7. Hukuk Dairesi 2022/3214 E. , 2023/4737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2021/785 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tanınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından tem
**7. Hukuk Dairesi 2022/3214 E. , 2023/4737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 E., 2021/785 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tanınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası olan muris ... ...'in Almanya-... Noteri Dr....'ın huzurunda 09.06.2004 tarih ve G 0975/2004 wü vesika No.lu vasiyetname ile davacıyı tek başına mirasçı kıldığını, murisin vefatı sonrasında ilgili ... Noteri aracılığı ile söz konusu vasiyetnamenin yetkili ve görevli mahkeme olan Ebersberg Veraset Mahkemesi'ne sunulduğunu ve ilgili mahkemenin hem davacıya hem de davalılara durumu bildirir gerekli tebligatları yaptığını ve 28.09.2005 tarihinde 154300 işlem numarası ile 09.06.2004 tarihli vasiyetnamenin açılmasına karar vererek vasiyetnameyi açtığını, davalıların ilgili mahkemenin vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararına itiraz etmediklerini belirterek, söz konusu Federal Almanya ... Noteri tarafından düzenlenen ve Federal Almanya Ebersberg Veraset Mahkemesi'nce 28.09.2005 tarih 154300 işlem numarası ile açılan vasiyetnamenin 2657 ... yasanın ilgili maddeleri gereğince tanınması-tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; murisin düzenlediği vasiyetname tarihi ile ölüm tarihi arasındaki sürenin kısa olduğunu, murisin 2002 yılından itibaren tedavi gördüğünü, akıl sağlığının yerinde olmadığını, davacının murisin bu durumundan faydalanarak 09.06.2004 tarihli vasiyetnamenin hazırlanmasını ve ilgili mahkemede açılmasını sağladığını, davacının açtığı davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların ilgili vasiyetname ve yabancı mahkeme kararından haberdar olmadıklarını, diğer mirasçıların saklı paylarının korunmadığını,yine olayda ... makam ve hukuku değil Alman makam ve hukukunun uygulanmasının da hatalı olduğunu, ... kamu düzenine aykırı yabancı mahkeme kararlarının tanınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2012 tarihli ve 2011/1046 Esas, 2012/1314 Karar ... kararıyla; anınması istenen yabancı ülke kararının vasiyetnamenin açılıp saklanmasını öngören önlem niteliğinde bir işlem olduğu, yabancı mahkeme ilamı hükmünde olmadığı, ancak kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamlarının tanınmasının istenebileceği, somut olayda tanınması istenen işlemin önlem niteliğinde bir işlem olduğu, dosya kapsamında davaya konu vasiyetnamenin ... mahkemelerince açılıp okunduğuna dair bir bilgi ve beyan bulunmadığı, istemin ilgili vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin olmadığı, yine ilgili vasiyetnameye yönelik açılmış iptal davası da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.12.2012 tarihli ve 2011/1046 Esas, 2012/1314 Karar ... kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 03.05.2016 tarih ve 2015/10178 Esas, 2016/6958 Karar ... ilamında; tarafların muris ... ...'in mirasçıları oldukları ve muris tarafından Almanya ... Noteri'nde düzenlenlediği 09.06.2004 tarihli vasiyetname ile davacıyı tek mirasçısı olarak atadığı,ilgili vasiyetnamenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Yerel Mahkemesi)'nin 28.09.2005 tarih ve 154300 işlem numarası ile açıldığı, ilgililerin mahkemeye celbinden feragat edilmiş olduğu için hukuk memuru huzuruna gelen olmadığı yazılarak ''Adli Memur'' tarafından imzalandığı, ... Yerel Mahkemesinin damgasını taşıdığı, ... Yerel Mahkemesi Adliye Memuru tarafından 28.09.2005 tarihinde imzalandığı, mahkemece alınan bilirkişi rapor içeriği hükme esas alınmak suretiyle davaya konu işlemin önlem niteliğinde bir idari işlem olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, somut olayda tenfiz koşullarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; mirasbırakanın Almanya'da yaşamakta iken vasiyetname hazırladığı, Ebersberg yetkili ve görevli mahkemesinin vasiyetnameyi hukuka uygun bulduğu, ilgili yer Yüksek Mahkemesi ile T.C. Konsolosluğu tarafından tasdik edilen vasiyetnamenin açılması kararının geçerli olduğu, Alman Mahkeme kararlarının Türkiye'de infaz edilmesinde engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Ebersberg Vesayet Mahkemesi'nin 28.09.2005 tarih 154300 işlem ... vasiyetnamenin açılması kararının tanınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınması talep edilen kararın bir mahkeme kararı olmadığını, vasiyetnamenin açılmasına dair ön işlem niteliğinde bir safi idari karar olduğunu, tedbir niteliğindeki idari bir işlemin tanınmasının mümkün olmadığını, vasiyetnamenin geçerliğiliği Möhuk 20 nci maddesi uyarınca ölenin milli hukukuna tabi olduğundan ... Hukuku'nun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci maddesi şöyledir; "(1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili ... mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. (2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir." 2. 5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 51 inci maddesi şöyledir; "(1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. (2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir." 3. 5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci ve 59 uncu maddeleri tanıma ve tenfiz kurumlarını düzenlemekte olup buna göre yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı tutulmuş ve yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili ... mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlanmıştır. Buna göre, yabancı mahkeme kararının verildiği devlet ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunmalı, ilam ... mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuya ilişkin olmalı, davalının savunma haklarına uygun davranılarak verilen hüküm ... kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır. 4. ... Milletlerarası Özel Hukukunda, yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin olarak verdikleri ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların tenfizi ve tanınmasına ilişkin davalarda; tenfız dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesinin; ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi zorunludur. 3. Değerlendirme 1. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci maddesine göre bir mahkeme kararının tanınabilmesi için kararı veren mahkemenin sıfatına veya isme göre değil, kararın hükümlerinin taşıdığı niteliğe göre tespit yapılması, diğer yandan yabancı bir kararın, mahkeme kararı olup olmadığı o kararı veren ülkenin hukukuna göre tayin edilmesi gerekir. (Şanlı .../Esen .../Ataman Figenmeşe İnci, Milletlerarası Özel Hukuk, 8. Bası, İstanbul, 2020, syf 565) Bu vasıflandırmayı yaparken verilen kararın mahkeme hükmü vasfı yeterli olmayıp, kararın o ülkenin hukukuna göre mahkeme hükmü niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. 2. Ebersberg Vesayet Mahkemesinin 28.09.2005 tarihli, 154300 işlem ... belgesinin içeriğinde; belgenin herhangi bir karar içeriği taşımadığı, hukuk memuru tarafından mirasçılar olmaksızın vasiyetnamenin muhafazadan çıkarılıp, içeriği hakkında bilgi edinildiğinin yazıldığı görülmüştür. Dolayısıyla dava konusunu oluşturan belgenin vasıflandırması yapıldığında içeriği itibariyle mahkeme kararı niteliğinde olmadığı, idari bir tasarruf olduğu anlaşılmıştır. (Benzer yönde; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.05.2007 tarih, 2007/4898 Esas, 2007/8730 Karar) Bu haliyle dava konusu belge Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci maddesinde öngörülen "yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâm" asli ön şartını taşımadığı açıktır. 3. Öte yandan Ebersberg Vesayet Mahkemesinin 28.09.2005 tarih 154300 işlem ... belgesinin tanınabilecek bir mahkeme hükmü olduğu düşünülse dahi, yabancı kararın tanınması için kesinleşmiş olması, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 53/b maddesine göre de yabancı kararın kesinleştiğine ilişkin davacının kesinleşme şerhi veya belgesinin dava dilekçesine eklemesi gerekmektedir. Dosya kapsamında dava konusu belgeye yönelik yabancı mahkemeden verilmiş kesinleşme şerhi de sunulmamıştır. Bu bakımdan da, tanınması istenen yabancı belgenin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci maddesinde öngörülen tanıma ve tenfizin ön koşullarından biri olan yabancı kararın verildiği devlet hukukunca kesinleşmiş olması şartını da ihtiva etmediği açıktır. 4. Yukarıda açıklanan hususlar ışığında, öncelikle tanıması istenen yabancı belgenin mahkeme kararı niteliğinde olmaması dolayısıyla Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 inci maddesinde öngörülen şartları taşımaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.