4. Ceza Dairesi 2021/41209 E. , 2024/13413 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk …
**4. Ceza Dairesi 2021/41209 E. , 2024/13413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen karar Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sözlerin kişilere yönelik olmadığına, beraatine karar verilmesine ve kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık savunması, Facebook paylaşımına ait çıktılar ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlediği yönündeki Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümdeki hapis cezasının orantılı olup olmadığı noktasındadır. Cezaların işlenen suçun ağırlığı ve kusurun derecesi, kast ve faili suça iten saikler ile orantılı olması çağdaş ceza hukukunun gereğidir. Orantısız ceza adaletsizlik yaratacağından suç ile bozulan kamu düzenini tesis etmekten çok kamu vicdanını rahatsız eder. Suç ile orantılı olmayan bir ceza aslında ceza değildir; cezalandırma görüntüsü altında yapılan bir haksızlıktır. Cezaların adil ve orantılı olarak uygulanmaması toplumda rahatsızlığa sebep olacaktır. Cezaların fiilin ağırlığı ve sorumluluk ile orantılı olmaması suça karşı mücadelede istenen amacı gerçekleştiremez. Ceza hukukunun amacı, toplumsal yaşamın devamı için gereken hukuksal değerleri korumaktır. Devlet, bu hukuksal değerleri korumak için sahip olduğu cezalandırma yetkisini istediği biçimde kullanamaz. Bu yetkisini kullanırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasını gözetmelidir. Faile, işlediği suçun ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbiri uygulanması zorunluluğu orantılılık ilkesi gereğidir. Bu ilke, cezaya ve güvenlik tedbirine hükmedilmesinde önemli bir sınırlayıcı unsurdur. Orantılılık ilkesi hem yasa koyucuyu hem de hâkimi bağlar. Orantılılık ilkesi, kişinin kusurunun gerektirdiğinden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına engeldir. Suç ile ceza arasında orantı bulunması iki yönden ele alınmalıdır. Birincisi kanunda unsurları belirtilmiş suç ile bunun karşılığı olan ceza orantılı olmalıdır. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İkincisi ise yasalarda orantılılık ilkesi gözetilse dahi bunu uygulayacak yargıca yönelik olanıdır. Yargıç soyut normu uygularken cezanın türünün belirlenmesinde ve alt üst sınır arasında cezayı bireyselleştirmede orantılılık ilkesine uygun hareket etmek ve suç ile faile verilen cezanın ölçülü olmasını sağlamalıdır. TCK madde 3- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Ceza Kanunu'nun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz. Şeklinde düzenlemeye yer vererek orantılılık ilkesini güvence altına almıştır. Somut olayda sanığın müştekilere hakaret eyleminden dolayı TCK 125/3a madde gereği para cezası seçme olanağı olduğu halde hapis cezası seçilmek suretiyle aleyhe uygulama yapılmıştır. Sanığa yükletilen hakaret suçunda 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken seçimlik cezalardan hapis cezasının neden tercih edildiği incelendiğinde bunun hangi toplumsal gereksinimi karşıladığı nasıl bir acil sosyal ihtiyaca karşılık geldiği denetime olanak verecek şekilde açıklanmamıştır. TCK 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ile örtüşmeyecek şekilde hapis cezası seçilmesi nedeniyle kararın bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.