15. Ceza Dairesi 2013/9293 E. , 2015/21773 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,s…
**15. Ceza Dairesi 2013/9293 E. , 2015/21773 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların araba ile dolaştıkları sırada, daha önceden tanımadıkları müşteki ile karşılaşıp gideceği yere bırakacakları bahanesiyle müştekiyi arabaya aldıkları, daha sonra arabada telefon gelmiş numarası yaparak 1000 TL sadaka vereceklerini söylemeleri ve bu parayı müştekiye vermeyi teklif etmeleri üzerine müştekinin de bu teklifi kabul ettiği, ancak sanıkların tedavülden kalkmış olan ve üzerinde 1000 yazılı Peru parasını 1000 Euro gibi müştekiye verdikleri, 1000 euronun 2000 TL etmesi nedeniyle müştekiden geriye 1000 TL para vermesi gerektiğini söylemeleri üzerine, müştekinin de üzerinde bulunan 300 TL’yi ilk başta sanıklara verdiği, sonrasında sanıkların müştekinin kartından da 300 TL daha çekmek suretiyle toplam 600 TL parayı müştekiden aldıkları, müştekinin sonradan kendisine verilen paranın Euro olmadığını öğrendiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanıklar tarafından işlendiği anlaşılmakla haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 61/8 maddesi hükmü karşısında, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu cezanın belirlenmesi gerektiği halde gün olarak belirlenen adli para cezasının hemen paraya çevrilerek, indirimlerin bu miktar üzerinden yapılarak sanığa fazla ceza tayini ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 50. maddesi yerine 52. maddesinin gösterilmesi,