11. Hukuk Dairesi 2010/6625 E. , 2011/16777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2010 tarih ve 2008/374-2010/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/6625 E. , 2011/16777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2010 tarih ve 2008/374-2010/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalılara ait limited şirket hisselerinin müvekkillerinden Sevim ve ...’e devri konusunda 23.06.2004 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokolde belirlenen borçların müvekkillerince ödenmesi karşılığı devrin gerçekleştiğini, ancak daha sonra şirketin önceye ilişkin SSK pirim borçlarının olduğunun belirlendiğini ve müvekkili şirketin ödeme yapmak zorunda kaldığını, devir protokolü uyarınca bu borçtan hisselerini devreden davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle birlikte 17.284,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, protokolün 24. maddesi uyarınca SSK borçlarını ödemenin hisseleri devralan davacıların sorumluluğunda bulunduğu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 23.06.2004 tarihli protokolün 24. maddenin yorumlanmasında devir yılındaki SSK borçlarının davacılarca ödenmesinin kararlaştırıldığının kabulünün gerektiği, devir tarihinden 6 yıl öncesine ilişkin borçlardan devredenlerin sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın ödemeyi yapan davacı şirket hakkında kabulüne, diğer davacıların aktif dava ehliyetleri bulunmadığından davalarının reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket hisse devir protokolüne dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, 23.06.2004 tarihli hisse devir protokolünün “SSK tamamı ödenecektir” cümlesinden oluşan 24. maddesinin yorumlanması noktasında toplanmakta olup, davacı taraf davaya konu SSK borcunun hisse devirden sonra ortaya çıktığını, devir esnasında böyle bir borcun varlığı bilinmediğinden bu borçtan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalılar ise anılan madde uyarınca SSK borcunun tamamının şirket hisselerini devir alan davacı gerçek kişilerin devir bedeli olarak ödemeleri gereken borçlar arasında olduğunu savunmuşlardır. Anılan protokolün diğer maddelerinde düzenlenen borç miktarları açıkça yazılmasına rağmen 24. maddedeki SSK borcunun tutarı belirtilmeyerek kapsamı açık bırakılmıştır. Bu itibarla, protokol hükümlerinin tarafların imza anındaki gerçek iradeleri belirlenerek yorumlanması gerektiğinden ve delil olarak da protokole dayanıldığından ve protokolde tanığa yer verilmesinin taraflar arasında yapılan delil sözleşmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece protokolde ismi yer alan tanık Abdullah Demir dinlendikten sonra ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.