İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili banka ile davalı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi davalıya krediler ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, kredi borçlarının vad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1059 KARAR NO : 2026/906 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2021 NUMARASI : 2017/692 Esas - 2021/98 Karar DAVA: Banka ve Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili banka ile davalı ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi davalıya krediler ve ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine, kredi hesabının 13.04.2016 tarihinde kat edildiğini, bütün borçların muaccel hale geldiğini, Kahramanmaraş 1.Noterliği'nin 13.04.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara ihtar gönderildiği, keşide edilen ihtarname ve ekinde gönderilen hesap özetlerinin usulüne uygun düzenlendiğini, borcun muaccel hale geldiğini ve borçlunun temerrüde düştüğünü, borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkili banka tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı banka tarafından müvekkile kullandırılan kredinin karşılığında mülkiyeti müvekkiline ait Manisa İli, ... İlçesi, ... Mah., Köyiçi mevkii 9 pafta ... parselde kayıtlı avlulu kağgir ev vasfındaki taşınmaz üzerine 200.000,00 TL bedelle üst sınır ipoteği tesisi edildiğini, bu taşınmazın tesis edilen ipoteğe dayalı olarak İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla aynı alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip başlatıldığını , İİY. 45. Md.sinin amir hükmü çerçevesinde, davacı bankanın müvekkili aleyhine genel yolla takip başlatmasının hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı bankanın müvekkiline karşı genel yolla takip başlatamayacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibi neticesinde açılan, itirazın iptaline ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan 04.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde, eş rızası alınarak tanzim olunan kullandırılan kredilerin ödenmediği gerekçesiyle İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, 11.05.2016 tarihli takip talebi ile ilamsız haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, 30.05.2016 havale tarihli itiraz dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz edildiği, 27.07.2017 tarihinde de Mahkememizdeki iş bu itirazın iptali davasının Yasal süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. yargılama aşamasında taraf teşkili sağlanarak, usulünce bildirilen deliler toplanarak bilirkişi raporu alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçerli bir eş rızası ile kurulan genel kredi sözleşmesinde, davalı - borçlu tarafça, davacı-alacaklı banka lehine, 15.10.2010 tarihli ve 200.000,00-TL bedelli ipotek tesis edildiği, bu ipoteğin paraya çevrilmesi yolunda İstanbul 10. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, öncelikle bu icra takibinin sonucunun beklenilmesinin gerektiği, dava dosyamıza konu icra takibinin ise davalı-borçlu hakkında ayrıca açıldığı, davaya konu ilamsız icra takip bedelinin, ipotek bedelinin altında olduğu, 2004 Sayılı Yasanın 45. Maddesine göre de rehinle temin edilmiş borç hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmasının istisnasının, alacağın bir kambiyo senedine bağlı olması veya ipotekle temin edilemeyen tutar yönünden ancak ilamsız haciz yoluyla icra takibi başlatılması mümkün olup bu şartları sağlamayan davacı-alacaklı tarafın icra takibinin usulsüz olduğu sonucuna varılmakla, davacının davasının reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece tesis edilen kararın gerekçesinin yerinde olmadığını ve bu durumun yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, yerel mahkemenin aynı alacağın tahsili maksadıyla iki ayrı icra takibi başlatılamayacağı yönünde tesis etmiş olduğu kararın kabulünün de mümkün olmadığını, söz konusu kararın hukuken muteber bir yanı bulunmadığını, Yargıtay kararlarının davalı tarafın iddialarının yersiz olduğunu ortaya koyduğunu, davalı iddialarının aksine ilgili Yargıtay kararlarının huzurdaki davada uygulanma imkânı bulunduğunu, kötü niyetli davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı asıl borçluya karşı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının davacı lehine verdiği ipotek paraya çevrilip rehin açığı belgesi alınmadan ilamsız icra takibi yolu ile hakkında takip yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Dosyaya toplanan tüm deliller ile; davacının bizzat kullandığı krediler için maliki bulunduğu Manisa ili ... ilçesi ... mahallesi köyiçi mevkii ... parsel sayılı taşınmaz üzerine davacı lehine 200.000 TL bedelli ipotek tesis edildiği, davacı borçlu hakkında İstanbul 10.icra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile 10/05/2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, aynı alacak için davaya konu İstanbul 5. İcra Dairesinin ... E dosyası ile 10/05/2016 tarihinde ayrıca ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Eldeki uyuşmazlıkta ipoteğin paraya çevrilmesinde yönelik takip sonuçlandırılıp rehin açığı belgesi alınmadan aynı gün aynı borç için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şeklindeki şerhin sonuca etkili olmadığı, bu haliyle itirazın iptaline karar verilmesinin İİK 45 ve 152 maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026