11. Hukuk Dairesi 2012/4343 E. , 2012/14087 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2006/282-2010/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2012/4343 E. , 2012/14087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2006/282-2010/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurum veznedarı ... tarafından davalı banka şubesindeki hesaptan 23.08.2005 tarihli çek karşılığı 10.000 TL ve 29.08.2005 tarihli çek karşılığı 6.500 TL çekildiğini, söz konusu çekleri veznedarın sahte olarak doldurulduğunu, taraflar arasındaki protokol gereği bankanın ödeme yapmadan önce imza sirkülerinden çeklerin yetkili kişilerce keşide edilip edilmediğini kontrol etmesinin gerektiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan bankanın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, çek bedellerinin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, faiz talebini avans faizi olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacı kurum tarafından işlem yapmaya yetkiyi personelle ilgili sadece 12.01.2000 tarihinde bildirim yapıldığını, protokolün yürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar imza sirküleri ibraz edilmediğini, ödeme tarihinde geçerli olan kurum yazısına göre ...'un kurum hesaplarından tek başına tahsil yapmaya yetkili olduğunu, daha önce de adı geçene 18 adet çek ödemesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerdeki imzaların birbirini tutmadığının çıplak gözle dahi tespit edilebildiği, banka çalışanların çek bedellerini öderken gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, önceki protokoller yürürlükten kalktığı halde yetkili imzaların kime ait olduğunun da sorulmadan ödeme yapıldığı, davacı kurumun ise imza sirkülerini bankaya göndermediği, çek karnesinin muhafazasında yeterli özeni göstermediği, tarafların % 50 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.250 TL'nin (5.000 TL'sine 23.08.2005, 3.250 TL'sine 29.08.2005 tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak) davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kötü adam çalıştıran davacının kusur oranının da usul ve yasaya uygun bulunmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.