T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2026/57 Esas KARAR NO:2026/89 DAVA: Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 14/10/2014 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talepleri yinelediklerini, öncelikle yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini ve davanın esasına gi…
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2026/57 Esas KARAR NO:2026/89 DAVA: Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 14/10/2014 KARAR TARİHİ: 14/04/2026 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talepleri yinelediklerini, öncelikle yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini ve davanın esasına girilmesini davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili duruşmada, verilen karar ---- incelemesinden geçtiğini, kesinleşme tarihi ---- tarihi olduğunu, ceza dosyasının kesinleşme tarihi --- olduğunu, yenilik doğuran birşey olmadığını, talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.---- Karar Sayılı dosyasının ceza dosyasının --- kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizin --- D.İş. sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmıştır. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: Yargılamanın iadesi sebepleri HMK 375 ve 376 maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar dışındaki bir sebepten dolayı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz. HMK 375. maddesinde sınırlı olarak belirtilen sebepler: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması b) Davaya bakmak yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciinde kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması i) Kararın, İnsan Haklarına ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması Hallerinde yargılamanın iadesi talep edilebilir. GEREKÇE:Dava Yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. Davacı karşı davalı taraf dava konusu somut uyuşmazlık hakkında ---------Karar Sayılı ilamı ile verilen kararda kesinleşen Mahkememizin ilamına konu davalı-karşı davacı kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaati ile davalı karşı davacı tarafın cezalandırılmasına karar verildiği, her iki davanın konusunun da aynı tecavüz eylemi olduğu, bu hali ile HMK'nın 375/1-ı maddesi kapsamında Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması halinin mevcut olduğunu beyan ve iddia ederek yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin yukarıda esası belirtilen ve ----- incelemesi ile kesinleşen kararında "davacı-karşı davalı tarafın ------ ana unsurlu ilk markasını ----- nezlinde tescil ettirdiği, markaların ------ Sınıflarda tescilli oldukları, davalı tarafın distribütörü olduğu --- markalarının da -----Sınıftaki emtialar yönünden tescilli oldukları ve ilk tescillerinin ------- yılında gerçekleştiği, 556 sayılı KHK'nın 3. Maddesinde düzenlenen "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü koruma; ----- içindeikametgahı olan veyasınai veyaticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya ------ hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilerce elde edilir. Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına girmemekle beraber, -----uyruğundaki kişilere kanunen veyafiilen marka koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek veyatüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca------- korunmasından aynışekilde yararlanır." hükmü gereği davalı tarafın da ülkemizde tescil edilmemiş olsa bile marka hakkının korunmasından yararlanabileceği, her ne kadar markanın tekliği ilkesi gereği ve davacı-karşı davalı tarafın tescilli bulunan markaları dolaysıyla davalı-karşı davacının uluslararası kullandığı markaları aynı sınıflardaki emtiaların tescilinin mümkün olmaması dolayısıyla tescil ettiremese dahi marka hakkının korumasından yararlanacağı ve davalı-karşı davacının kullanımlarının bu anlamda korunan marka hakkına dayandığı, yine davalı-karşı davacı şirketin davaya konu edilen markaların öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, davalı-karşı davacı tarafın kullanımlarının da yurt dışındaki tescil edildiği emtialar yönüyle kullanıldığı kabul edildiğinde davalı-karşı davacı tarafın kullanımlarının davacı-karşı davalı tarafın ---- nezlinde tescilli markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı" gerekçesi ile karar verildiği, kararın ---- tarihli ilamı ile onanmak suretiyle ------ tarihinde kesinleştiği, yargılamanın iadesine gerekçe olarak sunulan ------ Karar Sayılı ilamı incelendiğinde, kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ait bir ilam olduğu ve bu kararın ---- tarihinde İstinaf kararı ile kesinleştiği, kesinleşme tarihinin Mahkememizin ilamının kesinleşme tarihinden ve ---- tarihi olan ----- tarihinden öncesine ait olduğu, yine kararın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı olduğu ve maddi anlamda kesin hüküm olarak nitelendirilmesi mümkün olmayacağı kararın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı olduğu ve maddi anlamda kesin hüküm olarak nitelendirilmesi mümkün olmayacağı, Maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği için, HAGB kararı hukuk mahkemelerinde açılacak tazminat davalarında hukuk hakimini bağlayıcı bir nitelik taşımayacağı, bu hali ile HMK'nın 375/1-ı maddesinde belirtilen "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması " hükmü karşısında yargılamanın iadesi sebebi sayılmayacağı kanaati ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2026