İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 DAVA : Davacı vekili, 11/11/2016 tarihinde müvekkilinin davalı ... Bank'taki hesabından bilgisi dışında 3 eft işlemiyle toplam 48.850-TL çekildiğini ve tanımadığı kişilerin hesaplarına gönderildiğini; telefonuna gelen mesajlardan durumu öğrenen müvekkilinin hem banka çağrı merkezini aradığını, müvekkiline hesaba bloke konulduğunun söylendiğini; sonrasında müvekkilinin Esenyurt şubesine gittiğini fakat öğle tatili olduğunu, hesabın bulunduğu Fl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1974 KARAR NO : 2025/2184 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/05/2022 NUMARASI : 2017/20 Esas - 2022/321 Karar DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/01/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 DAVA : Davacı vekili, 11/11/2016 tarihinde müvekkilinin davalı ... Bank'taki hesabından bilgisi dışında 3 eft işlemiyle toplam 48.850-TL çekildiğini ve tanımadığı kişilerin hesaplarına gönderildiğini; telefonuna gelen mesajlardan durumu öğrenen müvekkilinin hem banka çağrı merkezini aradığını, müvekkiline hesaba bloke konulduğunun söylendiğini; sonrasında müvekkilinin Esenyurt şubesine gittiğini fakat öğle tatili olduğunu, hesabın bulunduğu Florya Şubesini aradığını ve eft yapılan hesaba bloke konulmadığının, o görüşmede bloke konulduğunun söylendiğini; gerekli güvenlik önlemlerini almamış davalı banka yüzünden uğradığı 48.920,27-TL zararın tahsili için İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davalı bankanın dolandırıcılık olaylarını önlemek için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu; bilirkişi heyetinin 13/01/2022 tarihli ek raporunda, davacının maruz kaldığı dolandırıcılık olayında gerekli güvenlik önlemlerini almamış davalının %80, davacının da tanımadığı telefon numarasından arayan ve kişisel bilgilerini talep eden kişiye güvenmemesi gerektiğinden davacının da %20 oranında kusurlu bulunduğu; davacının hesabından işlemiş faizle birlikte toplam 48.920,27-TL çekildiği ve %80 kusur oranına göre davacının 39.136,216-TL talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 39.136,216-TL üzerinden devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini; müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını; müşterinin bilgilerini 3. kişilerle paylaştığından müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini; davacının telefonuna gerekli sms'lerin gönderildiğini, buna rağmen davacının bankaya bildirimde bulunmadığını; davacının voice pishing olarak tabir edilen yöntemle dolandırıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabındaki parasının rızası dışında dava dışı üçüncü kişinin hesabına havale edilmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İnternet ve mobil bankacılık sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Davacının zararın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır (Yargıtay 11. HD 10/01/2018 tarihli 2016/8635 esas - 2018/179 karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren bankaların, kendilerine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapıyı sağlayarak güvenli önlemlerini almak zorundadır (Yargıtay 11. HD 09/09/2019 tarih ve 2018/3563 esas 2019/5115 karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat, bankanın kontrol ve sorumluluğundadır.Davacının banka hesabına mobil bankacılık işlemi ile 11/11/2016 tarihinde saat 11:55'te girildiği, farklı farklı hesaplara saat 12:02'de ...'a 15.000-TL, 12:03'te ...'a 15.000-TL, 12:18'de ...'ya 18.850-TL 3. kişilere EFT yapılmış; davacı, 12:21'de bankanın müşteri hizmetlerini aramıştır. Davacı taraf, yapılan EFT miktarlarını işlemiş faizi birlikte icra takibi yoluyla davalıdan talep etmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul 32. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından toplam 48.920,27-TL talep edildiği, davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, davacının kendisini bankanın da numarası olmayan bir numaradan arayan kişiye kimlik numarasını ve şifreyi vermiş olması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın gerekli önlemleri almamış olması sebebiyle, %80 kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir. Somut olayda, 11/11/2016 tarihinde davacının bir şahıs tarafından davalı bankadan aranarak kendisiyle ilgili bir kısım bilgiler verdiği, bunun üzerine davacıda güven oluşturan telefondaki kişiye davacının bir kısım bilgilerini söylediği, akabinde davacının hesabından 3 eft işlemiyle 48.850-TL çekilerek dava dışı kişilerin hesabına gönderildiği ve bu tutarın işlemiş faiziyle birlikte 48.320,27-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının bilgisi dışında gerçekleştirilen para transferi işlemleri nedeniyle, davacı kararı istinaf etmediğinden eylemine göre belirlenmiş %20 kusurlu olduğu kesinleşmiştir. Davacının maruz kaldığı olayda, davacının mevduatını dolandırıcılık eylemlerine karşı koruyamayan ve dolandırıcılık yöntemlerine karşı gerekli güvenlik önlemlerini almayan ve ispat yükü kendisinde bulunan davalı bankanın da %80 olarak belirlenen kusur oranının yerinde olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.673,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 700-TL harcın mahsubu ile kalan 1.973,4-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/12/2025