11. Hukuk Dairesi 2022/4720 E. , 2023/6770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2068 Esas, 2022/468 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/950 E., 2019/83 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş
**11. Hukuk Dairesi 2022/4720 E. , 2023/6770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2068 Esas, 2022/468 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/950 E., 2019/83 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılar ... Ecza Deposu ... Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirketten alacağı olduğunu, davalıların bu şirket ile organik bağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağını ödememe amacıyla ileri sürerek 500.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı borçlu şirket ile davalı şirketler arasında gerçekleştirilen iş ve işlemlerin kapsam ve mahiyeti dikkate alınarak dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında kimin finansman ihtiyacı var ise diğer şirketin onun finansmanını sağladığına ilişkin tespit ile organik bağın varlığının kabul edildiğini, bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirlenen hususlar dikkate alındığında, davalı şirketler ve davalı şirketin hakim ortağı olan davalı ... arasında organik bağ olduğu ve dava dışı borçlu şirketin mal varlığının davalıların mal varlığı ile karıştığı, davacının dava dışı şirketten olan alacağından sorumlu tutulmaları gerektiği sonucuna varıldığı, hal böyle olunca tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin diğer davalılar ile somut bir organik bağının ortaya konulamadığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında tek bir ticari ilişki bulunmadığını, bilirkişi raporunda ... Ecza deposunun kestiği otel faturasına raporda yer verildiğini, fakat müvekkilinin banka yolu ile gönderdiği havaleye yer verilmediğini, müvekkili ile şirketin müdürü ... arasındaki hangi işlemlerin organik bağ anlamına geldiğinin açıklanmadığını, müvekkili ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında organik bağın varlığını tespit için gereken kriterlerin hiç birinin mevcut olmadığını, bu nedenle dayanaktan yoksun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı ... Ecza Deposu arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisi kapsamında oluşan alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafından bu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak haciz aşamasında borçlu şirket adına kayıtlı mal varlığının bulunmaması nedeniyle alacağın tahsil edilemediği, davalı ... şirketi ile dava dışı ... şirketi arasında 2011 yılından itibaren yoğun bir ticari ilişki bulunduğu, ... şirketi yüklü miktarda alacaklı iken bile ... şirketine ödemeler yaptığı, şirketler arasında mal alışverişi haricinde sürekli çek alış verişi bulunduğu, dava dışı ... şirketinin borcunun yapılandırılması ve ödenmesi konusunda davalı ... şirketi çalışanları ve davalı ...'in ... şirketi adına davalı ile yaptıkları yazışmalar, borçlu şirket ile davalı şirketlerin ortaklık yapısı itibariyle ... şirketinin önceki ortağı olan Sedat Gülmez'in davalı ...'ın kardeşi oluşu, davalı ...'ın diğer davalılar ... ve ... şirketlerinde de ortak oluşu, borçlu ... şirketi ile davalı ... şirketi arasındaki yüksek hacimli ve bir mal satışına dayanmayan ticari ilişki, yine ... şirketi ile ... arasındaki yüksek hacimli işlemler, ayrıca davalılar tarafından imzalanmamış olsa da garanti sözleşmesinde davalı ...'ın kardeşi Sedat ile yine davalı ...'ın eski ortağı olduğu ve e-posta yazışmasında kendisine ait olduğunu belirttiği Alfafarma şirketinin imzasının bulunması, bir kimsenin ilgisinin olmadığını iddia ettiği başka bir şirketin borcunu üstlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde; borçlu ... şirketi ile davalılar ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu, davacının alacağının hiçbir mal varlığı bulunmayan borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmadığı, borçlu şirket ile davalılar arasında genellikle mal alışverişine dayanmayan yoğun bir para trafiği bulunduğu, bu suretle davalıların tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla davacının alacağının tahsilini engelleyerek alacaklıyı zarara uğrattıkları, bu nedenle davacının dava dışı şirketten olan alacağını, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalılardan isteyebileceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Ecza Deposu, dava dışı ... Ecza Deposu ile müvekkili arasında, müvekkilinin sorumlu tutulmasını gerektirecek bir organik bağ bulunmadığı, salt ortaklarının aynı olmasının tek başına şirketler arasında organik bağ ilişkisinin kurulması veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığını, garanti sözleşmesinin davalı ...'in kardeşi tarafından imzalanmış olması nedeniyle davalıların da bu sözleşmeden haberdar oldukları yönündeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceği, kaldı ki, kanunen üçüncü kişilerin borcunun garanti edilmesine ya da üstlenilmesine cevaz verildiğini, müvekkili ile davacı ve davacının alacaklı olduğu dava dışı ... Ecza Deposu arasında ticari tek bir temasın dahi bulunmadığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı ... Ecza Deposu ile davalı ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu kabul edilse dahi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ortaya konulması gerektiği, böyle bir durumun söz konusu olmadığı, organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkelerinin çok istisnai olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari alım satım sözleşmesi gereğince tahsil edilemeyen alacağın tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi çerçevesinde davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Gayrimenkul Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Gayrimenkul Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.