İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taşıma işi yapan müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 26.562,76-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını, takibe ilişkin olarak mernis adresine çıkarılan ödeme e…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1430 KARAR NO: 2025/2209 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/04/2021 NUMARASI: 2017/1190 Esas - 2021/377 Karar DAVA: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/11/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taşıma işi yapan müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 26.562,76-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını, takibe ilişkin olarak mernis adresine çıkarılan ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi nedeniyle tebliğden haberdar olunamadığını ve takibin kesinleştiğini, ilamsız takipte borcun sebebi olarak 20 adet faturadan bakiye alacak belirtilerek ödeme emri ekinde yansıma gelir-miktar farkı açıklamalı 20 adet faturadan bahsedildiğini, takibe konu faturalardan müvekkilinin haberi olmayıp davalı şirkete borcun bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı taşıma işinde ağırlık olarak ..... ile ...Mağazalarının depolarına mal teslimi yaptığını, müvekkili tarafından taşınan malzemeler depo sorumlularına teslim edilmekte olup, şayet taşınan mallarda sipariş fazlası, eksiği, malzemenin hasarlı olması ya da malın başkaca bir nedenle alınmaması halinde depo sorumluları ile aracın şoförü tarafından durum tespit edilerek tutanak tutulduğunu, sonrasında davalı tarafından gerekli sayım ve incelemeler yapılarak tutanağa bağlanan ürünlerdeki hasar veya eksiklik taşımadan kaynaklanmışsa malın bedelinin talep edilebildiğini, dava konusu olayda müvekkilinin davalı şirket deposundan teslim aldığı ürünleri eksiksiz şekilde ilgili mağaza depolarına teslim ettiğini, müvekkili tarafından depoya yapılan mal teslimlerinde veya sonrasında taşıma işinden kaynaklı olarak eksik veya hasarlı teslim yapıldığına dair müvekkiline yapılmış bir bildirim veya düzenlenen bir tutanak bulunmadığını, müvekkiline tebliğ edilmemiş ve müvekkili tarafından ticari kayıtlara alınmamış, varlığından haberdar dahi olunmayan faturalardan sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin borcun varlığını yasal deliller ile kanıtlaması gerektiğini belirterek, müvekkilinin İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ve takibe konu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın sorumluluğu altında gerçekleştirilen nakliyeler esnasında meydana gelen hasar, zarar veya çalınma gibi hadiselerle ortaya çıkan zarar ile ilgili ödemeler için, davacı nakliyeciye yansıtma faturaları kapsamında rücu edildiğini, müvekkili firmanın da tedarikçi vasıtasıyla nakliye hizmeti verdiği müşteri firmalara karşı aynı şekilde sorumlu ve borçlu durumunda olduğunu, davacı tarafın, sorumluluğu altında gerçekleşen nakliyelerde ürünlerin hasarlanması, varış adresinde eksik bulunması veya çalınma gibi zarar doğuran tüm fiil ve sonuçlardan hukuken sorumlu olduğunu, müvekkili şirket müşterilerinin de müvekkili firmayı aynı şekilde sorumlu tuttuğunu, davacı tarafın kusuruna istinaden doğan hasar ve zarar bedellerinin de bizzat müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacının üstlendiği nakliye sırasında doğan zarar nedeniyle müşterisi tarafından müvekkiline düzenlenen faturaların davacıya aynen yansıtıldığını, davacı adına düzenlenen söz konusu her bir faturanın altında, olayın oluş şekline göre gerek eksik, fazla, hasarlı ürün tutanak formu, gerekse de müşteri firmanın irsaliyeleri üzerinde eksiklik veya hasara ilişkin bilgilerin tutanak altına alınarak davacı veya nakliye için görevlendirilen araç sürücüsü tarafından imzalandığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu faturaların kayıtlı olduğu, davacının defter ve kayıtlarında ise takip konusu faturaların kayıtlı olmadığı, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda bulunduğu, davalı taraf yemin deliline dayandığından davacıya usulüne uygun yemin metni tebliğ edilerek yemin yaptırıldığı, davalı tarafça malzemelerin hasarlı/eksik teslimi veya davacının taşıma işinden kaynaklanan zarara dair ve takip konusu faturalarının davacıya tebliği hususunda taşımadan kaynaklı zararın oluşup oluşmadığı hususunda ispata yönelik yeterli delil ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacı tarafından gerçekleştirilen nakliyeler esnasında meydana gelen hasar, zarar veya çalınma gibi hadiselerle ortaya çıkan zararlar müşterisi tarafından müvekkiline yansıtılmış olup, müvekkilinin de kendisine yansıtılarak hak edişinden düşülerek tahsil edilen bu faturaları davacıya yansıttığını, bu nedenle müvekkilinin alacak hakkı doğmasına rağmen bu hakkın yasal dayanağının mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın, sorumluluğu altında gerçekleşen nakliye işlemlerinde nakledilen ürünlerin hasarlanması, eksiklik bulunması veya çalınması gibi zarar doğuran tüm fiil ve sonuçlardan hukuken sorumlu olduğunu, davacının gerçekleştirdiği taşımalar nedeniyle müvekkili şirket tarafından müşterilerine yapılan ödemeler müşteri firma kayıtlarından da tespit edilebilecek iken mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı adına düzenlenen yansıtma konulu her bir faturanın altında, olayın oluş şekline göre gerek eksik, fazla, hasarlı ürün tutanak formu, gerekse de müşteri firmanın irsaliyeleri üzerinde eksiklik veya hasara ilişkin bilgilerin tutanak altına alınarak davacı şahıs veya nakliye için görevlendirilen araç sürücüsü tarafından imzalandığını, bilirkişi raporunda da davacı adına fatura düzenlenmesinde ve ilgili bedelin borç kaydedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti sırasında taşıma konusu emtianın zayi edilmesi veya hasarlanması sonucunda, davalı tarafından dava dışı müşterilerine ödenen zarar bedelinin fiili taşıyıcı olan davacıdan tahsili istemiyle başlatılan takip dayanağı faturalar nedeniyle, davacı taşıyıcının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Somut olayda; davalının müşterilerine ait emtianın davalının deposundan müşterilerinin iş yerlerine taşıma işinin davacı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, davacının üstlendiği taşımalar sırasında meydana gelen zayi ve hasarlar nedeniyle tutulan tutanaklar doğrultusunda, oluşan zarar bedelinin müşterileri tarafından davalıya fatura edilerek davalının hak edişinden kesildiği, davalı tarafından da söz konusu faturalar nedeniyle uğranılan zarar kapsamında davacıya hitaben miktar farkı ve yansıtma geliri açıklamalı 20 adet fatura düzenlediği, söz konusu faturaların İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip konusu edildiği, davacı tarafından da bu faturalar ve takip dosyası nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ; orijinal teslimat irsaliyelerinde eksik ,fazla malzemelerin üstünün çizilerek düzeltmelerin yapıldığı,bu irsaliyelerde taşıyıcı davacı veya araç şöförü ile teslim alanın imzası bulunduğu ,sonrasında bu imzalı irsaliye verilerine göre depo giriş kayıtlarının tutulduğu ,eksik veya hasarlı çıkan malzeme olduğunda malzeme bedelinin tedarikçi tarafından ...Lojistiğe fatura kesildiği ,davalının ...Lojistiğin aynı miktarı ...'ye fatura ettiği,davalının kanuna uygun tutulan ticari defterleri ve dayanak belgelerinin incelenmesinden davalının cari hesaptan (28.407,98-TL) yansıtma faturalarından alacaklı olduğunun tesbit edildiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından düzenlenmiş olan yansıtma faturaları davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, faturaların davacıya teslim veya tebliğine dair de herhangi bir delil sunulmamıştır. Ancak sunulan sevk irsaliyeleri ,tedarikçilerin davalı adına düzenlediği hasar faturalarına tüm delillere göre; her bir taşımada ürünlerin teslimi esnasında eksik veya hasarlı ürün tespiti halinde bu hususun eksik veya hasarlı ürünün cinsi ve miktarı da belirtilerek ilgili sevk irsaliyesi üzerine şerh düşülmek ya da tespit tutanağı düzenlenmek suretiyle kayıt altına alındığı, takip konusu yansıtma faturalarına dayanak tüm irsaliyeler ile tutanaklarda bizzat davacı veya davacının araç sürücüsünün imzasının bulunduğu, bu şekilde tespit edilen eksik veya hasarlı ürün bedellerinin davalının müşterileri tarafından davalıya fatura edildiği, davalı tarafından da kendisine fatura edilerek hak edişinden kesilen bu tutarların davacıya fatura edilerek söz konusu faturaların takip konusu edildiği sabittir. TTK'nın 889. maddesi uyarınca "eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir." Somut olayda davalı tarafından davacıya zayi ve hasara ilişkin bildirim yapılmamışsa da, teslim sırasında düzenlenen ve davacı veya çalışanı şoförlerin de imzasını taşıyan tutanaklar ile eksik veya hasarlı ürünler kayıt altına alınmış olmakla, davalı tarafça davacıya süresinde hasar bildirimi yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda ürünlerin taşıma sırasında ziya veya hasara uğramadığını ispat yükü davacı taşıyıcıda olup, davacı tarafça bu hususta hiç bir delil ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından ayrıca sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına dair de hiç bir delil sunulmamıştır. Dolayısıyla taşıyıcı sorumluluğu nedeniyle düzenlenmiş olan takip dayanağı yansıtma faturalarının dayanakları ile kanıtlanmış olup, davacının davalıya söz konusu faturalar nedeniyle borçlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece emtiaların mühürlenerek davacıya teslim edeldiği ,hasar veya eksikten sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.Davacı ;davalıya karşı taşıma taahhüdünde bulunmuş olup ,davalının taşımayı taahhüt ettiği tedarikçilerden mal teslim alırken ihtirazi kayıtsız teslim aldığı mallarda çıkan eksiklik nedeniyle davalının tedarikçilere ödemek zorunda kaldığı bedellerden davacının sorumlu tutulması gerekir.Diğer yandan İİK'nın 72/4. maddesi; ".. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez .." şeklindedir. Somut olayda ise davacının talebi üzerine mahkemece İİK'nın 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmişse de, takdir edilen teminat yatırılmadığından tedbir infaz edilmemiş olup, İİK'nın 72/4 maddesinde düzenlenen tazminat talep koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2021 Tarih 2017/.... Esas 2021/. Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 453,63-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 278,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 26.562,76-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 453,62-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025