T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1854 - 2025/2080 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1854 KARAR NO : 2025/2080 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/456 E. - 2023/265 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) Taraflar arasında görüle…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1854 - 2025/2080 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1854 KARAR NO : 2025/2080 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/456 E. - 2023/265 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/456 E. - 2023/265 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, 2014 yılından beri ... adı altında eğitim ve öğretim sektöründe yer alan müvekkilinin "..." ibareli bir çok markanın sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı ...'ın 2021/02529 sayılı "..." ibareli markanın 41. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ibareli markaları ile davaya konu "..." ibareli markanın görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, aralarındaki bu benzerliğin markalar arasında irtibat bulunduğu kanısını uyandırdığını, davaya konu markanın tescilinin istendiği 41. sınıftaki hizmetlerin müvekkilinin kapsamında tescilli olduğunu, dolayısı ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğini, müvekkilinin eğitim sektöründe bilinir olup davaya konu markanın tescilinin, müvekkilinin markasının itibarını zedeleyeceği gibi davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını ve müvekkilinin markasını bilmemesi mümkün olmayan davalının sınırsız seçenek arasında bu derece benzer bir marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-12842 sayılı YİDK kararının iptali ile 2021/02529 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, eğitim sistemi ve ergen psikolojisine ilişkin çok sayıda çalışması mevcut olup sahip olduğu bu birikimini öğrencilere aktarmak amacıyla "... (...)" adlı kurs kapsamında faaliyetlerini sürdüren müvekkilinin kursun isminden hareketle "..." ibareli markasını 16 ve 41. sınıflarda daha önceden tescil ettirdiğini, davaya konu markayı da aynı kapsamda kullanmak amacıyla tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, marka için tasarlanan logoda güçlü karakteri temsilen bir aslan figürünün bulunduğunu, mavi, yeşil ve kırmızı renklere ağırlık verildiğini, davacının itiraza dayanak markasının ise, tek renkli tamamen farklı fontla yazılı bir ibare ve farklı bir logodan oluştuğunu, ortalama bir tüketicilerin bu logolar arasında benzerlik bulunduğunu düşünme ihtimalinin söz konusu olmadığını, ... ibaresinin müvekkilinin bilimsel çalışmalarının okul sistemine uyarlaması sonucunda ortaya çıkmış olumlu duygu, akış, ilişki, anlam ve başarı ibarelerinin İngilizce karşılığı olan sözcüklerin baş harflerinden oluşan tamamen özgün bir ibare olduğunu, markalar arasında fonetik bir benzerlik de bulunmadığından ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın esas unsur ve bütünsel değerlendirmede davacı markasından görsel olarak farklılık taşıdığı, davacı markasının anlamlı bir kelime olmaması nedeniyle markalar arasında kavramsal benzerlikten bahsedilemeyeceği, taraf markalarının aynı sesler ile başlayıp aynı sesler ile bittiği gözetildiğinde, aralarında işitsel olarak düşük seviyede bir benzerlik bulunduğu, fakat dava konusu hizmetlerin ilgili tüketicisinin dikkat, özen, algı seviyesinin yüksek olduğu gözetildiğinde, düşük seviyedeki işitsel benzerliğin ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, davacının itiraza dayanak markasının tanınmışlığının ispatına yönelik gerek itiraz aşamasında gerekse dava aşamasında dosyaya yeterli nitelik ve nicelikte belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesinin sunulmadığı, dava konusu marka ile aynı ya da benzer tescilsiz bir işaretin, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile aynı veya benzer emtialar üzerinde, önceki tarihli olarak, yoğun ve ciddi kullanımına ilişkin evrak bulunmadığı, davaya konu marka ile davacının ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı gibi davaya konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını gösterir somut olguların ortaya konulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu “...” ibaresinde, ön plana çıkarılmak istenen ve vurgulanan kelimenin müvekkilinin markası ile ayniyet yaratacak kadar benzer “...” ibaresi olduğunu, markada esas unsur haricinde kullanılan "..." kelimesi ve aslan figürünün emtia bildiren/sektör bildiren tasviri, tanımlayıcı nitelikte jenerik bir tabir olduğunu ve markanın tescilinin talep edildiği 41. sınıftaki hizmetlerin müvekkilinin markasının kapsamında tescilli olduğunu, gerçekleşen işaret ve emtia benzerliği nazara alındığında markaların ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olup davalının bu tanınmışlıktan haksız kazanç temin etmek istediğini, markanın tescilinin müvekkilinin markasının itibarı ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, müvekkilinin markasını bilmesi gereken davalının bu derecede benzer bir marka tercihinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu ve davalının markası Ankara'da tescil edilmişken hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen kişilerin Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı bilirkişi listesinden seçilmiş olmasının objektif rapor düzenlenmesi ihtimalini düşürdüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas ibareli itirazına mesnet tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira davaya konu marka ve davacının itiraza dayanak markalarının asli unsurunu oluşturan ... ibareleri arasında harf ortaklığından kaynaklanan düşük düzeyli bir benzerlik bulunuyorsa da, davaya konu markadaki "R" harfi, kullanılan aslan figürü ve "..." sloganının markaları görsel olarak birbirinden uzaklaştırdığı, ... ve ... olarak telaffuz edilecek markalar arasında "R" harfinden kaynaklanan belirgin bir işitsel farkın bulunduğu ve kavramsal olarak markalar arasında hiç bir benzerliğin olmadığı, dolayısı ile işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısına kapılmayacağı ve itiraza mesnet markanın tanınmışlığı ile davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ortaya koyacak somut delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.