11. Hukuk Dairesi 2023/4792 E. , 2024/6630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/403 Esas, 2023/1363 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/447 E., 2022/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafı
**11. Hukuk Dairesi 2023/4792 E. , 2024/6630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/403 Esas, 2023/1363 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/447 E., 2022/62 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2014/07106 başvuru numaralı "Yanık Tedavisi" amaçlı kremin patent ... sahibi olduğunu, davalının Viacure marka yanık kremi üretip satışa sunduğunu, davalının üretip sattığı kremin davacının ürünü ile aynı mahiyette olduğunu ve davacının patent haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının bu eylemlerinden dolayı müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, müvekkiline ait patent hakkına tecavüzün önlenmesi ve menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalıya ait ürünün davacının ürününden farklı teknik özelliklere ve içeriğe sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği, bu kapsamda alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile davalıya ait kremin davacıya ait kremden farklı içeriklere sahip olduğunun ve davacının patent hakkına tecavüz oluşturmadığının ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından üretilip satışı yapılan "Viacure" markalı kremin davacı patentine tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmakta olup dava patent hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref''i ve tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 82 nci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalının ürününün davacının patent hakkına tecavüz oluşturmadığı yönünde kanaat bildirilmiş ise de inceleme evrak üzerinden yapılmıştır. Oysa, incelemenin sadece evrak üzerinden yapılması yeterli değildir. Zira 6769 sayılı Kanun'un 89/1 inci maddesinde patentin sağladığı korumanın kapsamının istemlerle belirleneceği, istemlerin yorumlanmasında ise tarifname ve resimlerin kullanılacağı düzenlenmiş ve takip eden fıkralardan 5 inci fıkrada korumanın kapsamının belirlenmesi düzenlemesi yöntemine yer verilmiştir. Belirtmek gerekirse 5 inci fıkraya göre korumanın kapsamının belirlenmesinde, tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilen unsurların eşdeğer nitelikte olan unsurların da dikkate alınacağı, bu bağlamda bir unsur istemlerde talep edilen unsurla aynı işlevi görüp ve bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarması durumunda genel olarak istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilmek durumundadır. Diğer taraftan patent haklarına tecavüz halleri 6769 sayılı Kanun'un 141 inci maddesi hükmüyle ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu hükümde düzenlenen tecavüz hallerinin var olup olmadığı korumanın kapsamına göre belirlenmelidir. Hal böyle olunca dava dilekçesinde davalı tarafından üretilip satılan ürünlerin, patente tecavüz oluşturduğu ileri sürüldüğünden Mahkemece yapılması gereken; konusunda uzman bilirkişi heyetinden davacının patentinin istemleri ile tecavüz teşkil ettiği ileri sürelen davalı ürünü fiilen incelenerek gerekli kimyasal analizler yapılıp davalıya ait ürünün davacının patent hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı yönünde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden yapılan ve yetersiz bilirkişi incelemesi ile karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.