7. Hukuk Dairesi 2013/4460 E. , 2013/11007 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 1159 parsel sayılı 6011 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına dayanılarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, başka tapu kaydına dayanarak ... mirasçıları aleyhine tapu iptali ve
**7. Hukuk Dairesi 2013/4460 E. , 2013/11007 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 1159 parsel sayılı 6011 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına dayanılarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, başka tapu kaydına dayanarak ... mirasçıları aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava ve temyize konu 1159 parsel sayılı taşınmazın tarafların ayrı ayrı tutundukları tapu kayıt kapsamlarında kaldığı kabul edilerek, eski tarihli olan davalı tapusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kural olarak yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre kayıtların iç içe girmesi halinde önceki günlü hukuksal değerini yitirmeyen doğru temele dayalı tapu kaydına değer verilmesi zorunludur. Somut olayda davacı Hazine K.Evvel 1323 tarih 13 sayılı sicilden gelen 1340 tarih 7 sayılı tapu kaydına, davalı taraf ise Şubat 326 tarih 5 sayılı tapu kaydına dayanmıştır. Davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu yön mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle de belirlenmiştir. Ne var ki, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı birlikte mahalline uygulanmamış, kapsamı bu suretle duraksamasız belirlenmemiştir. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı tarafın tutunduğu ve tespitte esas alınan Şubat 326 tarih 5 sayılı tapu kaydının revizyon gördüğü 1175 ve ifrazen ayrıldığı 1178 parsel sayılı taşınmazlar ile dava konusu taşınmazı gösterir birleşik harita ile bu taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile dayanak kayıtları da gözönüne alınarak yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, fen memuru hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, varsa haritası da getirtilerek kadastro paftasının ölçeği ile davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, davalı tapusunun kapsamı bu yolla duraksamasız belirlenmeli, tapu kaydının dayanağı harita yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılarak tapu kaydı yerine uygulanmalı, kapsamı bu yolla belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın her iki tapu kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde doğru temele dayanan ve eski tarihli tapuya değer verilmesi gerektiği gözönüne alınmalı, davacı Hazine’nin dayanağı Mayıs 1340 tarih 7 sayılı tapu kaydının K.Evvel 1323 tarih 13 sayılı sicilden geldiği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.