7. Hukuk Dairesi 2023/5821 E. , 2024/5167 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1871 E., 2023/2162 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.05.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/235 E., 2021/84 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece M…
**7. Hukuk Dairesi 2023/5821 E. , 2024/5167 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1871 E., 2023/2162 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.05.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/235 E., 2021/84 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris...'nin kardeşi muris ...n yasal mirasçıları olduğunu, muris Bedia'nın 12.01.1996 tarihli Kanada Ontario Eyaletinde noter huzurunda vasiyetname düzenlediğini, İstanbul Anadolu 21. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/1312 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin açıldığını, vasiyetname her ne kadar Kanada’da düzenlenmişse de MÖHUK.nun 20. maddesi uyarınca ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği ölenin milli hukukuna yani Türk Hukukuna tâbi olduğunu, murisin terekesini Türkiye’deki gayrimenkuller oluşturduğunu, vasiyetnamenin TMK.nun 534. maddesinde sayılan geçerlilik şartlarına aykırı şekilde düzenlendiğini, tanıkların mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerine dair şerh bulunmadığını, mirasbırakanın vasiyetname düzenlediği sırada tasarrufa ehil olup olmadığına dair sağlık raporu bulunmadığını, ilaveten noter tarafından mirasbırakanın tasarrufa ehil gördüğü ve baskı altında kalıp kalmadığına dair ifadeye yer verilmediğini, vasiyetnameye tanıklık eden kişilerin TMK'nin 536. maddesi uyarınca okuma yazma bilip bilmediği ve tanıklığa engel bir halinin bulunup bulunmadığı tespit edilmediğini, vasiyetnamenin Türk Konsolosluğuna bildirilmediğini, vasiyetnamede murisin fotoğrafı bulunmadığını, vasiyetnamede apostil şerhi de bulunmadığını ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; murisin Türk ve Kanada vatandaşı olduğunu, beyanının alınması sırasında Ontario Mahkemesi görevli yargıcının hazır bulunduğunu, ilgili noterin tüm belgeleri usulüne uygun hazırladığını ve yeminli şahitlerin onayladığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin Ontorio Eyaleti Devlet ve Tüketici Hizmetleri Bakanlığı tarafından tasdik edildiğini, Türkiye Cumhuriyeti Toronto Başkonsolosluğu tarafından da Kanada yetkili makamlarınca yapılan tasdik işlemindeki imza ve mührün, Ontorio Eyaleti Devlet ve Kamu Hizmetleri Başkanlığı’na ait olduğunun onaylandığını, davacı tarafça vasiyetnamenin Kanada'da düzenlenmesi nedeniyle MÖHUK.nun 20. maddesi uyarınca ölüme bağlı tasarrufların geçerliliğinin ölenin milli hukukuna bağlı olduğunu ve söz konusu vasiyetnamenin Türk Hukuk Sistemine uygun şekil şartlarını taşımadığı ve iptalinin gerektiği iddia edilmişse de söz konusu MÖHUK.nun 20. maddesi incelendiğinde maddenin 4. fıkrasında ölüme bağlı tasarrufun şekline MÖHUK.nun 7. madde hükmünün uygulanacağının belirtildiğini, MÖHUK.nun 7. maddesi uyarınca da hukuki işlemlerin yapıldığı ülke hukukuna tâbi olduğu, murisin vasiyetnameyi düzenlettiği 1996 yılında 54 yaşında ve hiçbir sağlık sorunu olmayıp akıl sağlığı da yerinde olduğunu, vasiyetnamede apostil şerhinin bulunmadığı bu nedenle de geçersiz olduğu iddia edilmişse de diğer tüm iddialar gibi bu iddianın da gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, Apostil şerhinin Uluslararası Lahey sözleşmesine üye devletler arasında bir belgenin geçerliliği tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemi olup, dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği ülke olan Kanada'nın bu sözleşmeye üye devletler arasında olmadığını, dolayısıyla da apostil şerhinin huzurdaki davada vasiyetnamenin geçerlilik şartı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; MÖHUK.nun 20. maddesinin 4. fıkrasını vasiyetname metninin geçerliliğinin sadece tek hukuka değil, iki seçenekli olarak düzenlediğini, düzenleyen, vasiyetnameyi Türkiye dışında bir ülkede düzenliyor ise o ülkenin milli hukukuna göre vasiyetname yapılabileceğini, bu vasiyetnamenin geçerli olduğunu, düzenleyen bu şekilde vasiyetnameyi düzenlememiş ise, işin esası hakkında yetkili olacak hukuka göre gerekli şekle uygun ise vasiyetnamenin yine geçerli olduğunu, MÖHUK.nun 7. madde çerçevesinde vasiyetnamenin düzenlendiği ülke olan Kanada’nın bu konudaki hukuk kurallarına uygun, dolayısıyla da MÖHUK.nun 7. madde kapsamında Türk Hukukuna göre de geçerli olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporuna göre; vasiyetnamenin Kanada Ontario Eyaleti hukukuna göre şeklen geçerli olduğu ve bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Konusunda Sözleşme’nin 1.maddesinin (a) bendi uyarınca Türk hukuku bakımından da şeklen geçerli kabul edilmek zorunluluğunun bulunduğu, bu bağlamda TMK hükümlerine dayanan, vasiyetnamenin geçersizliğine yönelik itirazların dikkate alınmayacağı, konsolosluk tarafından yapılan tasdik işleminin, Apostil şerhi ile aynı fonksiyonu haiz olduğu ve bu nedenle Apostil şerhine gerek olmadığı, bu tasdik işleminin, vasiyetnamenin geçersizliğine hiçbir surette etki etmediği ve bu sebeple bu şerhe yönelik itirazların dikkate alınmaması gerektiği, MÖHUK'un 20/4 maddesi ve 7. maddesi düzenlemeleri karşısında, bir ölüme bağlı tasarruf şekli olan “vasiyetnamenin” yapıldığı ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılmasının mümkün olduğu, vasiyetnamenin Ontario Hukukuna uygun olması nedeniyle geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu iptali talep edilen vasiyetnamenin aslı celp edilmeden fotokopi üzerinden karar verildiğini, vasiyetnamede noter imzası bulunmadığı, vasiyetnamenin geçerliliği ve imzalar konusunda yeterli araştırmanın yapılmadığını, yabancı ülke ilgili yasasının dosyada bulunmadığını, murisin terekesini Türkiye'deki taşınmazlar oluşturduğundan vasiyetname geçerliliğinin Türk hukukuna tâbi olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris...'nin Kanada vatandaşı olduğu ve vasiyetnamenin Kanada'nın Ontario Eyaleti'nde düzenlendiği, buna göre vasiyetnamenin, Kanada Ontario Eyaleti hukukuna göre şeklen geçerli olduğu, vasiyetnamenin iptaline gerektirir husus tespit edilmediği gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 7 nci ve 20/4 maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.