T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2243 Esas KARAR NO: 2026/275 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/528 Esas- 2025/674 Karar TARİH: 30/09/2025 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2243 Esas KARAR NO: 2026/275 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2025/528 Esas- 2025/674 Karar TARİH: 30/09/2025 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu...A.Ş. ile müvekkili kurum arasında 12.09.2018 tarihli ticari amaçlı taşıt kredi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkili kurumun dava dışı... 'ya toplam tutarı 691.722,00 TL olan kredi kullandırmayı ve davalı borçluların da müteselsil kefil olmayı taahhüt ettiklerini, müvekkilinin toplam 691.722,00 TL krediyi kullandırdığını, davalıların müteselsil kefil olarak kefil olmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, asıl borçlu...'nın ise bu krediyi 36 eşit taksitte 1.093.393,28 TL olarak geri ödeme borcunu ifa etmediğini, son ödenen taksitin 12.07.2019 tarihli 10. taksit olduğunu, bu taksit itibariyle ödenmesi gereken anaparanın 560.897,65 TL kaldığını, müvekkilinin 11 ve izleyen taksitlerin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrinin dayanağı olan hesap kat ihtarları ve kredi sözleşmesinin ödeme emrinde gönderilmediğini, dava dışı asıl kredi borçlusunun ekonomik kriz sonucu Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/186 Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiğini ve iflas tasfiye işlemlerinin Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün .... İflas sayılı dosyası ile devam etmekte olduğunu, davacının aynı kredi sözleşmesine dayanılarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapmış olduğu takibi sadece asıl kredi borçlusu...A.Ş.'ye yönelttiğini, bu dosyada dava dışı şirket tarafından 10 adet rehinli aracın davacıya teslim edildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile asıl kredi borçlusu aleyhinde takip yapılmadığını, bu dosyadan sadece davalı müvekkilleri aleyhine takip yapıldığını, davacının öncelikle asıl borçluya yönelerek alacağını iflas müdürlüğüne bildirmesi gerektiğini, asıl borçlu aleyhinde takip yapmadan kefiller hakkında takip yapmasının yasal olmadığını, davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile sadece asıl alacak, icra gideri, vekalet ücreti talep ettiğini, bu talepler dışında yer alan 9.621,20 TL işlemiş faiz, 481,06 TL BSMV ve 375,41 TL ihtarname masraflarını talep edemeyeceğini, ayrıca dava tarihinden itibaren ana paraya işleyecek yıllık %46,56 oranında temerrüt faizi talep edemeyeceğini, talep edilen işlemiş faizin neye göre ve hangi oranlar üzerinden hesaplandığının belli olmadığını, bu nedenle, işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranlarına itiraz ettiklerini, sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırı olarak hazırlandığını, sözleşmenin üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmasını imkan verilmeden ve incelenmesine imkan sağlanmadan hazırlandığını ve müvekkillerine imzalatıldığını, delil sözleşmesinin geçersiz olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın bakiye kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67/1 hükmü kapsamında iptali davası olduğu, davacı şirket ile dava dışı ...A.Ş. Arasında 12/09/2018 tarihinde 691.722,00 TL ana paranın 36 ay vadeli olarak toplam 1.093.373,28 TL geri ödemesine ilişkin aylık % 2,59 aylık; yıllık % 31,08 ve gecikme faizi aylık % 3,88, yıllık ise % 46,56 oranları ile 36 ay vadeli olarak ödenmesine ilişkin taşıt kredisi sözleşmesinin imzalandığı, davalı borçluların söz konusu kredinin müteselsil kefili oldukları, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından Beyoğlu 18. Noterliği'nin 16/10/2019 tarih ve ......yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, söz konusu ihtarnamelerin davalıların sözleşmede yazılı adreslerine tebliğe çıkarıldığı, 18/10/2019 tarihinde taşınmazdan ayrılmış olmaları sebebiyle tebligatın yapılamadığı, sözleşme kapsamında bu tarihin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiği, ihtarnamede 1 günlük ödeme süresinin verildiği, sürenin son gününün hafta sonuna gelmesi sebebiyle davalı kefiller için temerrüdün 21/10/2019 tarihinde oluştuğu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle söz konusu kredi tutarının ödenmesinden TBK m.586 hükmü kapsamında dava dışı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacı şirket tarafından dava dışı...A.Ş. 'ne kullandırılan taksitli ticari taşıt kredisinin ödenmemesi nedeniyle davalılar ... ve ... hakkında T.C. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 30/01/2020 tarihinde başlatılan icra takibinde, ihtarname tarihi ile takip tarihi arasında, özellikle dava dışı asıl borçlu hakkında T.C. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki tahsilat da dikkate alınmak suretiyle davacının fazla tahsilat yaptığı ve iş bu dava tarihi itibariyle alacağının kalmadığı, her ne kadar sunulan son bilirkişi raporunda davacının takip tarihinde 48.783,59 TL alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş ise de, söz konusu hesaplamanın yapılan ara ödemeler dikkate alınmadan yapıldığı, temerrüt tarihi itibariyle davacının 602.139,77 TL asıl alacağı ve ferileriyle birlikte 604.932,19 TL alacağı bulunduğu, yapılan ödemeler sonrası davalılar aleyhine başlatılan takip tarihi itibariyle ise alacağının 16.395,49 TL olduğu, davalılar veya dava dışı borçlu şirket tarafından borca mahsuben yapılan 21/02/2022 tarihinde 16.395,49 TL, 24/03/2022 tarihinde 8.239,29 TL ve 28/05/2020 tarihinde yapılan 7.006,59 TL ödeme sonrasında davacının fazladan 854,48 TL tahsilat yaptığı, dava tarihi itibariyle alacağının kalmadığı ve iş bu itirazın iptali isteminde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın ve davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Yerel mahkemece verilen işbu kararın dosya içeriği ve hesaplamalara aykırı olduğu, bilirkişi raporlarının yanlış değerlendirildiği, davacı lehine oluşan rehin açığının göz ardı edildiği ve fazla tahsilat varmış gibi hatalı sonuçlara ulaşıldığı, hukuki yarar değerlendirmesinin hatalı yapıldığı, itirazın iptali davalarında hukuki yararın, takibin devamını sağlayıp sağlayamayacağına göre belirlendiği, takip tarihi itibarıyla alacak mevcutsa hukuki yarar olduğu, mahkemenin takip tarihine değil, daha sonra gerçekleşen tahsilatlara ve kendi yorumladığı hesaplamalara dayanarak hukuki yarar yokluğu sonucunun çıkarıldığı, hukuki yararın tespitinin dava tarihine göre olduğu, dava tarihinde davacı şirketin alacaklı olduğu, kefillere başvuru konusunda mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğu, TBK m.586 gereği müteselsil kefilin asıl borçlu ile birlikte ve aynı derecede sorumlu olduğu, rehinli araç satışından sonra rehin açığı belgesi alındığı, borcun tamamının tahsil edilemediği, bu durumda kefillere başvurmanın tamamen yasal olduğu, gerekçeli kararda, temerrüt sonrası ödeme hareketlerinin yanlış yorumlandığı, 2020 tarihli işlemler ile 2022 tarihli işlemler aynı potada değerlendir ilerek alacağın bittiği algısı yaratıldığı ve bu şekilde verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı ...A.Ş. arasında 36 ay vadeli, 691.722 TL tutarlı taşıt kredisi sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme ile akdi faiz oranının yıllık %39,15 temerrüt faiz oranının ise yıllık %46,56 olarak kabul edildiği, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, dava dışı asıl borçlunun kredi taksitlerini vadesinde ödememesi nedeniyle davacı tarafından hesabın kat edildiği ve dava dışı asıl borçlu ile davalılara kat ihtarnamesinin gönderildiği, davacı tarafından dava dışı asıl borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ve davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 91.730,33 TL asıl alacağın icra gideri ve vekalet ücreti ile tahsili talepli ilamsız icra takibi başlatıldığı, Mahkemece, sunulan deliller ve dosya kapsamı üzerinde öncelikle bankacı bilirkişiden rapor alındığı, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ..../03/2022 tarihli raporda davacının takip tarihi itibariyle alacağının olmadığının tespit edildiği, ardından aynı bankacı bilirkişi ile birlikte hesap bilirkişinden heyet oluşturularak rapor alınmasına karar verildiği, heyet olarak alınmasına karar verilen ..../11/2022 tarihli raporun hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlendiği ve takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının miktarının tespit edildiği, bankacı bilirkişinin ayrık rapor düzenleyerek kök rapordaki tespitlerini tekrar ettiği, bu rapora yapılan itirazlar nedeniyle başka bir iki kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı,.../06/2023 tarihli bu raporda davacının alacağının olmadığının ve hatta fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği, bu rapora da itiraz edilmesi üzerine yine iki kişilik başka bir bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve .../06/2024 tarihli bu raporda da davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunun tespit edildiği, Mahkemece .../06/2023 tarihli heyet raporu ile ilk alınan bankacı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve davacının davalılardan alacaklı olmadığı, dava tarihi itibariyle fazla tahsilat yaptığı kabul edilerek hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyada mübrez ikisi heyet diğerleri ayrı ayrı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların incelenmesi ile; davacının dava konusu ilamsız icra takibi tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespiti için öncelikle asıl borçlu hakkında başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasındaki alacak miktarının belirlenmesi ve bu dosyada rehinli araçların satışı ile elde edilen tutarın öncelikle faiz ve ferilerden mahsubu ile kalan bir alacak olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle alacağın tespiti için ise takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler yönünden, ödeme tarihleri itibariyle işlemiş temerrüt faizi de hesaplanarak ödemenin yine öncelikle faizden mahsup edilmesinin gerektiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile bankacı bilirkişi raporunda, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasındaki harç, vekalet ücreti gibi ferilerin hesaplamaya dahil edilmediği, oysaki yapılan ödemenin TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerden mahsubunun gerektiği, son alınan heyet raporunda ise hesaplama doğru yapılmakla birlikte, takip ve dava tarihi arasında tahsilatlar mevcut olup dava tarihi itibariyle alacağın tespiti gerekirken bu hesaplamanın yapılmadığı, ancak hesap uzmanı bilirkişi .... tarafından heyet adına düzenlenen ..../11/2022 tarihli raporda; öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına konu takip tarihi itibariyle asıl alacak ile rehinli araçların satışı suretiyle yapılan tahsilat tarihine kadar işlemiş faiz ile ferilerin hesaplandığı, tahsilatın öncelikle faiz ve ferilerden kalan kısmının ise asıl alacaktan mahsup edildiği, bundan sonra kalan 54.092,53 TL asıl alacağa bir diğer ödeme tarihi olan 20/01/2020 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek ödemenin mahsup edildiği, kalan 49.042,78 TL asıl alacağa yine bir diğer tahsilat tarihi olan .../01/2020 tarihine kadar temerrüt faizi işletildiği ve ödemenin mahsup edildiği, sonuç olarak bu davaya konu takip tarihi itibariyle davacının asıl alacak 45.961,36 TL, işlemiş faiz 527,66 TL ve daha önceki 3.351,03 TL bsmv ile takipten sonra işleyen faizin bsmv'si 2.499,66 TL ve ihtarname masrafı 375,41 TL'nin eklenmesi ile toplam 51.339,71TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu alacak üzerinden takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler için de aynı yöntem kullanılarak yapılan hesaplama neticesinde dava tarihi itibariyle davacının 34.578,08 TL asıl alacak, 10.674,22 TL işlemiş faiz, 5.911,87 TL bsmv alacağının bulunduğunun tespit edildiği, açıklanan hesaplama yöntemi ve yapılan tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından da dava dilekçesinde takipte talep edilen miktardan farklı olarak 41.734,29 TL alacak yönünden itirazın iptalinin talep edildiği ve dava dilekçesine ekli hesap tablosunda bu alacağın 31.256,62 TL'sinin asıl alacak, 9.621,20 TL'sinin işlemiş faiz, 481,06 TL'sinin bsmv, 375,41 TL'sinin ihtarname masrafı olduğunun açıklandığı anlaşılmakla Mahkemece, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 08/11/2022 tarihli rapor hükme esas alınarak takipte yalnızca asıl alacak talep edilmiş ve işlemiş, işleyecek faiz ile bsmv yönünden bir talepte bulunulmamış olduğundan, dava tarihi itibariyle bilirkişi tarafından tespit edilen tutardan daha düşük miktarda talep edilen 31.256,62 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin talep edilen şartlarla devamına ve fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalılar aleyhine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve reddolunan kısım yönünden davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı şekilde düzenlenmiş raporlar hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/.... tarihli, 2025/... Esas ve 2025. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın Kısmen Kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu ..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına itirazlarının 31.256,62 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden talep edilen şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Hüküm altına alınan 31.256,62 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.251,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,-Davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 2.135,14 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 254,07 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.881,07 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı ve 254,07 TL peşin harç toplamı 313,37 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 420,00 TL tebligat/ posta gideri ile 14.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere; toplam 15.170,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 11.675,35 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 75,00 TL dosya masrafı olan yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 18,83 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 31.256,62 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 10.477,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 270,00 TL dosya masrafı olan 1.953,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.