11. Hukuk Dairesi 2022/2492 E. , 2023/4968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2138 Esas, 2022/13 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/491E., 2021/849 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**11. Hukuk Dairesi 2022/2492 E. , 2023/4968 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2138 Esas, 2022/13 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/491E., 2021/849 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Müge Bostan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014/2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülüklerin yerine getirilmesine karşın davalının sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euroyu müvekkiline ödemesi gerektiğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'i ileri sürmüş ve bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep etmiş, esas yönünden ise davalı şirketin Kazakistan ofisi tarafından Rusya'da ticari faaliyet gösteren 000 Business Master Logistics firması aracılığıyla yine Rusya'da faaliyet gösteren LG Electronics Rus firmasına ait emtiaların 16.08.2014 tarihinde ... AS plaka sayılı araç ile müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında yangın meydana geldiğini, yangın sebebiyle 000 Business Master Logistics firması farafından ilk olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin 000 Business Master Logistics'den olan alacağından mahsup edildiğini, yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından mahrum kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı ... firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut hasar bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) zamanaşımı başlığını taşıyan 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre sigorta ettirenin borcu olan prim ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından son ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu prim alacağı için İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası üzerinden 13.12.2016 tarihinde takibe geçildiği, takip tarihi itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro prim ile kapasite ayarlama zeyilnamesi düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin sigorta sözleşmesinin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da tacir olup işbu alacağın cari hesap alacağı niteliğini kazandığını ve on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zeyilnameyle devam ettirilen 05.08.2015 tarihli sigortaya ilişkin olarak düzenleme tarihinden itibaren herhangi bir ödeme yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda sigorta prim borcunun, poliçedeki taksitler hâlinde ödenecek olup son taksit tarihinin 01.08.2014 olduğu, buna göre prim borcunun son vade tarihi olan 01.08.2014 tarihi itibariyle alacağın muaccel hâle geldiği, bu tarihten icra takibinin yapıldığı tarih olan 07.12.2016 tarihine kadar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve ihtilaf konusu olayda takipten önce zamanaşımını kesen başka bir sebep de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin vermiş olduğu kararın isabetli olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve aleyhlerine vekâlet ücretinin yanlış takdir edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta prim alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi. 3. Değerlendirme Takip ve dava konusu alacak, 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine ek olarak düzenlenen 05.08.2015 tarihli kapasite ayarlama zeyilnamesinden kaynaklanmaktadır. Zeyilname düzenleme tarihi ile icra takip tarihi arasında 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.