12. Hukuk Dairesi 2025/7702 E. , 2026/1163 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Taraf…
12. Hukuk Dairesi 2025/7702 E. , 2026/1163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 19.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; Somut olayda, şikayetçi/alacaklı tarafından borçlu aleyhine örnek 44 nolu taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip (Şanlıurfa İcra Müdürlüğünün 2024/374548 Esas sayılı dosyası) başlatıldığı, takibin dayanağının Şanlıurfa 3. Noterliğinin 14.03.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı Makine Rehin Sözleşmesi uyarınca 15.000.000,00 TL alacak olduğu, takip sürecinde borçlu vekili tarafından sunulan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı’nın 2022/502 sayılı Ticari ve İktisadi Bütünlük (TİB) kararına istinaden 03.06.2024 tarihli icra müdürlüğü kararı ile takibin durdurulduğu, icra müdürlüğünce TMSF kararında yer alan “ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dahil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, bu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez” hükmü dikkate alınarak söz konusu kararın imtiyazlı alacakları ve dolayısıyla rehinli alacakları da kapsadığı gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak talebe konu TİB kararı incelendiğinde düzenlemenin rehinli alacakları kapsamadığı, adi alacak kavramının rehinli alacaklar dışındaki tüm alacakları ifade ettiği, adi alacakların kendi içerisinde imtiyazlı ve imtiyazsız alacaklar olarak ayrıldığı, imtiyazlı alacakların ise kanunda üç sıra halinde düzenlendiği, rehinli alacaklar ile masa alacakları ve önce ödenecek diğer alacaklardan sonra imtiyazlı alacaklılara ödeme yapılmasının öngörüldüğü, İİK’nın 206. maddesi uyarınca birinci sırada; işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak kazandıkları ihbar ve kıdem tazminatları, işverenlerin işçiler için kurulmuş yardım sandıkları veya benzeri yardım kuruluşlarına olan borçları ile aile hukukundan ... ve iflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş nafaka alacaklarının yer aldığı, ikinci sırada; velayet ve vesayet nedeniyle malların borçlunun idaresine bırakıldığı kişilerin bu ilişki sebebiyle ... alacaklarının bulunduğu, üçüncü sırada; ise özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacakların yer aldığı, bu açıklamalar ve İİK’nın 206/1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; rehinli alacakların imtiyazlı alacaklardan önce geldiği ve onlardan farklı nitelikte olduğu anlaşıldığından, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 33. maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi "...üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez..." şeklindedir. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışının talep edilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA şeklinde açıklamalı onama kararı verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun "Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışının talep edilemeyeceğinin tabii bulunmasına," şeklindeki açıklama ilave edilmeksizin yalın onanma kararına katılamıyorum.19.02.2026