11. Hukuk Dairesi 2010/13311 E. , 2012/18857 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2010 tarih ve 2007/1000-2010/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin in…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13311 E. , 2012/18857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2010 tarih ve 2007/1000-2010/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Yurtgezen Ltd. Şti'nin Kahramanmaraş'ta faaliyette bulunduğunu, aylık 1.000.000 TL ciro gerçekleştirdiğini, bankalarla devamlı bir ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, büyük ticari faaliyetlerin takibi için belirli süreli vekaletnamelerle yetkilendirdikleri muhasebecilerinden yararlandıklarını, bu kapsamda Kahramanmaraş 4. Noterliği'nin 22.07.2003 tarih 9847 numaralı vekaletnamesi ile dava dışı Mustafa Aydın'a yetki verildiğini, vekaletnamenin 31.07.2004 tarihi mesai bitimine kadar geçerli olduğunu, davalı Banka da dahil pek çok bankanın, bu şahsın yetkisi bitmesine rağmen sanki yetkisi devam ediyor gibi müvekkilleri adına muamelelerde bulunmasına müsaade ettiklerini, bankalardaki hesaplardan krediler kullanıldığını, kredilerin hesaplara aktarılmadığını, hesaplara gelen paraları çektiğini ancak, bu paraları şirket hesabına aktarmadığını, davalı Banka dahil diğer bankaların şirketin boşaltılmasına göz yumduğunu, müvekkillerinin icra takipleri ile karşı karşıya kaldığını, müvekkillerinin BK’nun 38. maddesi uyarınca dava dışı şahsın yaptığı işlemlerden sorumlu olmadığını, işlemlere icazet verilmediğini, temsilci ile işlem yapan kimsenin temsilcinin yetki sınırlarını araştırmak zorunda olduğunu ileri sürerek İİK’nun 72. maddesi uyarınca müvekkillerinin Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/371 ve 372 takip sayılı dosyalarına borçlu olmadığının tespiti ile davalının takip konusu meblağların % 40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, şimdilik 10.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı gerçek kişiler hakkında Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/95 esas sayılı dosyası ile bankaları dolandırmak suçundan kamu davası açıldığını, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, dava konusu icra takiplerinin dayanağı olan bono ve diğer belgelerin hiç birisinin iddia olunan vekaletnameye dayalı olarak imzalanmadığını, davalı Bankada yapılan tüm işlemlerin tamamına yakınının bizzat davacıların imzaları veya bilgileri ile gerçekleşmiş olduğunu, vekil Mustafa Aydın tarafından yapılan işlemlerin Kahramanmaraş 4. Noterliği 17.02.2006 tarihli ve 2536 yevmiye sayılı vekaletnamesine dayalı olarak yapıldığını, uzun süre ödemede bulunmuş olmalarından sonra başa dönülerek sözleşme ile bağlı sayılmadığından bahisle yapılan ödemelerin iade isteminin MK.2 maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacılarla davalı Banka arasında teamülün oluştuğunu, bunun da icazet anlamına geleceğini, 31.04.2004 tarihi mesai bitimi itibarıyla sona erdiği iddia olunan vekaletnameye dayalı olarak yapılan işlemlere üç yıl gibi bir süre sonra itirazda bulunulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile ilgili kredi sözleşmelerinin incelenmesinde genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacı şirket temsilcisi ... tarafından imzalandığı, banka tarafından dosyaya konulan 15.06.2007 tarihli mutabakat metninde tüm hesap hareketlerinin tamamen bilgisi dahilinde olduğuna dair davacı ...'in imzasının bulunduğu, davacılar ile davalı banka arasında devamlı bir ticari ilişkinin bulunduğu, 31.07.2004 tarihli vekaletnameden başka 17.02.2006 tarihli ikinci bir vekaletnamenin daha verildiği, davacılar ile davalı bankanın uzun süren ticari ilişki neticesinde karşılıklı güven ilişkisi oluşturdukları, 3 yıl gibi uzun süren işlemler nedeniyle davacıların, temsilcinin işlemlerinden haberdar olmadıklarını iddia etmelerinin MK’nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıların kredi borcu için verilen bonoyu imzalamak suretiyle tüm işlemlere icazet verdiklerinin kabulünün gerekmesine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.