T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/288 - 2026/862 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/288 KARAR NO : 2026/862 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 NUMARASI : 2024/75…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/288 - 2026/862 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/288 KARAR NO : 2026/862 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 NUMARASI : 2024/752 Esas - 2025/811 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının tahsili için başlatın icar takibine vaki itirazın iptali istemi HÜKÜM : Kararın kaldırılması-yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının tahsili için başlatın icar takibine vaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili arafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Berko İnş Şirketi ile 17.05.2023 tarihli düzenlenen ticari alım satım sözleşmesi ile davalı projesine teslim edilmek üzere üretilecek emtia ve fiyatı konusunda anlaşma sağlandığı, emtia bedelinin 102.500,00 Euro + Kdv ve ödeme şeklinin 120.950,00 Euro KDV Dahil olarak tamamının siparişte hesaba havale olacağı, TL ödemelerin ödeme günündeki TCMB Euro efektif satış kurundan Euro para birimine çevrileceği, tahsilatların gerçekleşmesine müteakip kur farkı hesaplanıp fatura edileceğinin belirtildiği, emtia faturalarının sipariş mektuplarına karşılık gelecek biçimde düzenleneceği, kısmi sevkiyatlarda siparişin tamamı sevk edildiğinde fatura düzenleneceği, Davalı Berko şirketinin 22.05.2023 Tarihinde 2.198.430,25 TL (102.500,00 Euro) ödediği, sözleşme konusu işin teslimatının yapılması sonrasında 29.03.2024 Tarih LD02024000000132 numaralı 102.500,00 Euro + 20.500,00 Euro kdv olmak üzere 123.000,00 Euro tutarlı üretilen emtia faturasının düzenlenip davalıya iletildiği, 17.05.2023 sözleşme tarihinde % 18 oranında olan KDV nin fatura düzenleme tarihinde (29.03.2024) tarihinde %20 olduğu, davalı tarafından 12.06.2024 tarihinde 439.686,49 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin 115.135,72 Euro karşılığı olduğu, fatura bedelinden kalan 7.864,28 Euro bakiye borcu olduğu, alacağın tahsili için Sakarya 3.İcra Dairesi 2024/8568E. Sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durdurulduğu, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile 17.05.2023 tarihinde 102.500,00 Euro + Kdv bedel karşılığında sözleşme kapsamında emtianın üretimi ve montajı hususunda anlaşıldığı, KDV hariç 102.500,00 Euro karşılığı ürün bedelinin 22.05.2023 Tarihinde 2.198.450,25 TL (102.500,00 EURO karşılığı) davacı banka hesabına havale ile ödendiği, Davacının emtia üretimi ve teslimini 20.03.2024 tarihinde tamamladığı, 29.03.2024 tarih LD02024000000132 numaralı fatura 3.575.364,00 TL + 715.072,80 TL Kdv olmak üzere toplam 4.290.436,80 TL tutarlı fatura düzenlediği, ödeme günü kur ve fatura tarihindeki kur farkı sebebi ile davacı şirkete 1.376.933.38TL+275.386,68TL KDV toplam 1.652.320,06 TL tutarlı kur farkı faturası düzenlendiği, davacı tarafından faturaya itiraz edilmediği, davacı tarafından düzenlenen 29.03.2024 tarihli faturaya istinaden 12.06.2024 tarihinde 439.686,49 TL banka havalesi ile davacıya ödendiği, davacının her hangi bir hak ve alacağının olmadığı, davanın reddi ile takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; " ...Davacının, yabancı para alacağına dayalı muaccel alacağını Türk Lirası üzerinden kabul ettikten sonra kur farkı talebinin varlığını kendi ticari defteriyle ispatlayacak şekilde ileri sürmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin yabancı para alacağı üzerinden belirlendiğini ve davalının ödemelerinin faturayı karşılayıp karşılamadığı ile kur farkı yönündeki uyuşmazlığın, sipariş tarihinde faturanın TL karşılığının ticari defterlere işlendiği ve davalının yaptığı ödemelerin toplamının fatura bedelini karşıladığını, davacının alacak talebinin kur farkına dayandığı ve bunu ticari defterleriyle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan ticari alım-satım sözleşmesiyle 102.500 Euro + kdv bedelli kapı ürünlerinin üretim ve montaj işinde anlaşıldığını, sözleşmenin ödeme şartları maddesinde TL ödemelerin ödeme günündeki TCMB Euro Efektif Satış kuruna göre hesaplanacağının belirtildiğini, davalının 22.05.2023 tarihinde 2.198.430,25 TL ve 12.06.2024 tarihinde 439.686,49 TL ödeme yaptığını, bu ödemelerin ödeme günündeki kurlara göre toplam 115.135,72 Euro'ya denk geldiğini, müvekkilince düzenlenen 29.03.2024 tarihli 123.000 Euro tutarlı faturaya karşılık bakiye 7.864,28 Euro alacağının kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, yerel mahkemenin davalının 31.03.2024 tarihinde yaptığı 1.652.230,06 TL'lik ödemeyi kabul etmesinin gerçeği yansıtmadığını, davalının bu tutarı kur farkı faturası olarak kestiğini ancak müvekkil şirket tarafından kesilen ve davalı tarafça reddedilen 10.07.2024 tarihli 7.864,28 Euro tutarındaki faturanın ticari defterlere işlenemediğini, bilirkişi raporlarında cari hesap bakiyesinin sıfır görünmesinin, alacağın döviz kaynaklı olmasından ve TL üzerinden kayıtlara işlenmesinden kaynaklandığını, ek bilirkişi raporunda dahi müvekkilin icra takibi ve dava konusu miktardan daha fazla bakiye alacağının tespit edildiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hükmün kesinleşinceye kadar icrasının ertelenmesini, istinaf başvurusunun kabulüyle duruşmalı istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalarının kabulüyle davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkil şirket arasında 17.05.2023 tarihinde imzalanan sözleşme ile 102.500-Euro+kdv bedel karşılığında kapı üretimi ve montajı hususlarında anlaşıldığını, müvekkil şirket tarafından sözleşmeye konu ürün bedellerinin tamamının KDV hariç 22.05.2023 tarihinde davacı şirketin hesabına havale edilerek ödendiğini ve bu hususun davacı tarafça dava dilekçesinde de kabul edildiğini, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davacı tarafın tüm iddiaları ve talepleri ile istinaf sebeplerinin dayanaksız ve maddi hakikate aykırı olup yasal dayanaktan da yoksun olduğunu, bu doğrultuda davacı tarafın tüm istinaf nedenlerinin ve ilişkin taleplerinin maddi hakikate aykırı ve yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının tahsili için başlatın icar takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının tahsili için başlatın icar takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. TBK. 470. maddesi uyarınca; eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde öngörülen "eser sözleşmesi" ilişkisi kurulmuş olup, yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına uygun fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmek, iş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Somut olay değerlendirildiğinde; Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasındaki imzalanan 17/05/2023 tarihli anahtar teslim sözleşmeyle sözleşmede kararlaştırılan kapıların yapımına ve montajına dair eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Sözleşmede sözleşme bedeli 102.500 Euro+kdv olduğu, sözleşmede ödemeler anlaşma bedeli 102.500 Euro+kdv= 120.950 Euro üzerinden yapılacağı, anlaşma bedeline esas para biriminin Euro olduğu, TL ödemelerde ödeme günündeki TCMB Euro Efektif Satış Kuru ile hesaplanacağı, kur farkının tahsilatların gerçekleşmesine müteakip hesaplanıp fatura edileceği, alıcının sipariş mektuplarına karşılık gelecek şekilde düzenleneceği, kısmi sevkiyatlarda siparişin tümü sevk edilmeden fatura kesilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı şirket tarafından Davalı şirket aleyhine 7.864,28 Euro (Fiili ödeme tarihi 17.05.2023 tarihli sözleşme ve 29.03.2024 tarih LD02024000000132 numaralı fatura kaynaklı bakiye alacak) alacak için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının takibe yapılan itirazın iptali için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelemesinde; Davacı Liv Door Şirketi tarafından 29.03.2024 Tarih LD02024000000132 numaralı faturanın Anadolu Isuzu Projesi Kapıları emtia içeriği ve açıklaması ile 102.500,00 Euro (Kur:34,8816 TL) + 20.500,00 Euro Kdv (Kur:34,8816 TL) Toplam 123.000,00 Euro (Kur:34,8816 TL) olarak 4.290.436,80 TL tutarlı Davalı Berko Şirketi adına düzenlendiği, bu iki faturanın tarafların ticari defterinde kayıtlı olduğu, Davacı Liv Door Şirketi tarafından kur farkı alacağı için düzenlenen 10/07/2024 tarih LD02024000000234 nolu faturanın tarafların ticari defterine kayıtlı olmadığı, davalı şirket tarafından 22.05.2023 tarihinde 2.198.430,25 TL, 12.06.2024 tarihinde 439.686,49 TL olmak üzere toplam 2.638.116,74 TL ödeme yapıldığı, Davalı Berko İnşaat Şirketi tarafından 31.03.2024 Tarih BRH2024000000035 numaralı kur farkı bedeli 1.376.933,38 TL+275.386,68 TL KDV toplam 1.652.320,06 TL tutarlı faturanın 29.03.2024 Tarih LD02024000000132 numaralı faturaya istinaden düzenlendiği ve davacının anılan faturayı defterine alacak kaydettiği, 31.03.2024 tarihinde düzenlenen BRH2024000000035 numaralı fatura cari hesap bakiyesine ait tutarın faturası olduğu, tarafların cari hesap bakiyesine birbirlerinden alacak ve borç bakiyesinin bulunmadığı belirlenmiştir. Taraflar arasında temel ilişki yabancı para cinsinden kurulmuş olup, anlaşma bedeline esas para biriminin Euro olduğu, TL ödemelerde ödeme günündeki TCMB Euro Efektif Satış Kuru ile hesaplanacağı açıkça sözleşmede kararlaştırılmıştır. Bu durumda fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Sözleşmedeki düzenleme dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda; 123.000 Euro fatura tutarı (29.03.2024 tarihli fatura 34,8816 TL TCMB Euro Satış Kuru) 22.05.2023 tarihinde ödenen 2.198.430,25TL/21,4481 TL Kur= 102.500,00 Euro, 12.06.2024 tarihinde ödenen 439.686,49TL/34,8493 TL Kur= 12.616,80 Euro, 123.000-102.500,00-12.616,80= 7.883,20 Euro davacının bakiye olduğu belirlenmiştir. TBK'nın 99. Maddesi uyarınca, kural konusu para olan borçlar Ülke parasıyla ödenmesidir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu düzenlemeler ışığında, alacaklının yabancı para alacağını takip tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk parasına çevirmesi, bulunan tutarı takip talebinde göstermesi ve ayrıca takip tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkı alacağını talep hakkını saklı tutması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede satış bedeli Euro üzerinden belirlendiğinden davacı sözleşmeden kaynaklı alacağını yabancı para cinsi üzerinden talep edebilecektir. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, alacağının likit nitelikte olması ve icra inkar tazminatına ilişkin diğer yasal koşulların da oluşması nedeniyle hükmedilen yabancı para alacağının dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması yapılarak karar verilmiştir. V.KARAR Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2025 tarih, 2024/752 Esas- 2025/811 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın kabulü ile davalı borçlunun Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2024/8568 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline; takibin 7.864,28 Euro üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanan 4/a maddesi gereğince devlet bankaları tarafından Euro cinsi 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile takibin devamına, 3-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, kabul edilen yabancı para alacağının dava tarihindeki TL değeri olan 287.460,66 TL nin %20 sine tekabül eden 57.492,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 19.636,43 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL başvuru harcının, 3.418,02 TL peşin harcının ve 76,05 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 15.714,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcının, 3.418,02 TL peşin harcının ve 76,05 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta, yazı gideri, bilirkişi gideri olmak üzere toplam 12.821,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/1-2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.993,71 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili için Hazine'ye yazı yazılmasına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,) 10-Yatırılan gider avans bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa hesap numarası bildirildiğinde bu hesaba yatırılması, bildirilmediğinde masrafı avanstan karşılanmak kaydı ile PTT aracılığı ile yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 11-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden istinaf karar harcının (732,00 TL) talep halinde kendisine iadesine, 12-Davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının ve 340,00 TL dosya gönderim ücreti olmak üzere toplam 2.342,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 14-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 15-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 16-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 15/05/2026 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır