11. Hukuk Dairesi 2021/6336 E. , 2023/930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1568 Esas, 2021/906 Karar DAVA TARİHİ : 04.06.2015 HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/207 E., 2016/280 K. Taraflar arasındaki Yeniden İncelememe ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısm
**11. Hukuk Dairesi 2021/6336 E. , 2023/930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1568 Esas, 2021/906 Karar DAVA TARİHİ : 04.06.2015 HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/207 E., 2016/280 K. Taraflar arasındaki Yeniden İncelememe ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05. sınıfta ...markasının sahibi olduğunu, davalı tarafından davaya konu 2013/39893 başvuru numaralı ... marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini bunun üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunduklarını ancak itirazlarının reddedildiğini, itiraza konu marka başvurusunun müvekkili markası ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2015-M-2828 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere, karıştırmaya yol açabilecek nitelikte benzerliği bulunmadığını markaların farklı sınıflarda tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin nazara alınması gerektiği, davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun ...ibaresinden oluştuğu, yazıldığı biçimde okunduğu, bu haliyle orijinal türetme, ayırt ediciliği yüksek seviyede bulunan bir işaret olduğu, 5. sınıf ürünler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin de "..." ibaresinden oluştuğu, yazıldığı biçimde okunduğu, bu işaretin ilaç etken maddesinden türetilmiş olmadığı, görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davacı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetler içerisinde yer alan 5. sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; insan ve hayvanlar için diyetetik takviyeler (tıbbi amaçlı olmayan diyet maddeleri, diyet takviyesi olarak polen, tıbbi amaçlı olmayan hayvan yemi katkıları dahil). Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar." ürünlerinin satışı hizmetlerinin davacının markasının kapsamında yer alan 5. sınıf ürünlerle aynı türden olduğu, diğer hizmetlerin ise farklı türden olduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün alımlarında aynı markayı taşıyan mallardan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların davalı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet davacı markasınının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, anılan ürünlerin satışıyla ilgili mağazacılık hizmetinden istifade etmek isterken ilgili satın alma süresi içersinde davacının "..." ibareli markasıyla bu işletmeyi bağlantıracağı, anılan işletmeden sırf bu nedenle ürün tercihine yönelebileceği, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, bunun öteden beri kullanılan davacı markasının tüketiciler nazarında tesis ettiği imajın transferi sonucunu doğuracağı, zira işaret ve markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bunun gerekçesi konusunda herhangi bir mantıklı açıklamanın olmadığı kanısına varıldığından, davalı kurum kararının ve anılan karara istinaden gerçekleştirilen 35/6. sınıf tescilinin 5. sınıf ürünler bakımından hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kararı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bitkisel tedavi alanında 30 yılı aşan çalışmalar yaptığını, 3 ciltlik ansiklopedik alternatif tıp kitabının yazarı olan Herbarlist ... tarafından kurulduğunu, müvekkilinin davaya konu markaya sahip ürünlerinin ilaç değil, bitkisel takviye ürünü bulunduğunu, müvekkili şirket markasının davacı yanın markasından "görsel, işitsel, yazımsal" anlamda tamamen farklı olduğunu, markalar arası benzerliğin bölünerek değil, bir bütün olarak incelenmesinin ve karıştırılma ihtimalinin bütüncül değerlendirme üzerinden yapılmasının gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında anlamsal bir benzerliğin bulunmadığını, davalı başvurusunun konusu olan işaretin, davacıya ait tescilli markaya “toplu olarak bıraktığı umumi intiba” itibariyle- ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, taraf marklarının farklı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusu kapsamında yer alan 5 sınıfın 2-7. alt sınıflarındaki malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri, uzmanlık gerektiren ve konunun uzmanı kişileri ilgilendiren, doğası, kullanım amacı, dağıtım kanalları, üreticileri ve kullanım şekilleri itibariyle "tıbbi mastahzarlar" emtiasından tamamen farklı olan mallar olduğu, bu nedenle davacının itirazına mesnet markasının kapsamındaki "tıbbi müstahzar" emtiası ile dava konusu marka başvurusu kapsamındaki 5/1. sınıf dışındaki tüm malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin farklı bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, mahkemece 5. sınıfın 2-7. alt sınıflarındaki ürünlerin satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri ile davacının mesnet markasının kapsamında bulunan "tıbbi müstahzarlar" emtiasının benzer görülmesinin yerinde bulunmadığı, sadece 5/1. sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne davalı TPMK YİDK'nın 2015/M-2828 sayılı kararının, 35/6. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler, ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri bakımından iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı adına tescilli 2013/39893 sayılı markanın, 35/6. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler, ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair yönden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece ve istinaf yargılaması neticesinde de sabit olduğu üzere davaya konu markalar arasında görsel ve işitsel bakımdan karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzerlik olduğu, her ne kadar 05. sınıf emtialar ve hususiyetle ilaç markaları yönünden ilgili tüketici kitlesi ortalamanın üstü bir tüketici olarak kabul edilmekte ise de bu durum söz konusu tüketici kitlesinin mutlak surette markalar arasındaki her ayrıntıyı fark edebilecekleri ve hiçbir koşulda markalar arasında iltibas yaşamayacakları anlamına da gelmediğini, bu noktada istinaf mahkemesinin davanın kısmen reddine yönelik kararının hukuka aykırı olduğu ve 35/6. sınıfta yer alan emtialar için davanın kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirkete ait ... markasının 35. sınıfın 06. alt grubunda yer alan emtiaları tereddütsüz bir şekilde müvekkili şirketin ...markası kapsamındaki 05. sınıf emtialar ile benzerlik gösterdiğinden tüketici ürünü müvekkili şirketin markası zannedebileceği gibi bu malları üreten işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine dahi kapılabilecekleri, bu yönüyle istinaf mahkemesinin 05. sınıf 2-7 alt sınıflardaki emtialara ilişkin haksız değerlendirmesinin bozmayı gerektirdiğini istinaf mahkemesinin 35. sınıf içerisine 05.01 sınıf ile 05.02.-07 sınıf emtiaları birbirinden ayırarak bir değerlendirme yapması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, ileri sürerek bölge adliye mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markları arasında arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığını, taraf markaları karıştırılacak derecede benzer olmayıp, aralarında iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.