11. Hukuk Dairesi 2013/6808 E. , 2013/21534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/169-2012/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2013/6808 E. , 2013/21534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/169-2012/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile yaptığı 01.10.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sağlık sigortası sözleşmesi ile sigorta kapsamına alındığını, müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak ödediğini, 27.11.2010 tarihinde davalının anlaşmalı kurumlarından olan Memorial Hastanesine diz ağrısı şikayeti ile başvuran müvekkiline yapılan muayene sonunda Patella Bozukluğu tanısı konulduğunu, müvekkilinin durumu sigorta şirketine bildirerek, hastanede yapmış olduğu masraf, gider ve tetkik ücretlerini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin verdiği 07.12.2010 tarihli cevapta, “Önceki mevcut hastalık" sebebi ile muayene, tetkik ve kontrol giderlerinin sigorta kapsamında olmadığını beyan ederek tazminat taleplerini reddettiğini, müvekkilinin hastaneye başvurmasında etken olan sorunun daha evvel yaşamadığı ve son 2-3 aydır eğilip kalkarken dizinde duyduğu ağrılar olduğunu, sigorta şirketinin müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yaptığı masrafların şimdilik 6.000.00 TL'yi bulduğunu, müvekkilinin bunun yanında manevi açıdan da kayba uğradığını, yaşadığı performans kaybı nedeniyle işten çıkarıldığını iddia ederek 6.000.00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 01.01.2010-2011 vadeli Sağlık Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, poliçe vadesi içinde meydana gelen hastalık ve kaza sebebiyle yapılan tedavi masraflarının poliçe şartları ve muafiyetleri içerisinde teminat kapsamında olduğunu, davacının poliçe öncesi meydana gelen bir rahatsızlığınının poliçe vadesi içinde nüksetmesi sonucu talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalının 27.11.2010 tarihinde Memorial Hastanesinde yapılan muayenesi sırasında saptanan “Patella Bozukluğu" rahatsızlığının, sağlık sigortası başlangıç tarihinden önce sigortalıda mevcut olan bir rahatsızlıktan kaynaklandığı, davacının bu rahatsızlığa dayalı maddi tazminat talebinin Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 14. maddesi gereğince poliçe teminatı dışında kaldığı, davacının poliçe teminatı içinde de olmayan manevi tazminat isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmişti 1-Dava, sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan 23.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu hastalığın önceden mevcut hastalık olduğundan bahisle davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Davacı vekili bu rapora karşı itirazlarını 28.12.2012 tarihli dilekçesiyle ileri sürmüş olmasına rağmen, mahkemece bu itirazlar ek rapor alınması yoluyla karşılanmamıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda davacının ilk rahatsızlığı ile son rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususu da ortaya konulmamıştır. Bu durumda, öncelikle davacının ilk ve son rahatsızlıkları da gözetilerek, bu rahatsızlıklar arasında uygun illiyet bağının olup olmadığı, davacının 7 yıl önceki rahatsızlığının tekrar nüksedip etmeyeceği, ilk rahatsızlığın son rahatsızlığa etki edip etmeyeceği hususlarına ilişkin olarak, dosyaya yansıyan rahatsızlık türü de dikkate alınmak suretiyle alanında uzman üç kişilik hekim bilirkişilerden oluşacak bir heyetten rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli değildir. Öte yandan; Sigorta Genel Şartları'nın 6. maddesi kapsamında tazminat ödenmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi de doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.