T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkil davacı ... Ltd Şti, davalı ... A.Ş 'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde senet verdiğini, dava konusu, ... keşideli, lehtarı davacı ... ltd şti olan 16.10.2015 tanzim tarihli 11.05.2016 vade tarihli 70.000 TL bedelli senet de bu amaçla avans olarak verildiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, (çek teslim bordosu) çekler ödeme amaçlı verilen çekler olmadığını, davalı şirket, müvekkil şirkete, bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekir iken göndermediğini, çekleri de iade etmediklerini, bu hali ile dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, kaldı ki davalı şirketlerin hali hazırda iflas erteleme talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı şirket iplik teslim edemeyeceğini ancak senedi iade edeceğini beyan ettiğini ancak senet vadesi gelmesine bir kalmasına rağmen senedi iade etmediğini, dava konusu senet lehtar şirket tarafından tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı banka müvekkilin bu çeklerden dolayı borçlu olmadığını bilen durumdadır. Davalı banka meşru hamil de olmadığını, dava konusu senet avans olarak verilmiş ancak karşılığı mal teslim edilmemiş olması sebebi ile bedelsiz kaldığını, müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... şirketi vekili, dosya davalılarından Müflis ... San. Tic. A.Ş. Hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, müflis şirket ... San. Tic. A.Ş., 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmuş; mahkemece 12/04/2016 tarihinde şirkete kayyım olarak Avukat ..., Tekstil Mühendisi ...' ve SMMM ... atandığını, mahkemece verilen bu atama kararı da 17/05/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, iflas kararı verilen mahkeme dosyası henüz tarafımızca incelenememiştir. Eğer davacı, bu dosyada müdahil durumunda ise ve kayyım atandığından haberdar olmuşsa, artık müflis şirket yetkililerince verilen "ipliklerin teslim edilmeyeceği ancak çeklerin iade edileceği" yönündeki beyanlarının da bir geçerliliği olmadığını biliyor olması gerektiğini, müflis ... San. Tîc. AŞ'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD 'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanması talep edilmiş olup yargılamaları devam ettiğini, şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetimi TMSF’ye devredildiğini, huzurdaki davanın iflastan önce açılmış olmakla gerek iflas idaresi gerekse de müflis şirket işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine davanın açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmü uyarınca, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafın, mahkeme masraflarından sorumlu tutulmasınında mümkün olmadığını beyan etmiştir. Davalı ... Bankası vekili, Huzurdaki davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki itirazında bulunduğunu, müvekkil bankanın yasal takip müşterilerinden olan diğer davalı ... şirketi tarafından bedelli tahsil edilerek kredi borcundan düşülmesi için müvekkil bankaya verildiğini, fona devredilen müvekkil bankanın kapatılan eski Denizli Şubesi ile değer davalı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen diğer davalı şirkete yüksek montanlı krediler kullandırıldığını, bu kredilerin geri ödenmemesi üzerine şirket hesaplarının kat edildiğini, dosyada bulunan senetin tanzim edeni davacı ..., lehdarı ise diğer davacı ... Turz. İnş. San ve Tic. AŞ olan dava konusu senet ile huzurdaki davanın konusu olmayan diğer dava dışı senetler, senetlerde 2.ciranta konumunda olan diğer davalı ... şirketi tarafından müvekkil bankaya olan yüksek montanlı kredi borcunun teminatı olarak ve kredi borcunu ödeme amacıyla verilmiş olduğunu, müvekkil bankaya temlik cirosu ile devir ve temlik edildiğini, mahkememiz tarafından verilen tedbir kararı gereği icra takibi başlatılamadığını, müvekkil banka dava konusu senedin yetkili meşru hamili olup keşideci ile önceki ciranta arasındaki ilişkilere dayanan defiler müvekkil bankaya karşı ileri sürelemeyeceğini, yetki itirazının kabulü ile dosyaya yetkisizlik kararı verilmesini, tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/04/2022 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Bankası AŞ. yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 70.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 70.000,00 TL alacağın kayıt ve kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı ...'un davaya konu çekte keşideci olarak yer aldığı, çekin bedelsiz olduğu, temel bir borç ilişkisine dayanmadığı hususunun kişisel defilerden olması, bedelsizlik iddiasının lehtar ve ciranta arasındaki ilişkiden kaynaklanması nedeniyle iş bu davacı yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. Her iki davalı yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar ... Plastik Ltd. Şti - ... vekili ve davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş vekili istinaf başvurularında bulunmuştur. DAİREMİZİN 29/09/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: "...Dava konusu senedin dosya arasında görüntüsü bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı ... San. ve Tic. AŞ.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu senedin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan senet bedeli olan 70.000-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; senedin davalı müflis ... San. ve Tic. AŞ.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu senedin sipariş avansı olarak belirtilmesinin senedin avans senedi olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu senedin avans olarak kaydedildiğine ilişkin tespitin hangi veriler ile yapıldığı (davalı şirketin muhasebe kayıtlarında sipariş avansları başlığı altında ayrı bir kayıt tutulup tutulmadığı, kayıt tutuluyorsa senedin bu başlık altında kayıtlı olup olmadığı vb. gibi) açık değildir. Öte yandan eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu senet bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de; dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, önce senet görüntüsü dosya arasına alınarak, senedin üzerindeki cirolar incelenerek davalı bankanın söz konusu senedi tahsil cirosu ile alıp almadığı belirlenerek, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 23/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 15/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 15/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi, davalı vekilinin İstinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu dava dosyaları da incelenerek, taraflar arasında fiktif işlem bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ile davaya konu senet bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu senetten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor aldırılarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi incelenmeksizin, açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/12/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: "... Somut davada ise dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Bankası AŞ. yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı ...'un davaya konu çekte keşideci olarak yer aldığı, çekin bedelsiz olduğu, temel bir borç ilişkisine dayanmadığı hususunun kişisel defilerden olması, bedelsizlik iddiasının lehtar ve ciranta arasındaki ilişkiden kaynaklanması nedeniyle iş bu davacı yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede neticesinde; her ne kadar davacı vekili tarafından davaya konu çekin sipariş avansı olarak verildiği ve avans karşılığında mal teslimi yapılmadığı yönünde iddia da bulunulmuş ise de, davacı tarafça sunulan 23/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 15/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ara karar ile kayyım atandığı, kayyım görevinin 12/04/2016 tarihli tebligat ile başladığı,15/04/2016 tarihli belgenin kayyım tarafından düzenlenmediği, çekin avans olarak verildiğini ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, avans olarak verildiği hususunun yazılı delil ile ispatlanamadığı, yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla davacının çeki avans olarak verdiğinin ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak iş bu dava tarihinden önce davacı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açıldığı, iş bu dosyada davamıza konu çekin kayıt ve kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, bu haliyle davalı ... Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK 331 maddesi "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup dava açılış tarihi itibariyle davacının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından yargıla giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müflis banka ve davacı ... yönünden davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen davacı şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerekirken davalı ... şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin ve yargılama giderinin davacı şirket üzerine bırakılmasının yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ... istinaf başvurusunun değerlendirmesi: Davacı ...'un davaya konu çekin keşidecisidir. Dava konusu olayda çekin avans çeki olduğu ve bedelsiz olduğu iddiası davacı keşideci ... tarafından değil , çekte lehtar konumundaki diğer davacı ... Şirketi tarafından çekte ciranta konumundaki davalı ... Şirketine karşı öne sürülmüştür. Çekin bedelsiz olduğu ve temel bir borç ilişkisine dayanmadığı iddiasının kişisel defilerden olması, bedelsizlik iddiasının lehtar ve ciranta arasındaki ilişkiden kaynaklanması nedeniyle davacı keşideci ...'ın davasının bu gerekçelerle reddedilmesi isabetli görülmüş, davacı ...'un istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacı ... Şirketinin , davalı müflis bankaya yönelik istinaf başvurusunun değerlendirmesi: 6102 sayılı TTK.nun 795. madesinde açıklandığı üzere, çek görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK.nun 689. maddesine atıfta bulunulmamış olup, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir. Çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devri mümkündür. Gerçekten de kanun koyucu çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmamıştır. Bir ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği anda ödenmesi gereken çek bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir teminat teşkil edeceği tabiidir. Ciro emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olup temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir. Temlik cirosu senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosu bu hakkın rehnedilmesini sağlar. Tahsil cirosu ise hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki verir.Tahsil cirosu açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli tahsil cirosu” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı temlik cirosu şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabilir. Ne var ki tahsil cirosunun gizli olması hali, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşımaktadır ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamaz. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .06/05/2015 tarih ve 2013/12-1686 esas, 2015/1301karar sayılı ilamı) Ciro kambiyo hukukuna ilişkin kavramdır. 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, def'iler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlenmiş olup cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır” "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesi mümkün değildir. Somut olayda; dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibi bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı müflis bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla Mahkemece davalı müflis banka yönünden bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin davalı müflis banka yönünden istinafının reddi gerekmiştir. Davacı ... Şirketinin , davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'ne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirmesi: Her ne kadar Mahkemece, iş bu dava tarihinden önce davacı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açıldığı, iş bu dosyada davamıza konu çekin kayıt ve kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, bu haliyle davalı ... Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı çekin avans olarak verildiğini ispat edemediğinden dava açılış tarihi itibariyle davacının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmiş ise de Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan taraf vekillerinin beyanlarıyla bağlı kalınarak Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin buna ilişen istinafının kabulü gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'ne yöneltilen menfi tespit davasının kayıt kabul davasına dönüşüp dönüşmediğinin öncelikle araştırılması ve değerlendirilmesi, bu kapsamda davalı müflis ... San. Tic. A.Ş'nin çekteki ciranta sıfatı da gözetilerek dava konusu çekin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kime ödendiği hususlarının araştırılması sonucu davalı ciranta müflis ... San. Tic. A.Ş yönünden davanın istidardata dolayısıyla kayıt kabul davasına dönüşmediği kanaatine varılması halinde davacının, çekin avans çeki olduğu iddiasını kesin delillerle ispat edemediği gözetilerek bu davalı yönünden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi; davanın müflis şirket yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğü kanaatine karar verilmesi halinde ise Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında kayıt kabulüne karar verilen alacak arasında dava konusu çek bedelinin de olup olmadığının araştırılarak gerekirse bu konuda bilirkişi raporu da alınarak , dava konusu çek bedelinin daha önce kayıt kabulüne karar verildiği kanaatine varılması halinde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kayıt kabul şekli gözetilerek iş bu dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre HMK m. 331 gereği yargılama giderlerine karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı ...'un istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince esastan reddine, davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/12/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacılara İADESİNE, 6-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...