11. Hukuk Dairesi 2022/1442 E. , 2023/4834 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/559 Esas, 2021/2182 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/498 E., 2018/336 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi ü…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1442 E. , 2023/4834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/559 Esas, 2021/2182 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/498 E., 2018/336 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmolunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne; dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1924 yılında Almanya'da kurulan dünyaca ünlü PUMA markasının sahibi olduğunu ve bu markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 99392, 78463, 78675 ve 116987 numaraları ile tescil ettirildiğini, yine T/000258 numarasıyla tanınmış markalar listesine kaydedildiğini, davalının ise 2015/74719 sayılı ZUMA markasının sahibi olduğunu, her iki markanın da 25 inci sınıfta ayak giysilerinde tescil edildiklerini, birbirlerine ayniyet derecesinde benzediklerini, markaların ürün üzerindeki kullanış şekillerinin dahi aynı olduğunu, kaldı ki ZUMA kelimesinin bir anlam da barındırmadığını, davalı yanca PUMA markasının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanılmak sureti ile kötü niyetli hareket edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/74719 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP