir şirket olup eylemleriyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ve eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, bu durumun-----Karar sayılı ve yine ------ Karar sayılı kesinleşmiş kararlarıyla sabit olduğunu, davalının kendisine ait tescilli markaları kendi tescil ettiği ürünler üzerinde kullanmadığını, bilakis müvekkilinin tescil edildiği ürünler üzerinde kullanarak haksız ve kötüniyetli kazanç elde ettiğini, davalının tüm markalarının 556 Sayılı KHK 9,61,62 vd maddeleri ile TTK 52,54 ve 55.maddelerine aykırı olacak şekilde iltibas amacıyla kullanıldığını, davalının haksız rekabetle markalara tecavüz oluşturan eylem ve işlemlerin tespitine, önlenmesine , kaldırılmasına, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, engellenmesine, şimdilik 668.750,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı; davacı tazminat talebi ile ilgili ------- Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını belirttiği cihetle işbu dava bakımından derdestlik itirazında bulunulduğu; davalı şirketin kurucu ve ortaklarının----- ailesine mensup olup ------markası, unvanı ve adı üzerinde mirasa dayalı hak sahibi bulundukları; dolayısıyla, davalının hak sahibi olduğu bir marka sebebiyle davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı; meşhur ----- kardeşler tarafından ---- semtinde imal edilmeye başlandığı;------ yılına kadar müştereken --- ve diğer ürünleri imal edip ticaretini birlikte yaptıkları; ------ üzerine -----kardeşinin oğlu olan---- yanına aldığı ve ---- dek birlikte ticarete devam ettikleri; ------ vefatının ardından amca çocukları arasında geçimsizlik baş gösterdiği; --- oğlu ------ isimli ticarethanesini ---- kaydettirdiği; ---- oğullarından------babasının yürüttüğü işleri devam ettirirken -----Oğlu -----unvanı ile ticaret siciline kaydolduğu; ---- diğer oğlu ------- marka olarak tescil ettirdiği; ---oğlu -------ticaret unvanı ile ------beri her nevi----- perakende satışı ve ticareti ile iştigal ettiği; davalı -------- tarafından kurulduğu; bunların vefatı sonrasında şirketin halen mirasçıları ---- tarafından yürütüldüğü; ---- unvanı, amblemi ve isminin --------- dek ---- konusu olduğu: ---- itibaren ailenin ikinci nesil üyeleri arasında ayrılık ortaya çıktığı; bu kişilerin -------------unvanı ve markası ile birbirlerinden ayrı olarak -------- imali ve ticaretine giriştikleri; ancak, her birinin kendilerine intikal eden bu markayı kullanırken etiketlerinde şekil olarak ----ile imalatın başladığı tarih olarak ----------------- ibaresine yer verdikleri; davacı şirketin kurucuları------------oğlu ve torunu oldukları cihetle -----------bilcümle haklarını ve bu arada markası ile amblemini miras yoluyla iktisap ettikleri; ------bu yana da bunlara zilyet bulundukları;------------ arasında ----- markası ve kullanılan amblemler üzerinde çıkan ihtilafta -------- Mahkemesi'nin bozma kararı doğrultusunda her iki tarafın kullanageldikleri şekilde unvan veya markalarını kullanmalarının ve bunları mamullerinin üzerlerine yazmalarının her iki taraf için yerleşmiş birer hak olduğunun belirtildiği; bu mahkeme kararının -------- onanmak suretiyle kesinleştiği; davalı ile diğer aile şirketi arasında görülen davaların tümünde yapılan bilirkişi incelemelerinde, davalının kurucu ortaklarının------------- ismi ve unvanı üzerinde hak sahibi olduğunun belirlendiği; davacı ve davalı şirketlerin üretip sattıkları ürünlerde açıkça farklı logo, amblem, etiket ve şişe kullanıldığı; bu sebeple, iltibas ya da haksız rekabet söz konusu olmadığı; davacı tarafindan davalı şirketin kurucuları aleyhine savcılıklara yaptığı şikayetler üzerine açılan ceza davalarının da beraat kararı ile sonuçlandığı; ------- markasının davalı şirketin ortağı ve yöneticisi --------- andan da---------geçtiği; davacının itirazlarının marka üzerinde miras sebebiyle hak sahipliğine ilişkin ----kararlarına aykırı düştüğü; davalının ------- markasını tescil dışı iktisap ettiği; marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olarak korunması gerektiği; ------- markasından farklı olduğuna dair davacının yazılı ikrarı bulunduğu; davacının bu beyanının-------- kararında da geçtiği; davacının varsayıma dayalı iltibas algısı oluşturarak kötü niyetli davrandığı; ------ aşkın kullanım neticesinde ayırt edicilik kazandığı; davalının ----- markası, ismi üzerindeki hakkının anayasada tanımlanan mülkiyet ve miras haklarına dayandığı; davacının tazminat talebinin haksız ve sebepsiz zenginleşme amaçlı olduğu; manevi tazminatın haksız ve fahiş bulunduğu; davacı markasının tanınmış marka niteliği taşımadığı; ------ ortak malı olan bir kullanımın ailenin diğer mensuplarına ve onların kurdukları şirketlere tanınmış marka diye ileri sürülemeyeceği; davacının emsal olarak sunduğu dava dosyalarındaki görseller ile ---- sayı ile tescilli marka görseli arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı; --------- Sayılı kararı hakkında davalı tarafça --- müracaat edildiği ve bu kararın emsal olma vasfı bulunmadığı savunularak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Tarafların; davalı şirketin , davacı tarafın ----------- markalarına tecavaüz ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, tecavüzün giderilmesinin maddi ve manevi zararın tazmininin istenip istenemeyeceği, istenebilirse miktarı, davacı tarafın tazminat talebinin zamanaşımı uğrayıp uğramadığı ve davalı tarafın ----markası üzerinde hak sahibi olup olmadığı konularında anlaşamadıkları tespit edildi. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -----gelen davacıya ait ----- tescil numaralı markanın ----- tarihinde tescilli olduğu, ----- tescil numaralı markanın ----sınıflarda ----- tarihinde tescil edildiği, ----- tarihinde tescil edildiği, ----- tarihinde tescil edildiği, -----sınıflar için ----- tarihinde tescil edildiği, ----markasının ---- tarihinde tescil edildiği, -----markasının ----sınıflar için ----- tescil edildiği,--- tescil numaralı -----sınıflar ---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.------celp edilen kayıtlar incelendiğinde; -----itibaren dava dışı-----adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. ------- ticaret sicil kaydı dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; ----- tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ------- olduğu tespit edilmiştir.------ tarihinde ---------- yaptığı marka başvurusunun, davacı şirketin itirazı nedeniyle --------- ürünleri için reddedildiği, karara yapılan itiraz sonucunda----- ile de red kararının yerinde olduğuna karar verildiği, ------ kararının iptali için açılan davanın da reddine karar verildiği, kararın --------- Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.Davalı ---------- Esas sayılı davası ile------ alyhine,------------sınıflarda yaptığı marka tescil başvurusuna itiraz ettikleri, itirazlarının ----------------- ürünleri için kabul edildiği, diğer ürünler için reddedildiği iddiasıyla ------------kararının iptali için dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda davanın “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için turşu ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetlerinin (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzer diğer yöntemler ile sağlanabilir)” bakımından kabulüne, davacının markasının bu hizmet için terkinine karar verildiği, kararın -------------- sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.-------- sayılı davacısı -------davalıları ------------- olup , markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve tazminat davası olduğu, yargılama sonunda davanın kısmen kabul edildiği, buna göre daval------ işyerindeki görsellerde ------- ibaresinin tabela , ürün ambalajlarında kullandıkları, adı geçen davalının tescilli markasının------ ---emtiasıyla kayıtlı olduğu, davalının -------- olmaması ve ------- ibarede mirasçı sıfatı ile hak sahibi olmaması sebebiyle kullanımının yasal olmadığı, tüketicilerin davacı markası olduğu zannıyla karıştırılabilecekleri, buna göre davacı markasına davalının tecavüzde bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği görülmüştür. İşbu karar ------ temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek ----- tarihinde kesinleştiği görülmüştür. -------- Karar sayılı kararının incelenmesinde ise; davacının ----olduğu, davalıların ise----- feri müdahilin ise ------- olup, davanın markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti , önlenmesi , durdurulması ve tazminat davası olduğu, yargılama sonunda davalıların tescilli markasının kapsamı dışındaki ----- markasını öne çıkarmak suretiyle iltibasa yol açacak kullanımları sebebiyle davanın kabulüne karar veridiği görülmüştür. ------------- Karar sayılı kararının incelenmeisnde ise; davacının ----- davalının ise ----- olduğu, davanın markaya tecavüz davası olduğu, yargılama sırasında ticaret ünvanına tecavüz davasının reddine, markaya tecavüzün iddiasına dayalı danın kabulüne karar verildiği, bu kararın ----- onamasından ve karar düzeltmesinden geçerek ----- tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yargılama sırasında alınan -- tarihli bilirkişi raporunda; davacının tescilli markalı ile davalının kullandığı markalarda ---- ibaresinin ayırt edici unsur olduğu, davalı markasında ---- ibaresinin ---- olarak ------sınıflarda tescil edildiği, markanın tescil edildiğinden farklı olarak ---------şeklinde kullanıldığı, davalıya ait markada davacıya ait esas unsurun söyleniş fonetik yönden aynı olduğu, markanın ürünü içinde ------------ dolayı esas unsur niteliğinde olduğu, taraf markalarının ayırt edici unsuru aynı olmakla , davalı markasının tescil edildiğinden farklı şekilde kullanıldığından dolayı markaların iltibas ya da karıştırma oluşturacak şekilde benzer oldukları yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosyaya alınan ----- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise; davalıya ait ------------ibareli logonun --------bir arada barındırdığı, davacının tescilli ---ve ---------------- gösterdiğini, tüketicilerin ürünler ile iki ticari işletmeyi birbiriyle bağlantılı zannetme ihtimalinin bulunduğu, markaya tecavüz teşkil eden bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluturduğu, davalının ----- markasal kullanımının davacının markasal haklarına tecavüz ettiğinin,----- tarihinde kesinleşmiş ------Karar sayılı hükmünün bulunduğu, ancak davalının ----- şeklindeki markayı -----sınıflarda tescil ettirdiği, tescil prosedörünün ---- da tamamlandığı, huzurdaki davanın ise --- açıldığı yolunda görüş bildirilmiştir. ----- dosyasında toplanan deliller, dosyaya sunulup incelenen mahkeme ve ----- kararları kapsamında davacıların iptale yönelik taleplerinin ---- iptal kararı nedeniyle dayanaksız kalması ve kötü niyetli marka tesciline ilişkin iddialarının da ispat edilememiş olması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiş ------ karar sayılı kararı ile onanmıştır. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 556 sayılı KHK'nın 9 uncu, 61 inci, 62 nci, 66 ncı maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri. GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, erişimin engellenmesi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf ------- markasının, ------ NUMARALI ---- markasının, ----- tescil numaralı -------markasının adına tescilli olduğunu, ----- markasının tanınmış marka kapsamında olduğunu, davalı şirketin -------tarafından kötü niyetli olarak kurulmak suretiyle davacı adına tescilli markaları kötü niyetli olarak kullanmak suretiyle ve lisans hakkı vererek kullandırmak suretiyle ve yine ---------- adı olarak kullanarak marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve aksız rekabette bulunduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesini, kaldırılmasını, erişimin engellenmesi ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerinde düzenlenmiştir. KHK'nin 61/1-b. maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek marka hakkına tecavüz fiilidir. Yine 556 sayılı KHK'nin 9/1-b. maddesinde ise, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve /veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının ve 556 sayılı KHK'nin 9/1-c maddesinde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak ------- tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyerek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının marka sahibi tarafından önlenmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir. Yine KHK'nin 9/2-e maddesi uyarınca, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının da marka sahibi tarafından önlenmesi talep edilebilir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca TTK'nın 50. Maddesine göre her tacirin usulen tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı bulunduğu düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; ----- ---- markasının ----- numaralı ----markasının ----- markasının ---- markasının -------sınıflarda ------- tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği, yine davacıya ait ------sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, tescile konu bu markaların esas ve ayırt edici onsurunun------- ibaresi olduğu ve markaların çoğunda bu ibarenin ----- ibaresi ile tamamlandığı, bu haliyle -----ibaresinin ------şeklinde tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandığı, davalı tarafın tecavüz oluşturdupu iddia edilen kullanımları incelendiğinde, alınan ---- tarihli bilirkişi raporu ve ----tarihli raporda belirlendiği üzere------ --- celp edilen kayıtlar incelendiğinde;----- tarihinden itibaren dava dışı ------ adına kayıtlı olduğu, bu haliyle davalı tarafa ait olduğu, bu internet sitesindeki kullanımlar incelendiğinde, ------ ibaresinin ortasında ------ olan ---- kompozisyon şeklinde kullanılan bir markasal kullanımın olduğu, bu kullanımın tescile konu edilmeyen bir kullanım olduğu, bu kullanımlarda her ne kadar ------ ibaresi kullanıma eklenmiş ise de kullanımda asıl öne çıkan ibarelerin ------ibaresi olduğu, yine davalı kullanımlarının davacının markasının tescilli olduğu -----Sınıfta ve davacının meşhur olduğu --------- emtiasında kullanıldığı dikkate alındığında davalı kullanımlarının ortalama dikkate haiz tüketiciler tarafından davacı taraf adına tescilli ------markaları ile ilişkilendirilebileceği, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu, yine davalı tarafın ------ şeklindeki markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğuna dair Mahkememizin ----- kesinleşmiş kararı dikkate alındığında davalı tarafın davacının marka hakkından faydalanma kastı ile hareket ederek ------ibaresini markasal olarak kullandığı dikkate alınarak marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf Mahkememizce bekletici mesele yapılan davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü talepli ------Sayılı dosyası ile dava ikame etmiş ise de bu davanın reddine karar verilmiş, bu karar ------ Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğundan davacı tarafın marklarının tescilinin devam ettiği ve korumanın da sürdüğü gözetildiğinde davalı tarafın -----ibaresi üzerinde hak sahibi olduğu iddiaları yerinde görülmemiştir.Yine davalı taraf ----- ibaresi yönünden tekel yaratma çabası içinde olduğu ve davalı tarafın da vefa ------ ibaresi yönünden hak sahibi olduğu iddia edilmiş ise de davacı tarafın, ---- tarihli mahkeme kararları ile ----- üzerindeki sahip olduğu hakları kullanmakta olduğu, ----- karar sayılı karar ile anlaşıldığı, yine davalı tarafın kendisine ait ------- markalarının davalı şirketin tescilli ve tanınmış markalarının varlığından dolayı reddedilmesinden dolayı yine aynı tip iddialarla ----- açmış olduğu davanın reddedilmiş olduğu, ------ Esas sayılı dosyası içinde ilgili marka başvurusunun reddine ilişkin ----- kararının iptali ve marka tescili talebi yine aynı iddialar kapsamında incelenen ve reddolunan dava, davalı şirketin -----------ibareli yeni bir marka için başvurusunda ----- numaralı bu marka başvurusunun reddine ve bu kararın iptaline dair ikame edilen ----- Esas sayılı ------kararının iptaline ilişkin verilen davanın reddine ilişkin karar, davalı şirketin ---- ibareli markanın aynı gerekçeler ile markanın hükümsüzlüğü talebine dair ------sayılı dosyasında ikame edilen davanın reddi kararı, taraflar arasında görülen -------- esas sayılı dosyada davacı tarafça davalı aleyhine ikame edilen davada, davalı tarafın--- ibaresini ön plana çıkararak ------ ibaresini küçük harflerle yazmak suretiyle markasının tescilli olduğu ürünler dışındaki----------- uygulaması nedeniyle açılan davanın kabulüne dair karar dikkate alındığında davalı tarafın hak sahipliği ya da öncelikli kullanım ya da birlikte hak sahipliğine dair iddialarının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Bu açıklamalardan sonra az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında 556 sayılı 556 sayılı KHK'nın 62/1-b, 64 ve 66/2. Maddesi kapsamında maddi zararının giderilmesini talep hakkı bulunduğu, davacı tarafın bu kapsamda talep ettiği tazminatın hesaplanması için davalı kayıtları üzerinde inceleme günü tayin edildiği, ancak davalı tarafın kayıtlarını ibraz etmediği, ancak ---- Sayılı dosyasında alınan ------tarihleri arasındaki yoksun kalınan kazanç tutarının ---- olarak hesaplandığı, huzurdaki davanın ikame tarihinin ----- tarihi olduğu, bu haliyle davacı tarafın ihlalin gerçekleştiği dönem olan ---- tarihleri arasında oluşan zararının ----- olarak net olarak tespit edildiği bu haliyle davacının bu miktar yönünden talep hakkı bulunduğu, ancak ------ bedel yönünden tazminatın ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında davacının talep edebileceği belirlenen tazminat miktarının ------- olduğu kabul edilmiş, bu miktar yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı definde bulunulmuş ise de 556 sayılı KHK'nın 70 maddesi atfı ile TBK'da öngörülen genel zaman aşımı süresinin dolmadığı zira davacı tarafın zararı --- tarihinde öğrendiğinden davayı zamanaşımı süresi içinde açtığı gözetilerek davalı tarafın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın manevi zararının tazminine ilişkin talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 62/1-b kapsamında marka hakkına tecavüzün varlığı halinde zarara uğrayan tarafın manevi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacı markalarının tanınmış marka kapsamında olduğu, davalı tarafın az yukarıda açıklandığı üzere bir çok kez davacıya ait marklara tecavüz eder mahiyette kullanımda bulunduğu bu haliyle iyi niyetli olmadığı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve dava tarihindeki paranın alım gücü de dikkate alınarak 50.000,00-TL manevi tazminatın yerinde olduğu kabul edilerek bu miktar yönünden manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 72. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün varlığı halinde haklı çıkan tarafın kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilerek Kararın ------- çapında yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.-------- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markaları işletme adında, ticaret unvanında ve ticari faaliyetlerinde kullanması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabul kısmen raddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davalı tarafın, davacıya ait ------ esas unsurlu diğer markaları ile iltibasa neden olacak şekilde ---- ibaresini ön plana çıkartarak kullanmak suretiyle davalıların davacının marka hakkına tecavüz ettiklerinin TESPİTİNE, Markaya tecavüzün ÖNLENMESİNE, KALDIRILMASINA, Davalının özellikle işyerinde ve --------- sitesi ve alan adında, firmasında tanıtım gereçleri, levha, katalog, broşür, diğer iş evraklarında, tabelalarda, broşürlerde ve diğer tüm ortamlarda marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüz konusu teşkil eden tüm işlem ve eylemlerin ortadan kaldırılmasına, engellenmesine, bu konuda yetkili kurumlara bilgi verilerek mahkeme kararının tebliğine, 2-618.750,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bir kez ilanına, 5-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE, 6-Alınması gereken 45.682,35 TL harçtan peşin alınan 13.128,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.554,02 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalt ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 98.812,50 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davacı tarafından yatırılan 13.128,33 TL peşin harç ve 29,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.157,63 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 5.485,75 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%98) 5.376,05 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davalılar tarafından yapılan 637,75 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%2) 12,75 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 13-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025