İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2026 tarih ve 2024/623 Esas 2026/7 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili kooperatifin 31/10/2023 tarihli genel kurul kararıyla kesin maliyet hesap…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/506 KARAR NO: 2026/694 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/01/2026 ESAS NO: 2024/623 KARAR NO: 2026/7 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:09/04/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2026 tarih ve 2024/623 Esas 2026/7 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili kooperatifin 31/10/2023 tarihli genel kurul kararıyla kesin maliyet hesap raporu çıkarıldığı ve tarafların bu rapora muvafakat ettiklerini, maliyet raporlarının üyelere ayrı ayrı tebliğ edildiğini, yapılan tebligatlara rağmen tarafların kooperatife olan borçlarını ödemekten imtina ettiklerini davalı ...'nin işbu borcu ödememek için halen kooperatif ile ilişiği kesilmediği halde kooperatife ait iş yerinin dava dışı ...'a danışıklı olarak devrettiğini, borçlarının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının yaptığı kötü niyetli itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, dava dışı ... TCKN'li ...'a danışıklı olarak devretmiş olduğu Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahalesi, ... Ada, ... Parsel, ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine tedbir konulmasını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Dava, kooperatife kesin maliyet borcundan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılamaktır. Bu amaçla bir araya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23.maddesine göre "kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatif ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesindir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61.maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62.maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat sona erdikçe, biten binalar için kur'a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerin teslim edilerek kooperatiften istinaf edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62.maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağını ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetlerin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle, geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62.maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp, bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de, henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunabilecektir. Mahkememizce kooperatifler alanında uzman mali müşavir bilirkişiden alınan 30/06/2025 tarihli kök rapor ve 15/11/2025 tarihli ek rapora göre davalının kooperatife 200 metrekare iş yeri tipi ortaklığı için üyelik başvurusunda bulunduğu, kooperatif üyesi olarak ödemeler yaptığı ve taahhütname imzaladığı, 18/07/2018 tarihli kat irtifakı tapusunun ferdileştirme ile kooperatif adına çıktığı, aynı tarihte dava dışı ... adına ferdileştirme yapıldığı, 05/09/2018 tarihinde ise davalı adına satış işlemi yapıldığı, dosyadaki maliyet raporunda ana sözleşmeye göre 35 üyenin hissesine isabet eden kesin maliyetin hesaplandığı, ancak raporun 8. Sayfasında toplam yapılacak dükkan sayısının 58 olduğunun belirtildiği, genel kurul tutanaklarında üye aidatlarına ilişkin kararların alındığının görüldüğü, ancak teknik heyet tarafından çıkartılan ve eldeki davanın konusun oluşturan kesin maliyet bedelinin ödeme takvimine yönelik alınmış herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, ana sözleşmede ödemelerin endekslenmesine yönelik bir hükmün bulunmadığı, ancak maliyet raporunda endeksleme yapıldığı, inşaat maliyetine yönelik yapılan hesaplamanın katlanılan fiili maliyetler ve müteahhit tarafından yapılan hakediş tutarları esas alınmadan yapıldığından hesaplamanın usulü uygun olmadığı, belirlenen 2.200 TL/metrekare arsa maliyetinin fiili arsa maliyeti olmadığı, fiili proje maliyetlerinin esas alınmadığı, genel giderlerin üyelere bölüştürülmesine ilişkin hesaplamada nispi metodun kullanılmadığı, tüm inşaatlar tamamlanmadan yapılan kesin maliyet çalışmasının Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre usule uygun olmadığı, davacı tarafça kök rapora itirazda etap usulün inşaat yapıldığını belirtmiş ise de dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, tüm bu nedenlerle maliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve buna dayalı olarak takip başlatılamayacağından davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar vermek gerekmiş ve tesisi uygun görülmüştür.1-Davanın REDDİNE,2-Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmadığından kötü niyet tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına..." dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dosyada kök rapor ve ek rapor olmak üzere iki aşamalı raporunun mevcut olduğunu, raporlarda kooperatif uygulamasının niteliği, genel kurul iradesinin etkisi, fiili maliyet unsurları ve ortaklık borçlanmasının hukuki zemininin tartışmalı bırakıldığını, kooperatifin 18/05/2023 tarihli genel kurul kararı ile tetkik heyet kurulmasına izin verildiğini, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülüklerde eşitliği ilkesi gözetilerek yönetim / teknik heyetin işlemlerinin genel kurul iradesiyle ilişkisi, ortaklar arasında farklılaştırıcı sonuç doğurup doğurmadığı ve bunun davaya etkisinin somutlaştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, itirazın iptali davalarında mahkeme, takibe konu alacağın varlığını ve miktarını dosyadaki delillere göre tespit ettiğini, davalının takibe itirazın haklı olup olmadığı, itirazın hangi gerekçesiyle yapıldığı ve davalının süreç içerisindeki davranışlarının iyi niyetle bağdaşıp bağdaşmayacağının tartışılmadan itirazın iptali davasının reddedildiğini, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında inşaatların tamamlanma oranı, kesin maliyetin tüm inşaatları kapsayıp kapsayamadığı genel kurul ödeme takvimi olup olmadığı gibi başlıklarda erken dava tartışması yapıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, esas hakkında incelemede davalarının kabulünü, mahkemece dosya durumuna göre eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Kayseri Genel İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden icranın geri bırakılmasını, cebri icra işlemlerinin durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; resen gözetilecek hususlar neticesinde davacı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişiden aldırılan raporlar ve tüm dosya bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf vekilinin iş bu kararı süresinde istinaf etmiştir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, konusunda uzman bilirkişiden aldırılan rapordaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay 6. HD.'nin konu ile ilgili uygulamasına (Y. 6.HD., 20.01.2022, 2021/ 6310E. 2022/ 185K.) ve ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 07/01/2026 tarih ve 2024/623 E. - 2026/7 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar ve ilam harcı kendisinden peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 Mad. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026