T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/10/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/10/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 13.08.2021 tarihinde ... şse, ... motor, ... plakalı, ... marka, ... S Kombi Van ... model gri renkli kamyoneti anahtar teslimi "0" olarak 300.200,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkili şirket ile ... Denizli Distribütörü olan ... Otomotiv arasında satım sözleşmesi yapıldığını, aracın 13.08.2021 tarihinde noterde tescil edildiğini, aracın kullanım amacının yük-nakli-ticari olarak kaydedildiğini, cinsinin kamyonet olduğunu, aracı alan müvekkili şirketin 7-10 gün sonra aracın tavanındaki boyadan kaynaklı oluşan durumu fark ederek aracı yetkili bayiye götürdüğünü, yetkili bayi tarafından oluşturulan araç geçmişi kaydına bu sorun "aracın üst mastikte sorun var" olarak not edildiğini, anahtar teslimi "0" (sıfır) olarak yapılan araçta böyle bir durumun bulunması ortada bir ayıbın olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketle görüşmesi sonucunda davalı tarafın aracın tavanına komple boyamayı teklif etmişse de; değer kaybının çok yüksek olacağını fark eden müvekkili şirketçe teklifin reddedildiğini, taraflar arasında tarafların irade beyanlarıyla kurulmuş olan geçerli bir satış sözleşmesi bulunduğunu, gizli ayıbın ilk bakışta fark edilemeyen eksiklik olarak tanımlandığını, davalılar ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek; satılanda gizli ayıp nedeniyle şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL ayıp oranında bedelde indirim yapılmasına ve ayıbın öğrenilmesinden itibaren avans faizi işletilmesine, söz konusu ayıp nedeniyle ortaya çıkan tüm masrafların davalılardan tahsiline, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tespiti ile davalılardan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davaının 13.08.2021 tarihinde dava konusu aracı halihazır durumuna bakara, beğenerek satın aldığını, almadan önce de kontrol ettiğini, buna rağmen aracın satın alma sırasında ayıplı olduğunun ya da daha sonrasında ayıp meydana geldiğinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, sıfır km olarak alınan araçta daha sonra oluşan arıza sebebiyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta kasten ve ağır kusuru ile gizlenmiş bir ayıp da bulunmadığını, yine kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, iddia olunan arıza nedeniyle yetkili servise gidildiğinde; bu hususun kolaylıkla tespit edilmiş olduğunu, o halde davacının TTK'nin 25/3. maddesindeki 8 günlük muayene ve ihbar mükellefiyetine uymadığını, alıcının ayıbı 27.0.2021 tarihinde öğrendiğini, 2 aydan fazla zaman geçtikten sonra 02.11.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, kullanım sebebiyle oluşan değer kaybının tespit edilmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Otomotiv San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir satım akdinin bulunmadığını, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksikliğin söz konusu olmadığını, mastik uygulamasının göz hoş görünmemesinin gizli ayıp teşkil ettiğini, aracın kullanımına ve araçtan faydalanılmasına olumsuz bir etkisi bulunmadığını ayrıca mastik uygulamasına görsel bütünlük hassatiyeti ile müdahalede bulunulması halinde de bu durum değer kaybına neden olmayacağını, olası değer kaybının ancak hasar sonrası tavan boyanması durumunda olacağını ayrıca ... Garanti ve Servis Kılavuzu'nda belirtildiği üzere, satın alınan ... aracın ticari veya mesleki amaçlı kullanılması halinde "Ticari Garanti Şartları" 'nın geçerli olacağını, malın garanti süresi içinde gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde; işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamirinin yapılacağını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmaması, en önemlisi araçta onarılması gereken herhangi bir teknik çözümsüzlük olmaması nedeniyle davacının taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak; öncelikle davanın husumetten reddini, aksi kanaat halinde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının davaya konu aracı 13.08.2021 tarihinde satın aldığı, araçtaki ayıba ilişkin 27.08.2021 tarihinde, gizli ayıba ilişkin 14 gün gibi makul kabul edilebilecek bir sürede davalıya başvurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalılardan 5.000,00 TL masraf ve 20.200,00 TL bedelde indirim olmak üzere toplam 25.200,00 TL talep edebileceği, davacının davalıları dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair bir delil bulunmadığından, dava tarihi olan 09.12.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, taraflar tacir olduğu için talep gibi işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği.." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekili, davalı ... Otomotiv San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayıbın, satılan malda ortaya çıkan ve alıcının maldan tümüyle ya da gereği gibi yararlanamaması sonucunu doğuran eksiklik ya da bozukluklar olduğunu, dava konusu araçta belirtilen tanıma uyan bir ayıp bulunmamakta olduğunu, aracın sorunsuz bir şekilde kullanılmaya devam edildiğini, davacının ayıp olarak nitelendirdiği durumun, (herhangi bir şekilde ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere) dava konusu araçtaki mastik uygulamasına ilişkin olup aracın görsel bütünlüğü ile ilgili olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun teknik inceleme açısından yetersiz olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Otomotiv San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksikliğin söz konusu olmadığını, raporun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ayıplı araç iddiası nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak belirtmek gerekir ki; Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK ve 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekir. Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK 'nun 207.maddesi) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK'nun 23.maddesi). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1 ve 1-c hükmü de uygulanacaktır. Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karışı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır: Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 21/1-c. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için bu durumu bu süre içerisinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 21/1-c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanunun 223. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır. Alıcının muayene süresini kaçırdıktan sonra yapacağı ayıp ihbarı hukuken sonuç doğurmayacağı gibi, alıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanamaz.(Yargıtay 19.H.D.nin 2015/17709 E, 2016/8206 K, 19.H.D.nin 2016/5159 E, 2017/915 K, 19.H.D.nin 2012/9334 E,2012/18827 K, 19.H.D.nin 2015/12062 E,2016/5585 K, 19.H.D.nin 2012/13847 E.2013/982 K sayılı ilamları). Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanununun 227. maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. TBK'nun 231.maddesine göre, satıcı daha uzun süre için kefalet etmemiş ise, satılanı ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile alıcıya teslimin gerçekleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. TBK'nun 227.maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Dosya arasındaki bilirkişi raporlarında araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu açıkça belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporu, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygundur. Araçta meydana gelen arızanın garanti süresinde meydana geldiği, arızadan hemen sonra yetkili servise aracın götürüldüğü dosya kapsamından anlaşılmakla, ayıbın gizli ayıp olduğu da rapor ile tespit edildiğinden, ayıp ihbarının derhal yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Aracın servise götürülmesi de somut olay açısından ayıp ihbarı niteliğindedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5180 Esas, 2020/4973 Karar) ve ayıp ihbarı esasen geçerlilik şartına tabi değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25/05/2016 tarih ve 2014/19-861 Esas, 2016/632 Karar). Tüm açıklamalar ışığında, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bulunmasına, araçta gizli ayıbın bulunduğunun tespit edilmesine, davalıdan 0 km'de alınan aracın gizli ayıplı olması sebebiyle davacının bu ayıba katlanma yükümlülüğünün bulunmamasına (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2022/2869 Esas, 2023/604 Karar; 2025/1840 Esas, 2025/4114 Karar), üretici-imalatçı firmanın araca garanti vermesi halinde diğer davalı satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulünün gerekmesine (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi., 24/10/2019 T., 2019/629 Esas, 2019/4932 Karar), dosya içindeki garanti belgesinde böyle bir yükümlülüğün olduğunun anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; her iki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. vekilinin ve davalı ... Otomotiv San. A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş. yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.721,41 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan toplam 430,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.291,05 TL istinaf karar harcının davalı ... Otomotiv Paz. Tic. ve San. A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalı ... Otomotiv San. A.Ş. yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.721,41 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan toplam 430,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.291,06 TL istinaf karar harcının davalı ... Otomotiv San. A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 4-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililere İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. ...