6. Ceza Dairesi 2016/7294 E. , 2019/4543 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; İşlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişle araçlarla başlanılmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması suça teşebbüs başlığı altında 5237 sayılı TCK’nin 35. maddes…
**6. Ceza Dairesi 2016/7294 E. , 2019/4543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; İşlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişle araçlarla başlanılmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamaması suça teşebbüs başlığı altında 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesinde yerini alırken; aynı kanunun 36. maddesinde gönüllü vazgeçmeden bahsedilmektedir. Gönüllü vazgeçmede failin iradi hareketi ve çabası ile icra hareketlerinin terk edilmesi ya da suçun tamamlanmasının önlenmesi söz konusudur. Suç tamamlanmadan veya sonuca ulaşmadan önce vazgeçme geçerlidir. Gönüllü vazgeçme etkin pişmanlıktan farklıdır. Etkin pişmanlık suçun tamamlanmasından sonraki pişmanlığı düzenlemektedir. Suçun tamamlanmasından sonra suçun yol açtığı zararın giderilmesi, eski hale getirilmesi ya da malın iadesini kapsamaktadır. Suçun tamamlanması veya sonucun gerçekleşmesini önleme pozitif bir özellik taşır. Diğer bir deyişle sonucu önleyecek yeni bir faaliyetin icra edilmesi gerekir. O halde; Fail kasıtlı bir suç işlemesine yönelik olarak icra hareketine başlamalı, suç tamamlanmadan vazgeçmeli bu şekilde sanık vazgeçme ile suçun tamamlanması veya sonucun gerçekleşmesini önlemelidir. Gönüllü vazgeçme failin iradesi ile olmalıdır. Suçun tamamlanmasını önleyen çabada, aktif davranış önemlidir. Bunun için fail sonucu önleyici bütün olanaklarını seferber edip, bu suretle sonucun meydana gelmesini engellediğinde, fail için gönüllü vazgeçmeden ancak o zaman bahsedilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Mağdur ... 17.03.2014 günlü kolluk anlatımında özetle; arkadaşı ... ile birlikte 16.03.2014 günü saat 09.00 sularında dershanelerine gittikleri sırada sanığın yanlarına gelip önce “Üzerinizde para var mı” dediğini, olumsuz yanıt alması üzerine cebinden çıkardığı bıçağı doğrultup “Üzerinizde para bulursam kötü olur” şeklinde sözler sarf edip kendisinden 6,00 TL parayı zorla alarak olay yerinden ayrıldığını belirttiği, Mahkemenin 04.06.2014 günlü oturumunda ise “Olay günü arkadaşım ...'la birlikte dershaneye gidiyorduk, sabah saat 09.00 civarıydı, SSÇ biz giderken arkamızdan bize seslendi, kendisi yalnızdı, yanımıza geldi, paranız var mı diye sordu, biz de paramız var dedik, arkadaşta 1 TL vardı, bende 6 TL vardı, arkadaştan para almadı, benim param var ancak vermeyeceğimi söyleyince cebinden bıçağı çıkardı, veriyor musun vermiyor musun deyince ben de korkudan 6 TL'yi verdim” biçiminde açıklamada bulunduğu, Mağdur ... 17.03.2014 günlü kolluk anlatımında özetle; 16.03.2014 günü saat 09.00 sularında arkadaşı ... ile dershanelerine giderken yanlarına gelen sanığın “Üzerinizde para var mı” şeklinde konuştuğunu, paralarının olmadığını söylemeleri üzerine sanığın cebinden çıkardığı bıçağı tevcih ederek “Üzerinizde para bulursam kötü olur” dedikten sonra ...’a yönelip ondan 6,00 TL para aldığını belirttiği, Mahkemenin 04.06.2014 günlü oturumda “Az önce dinlenen arkadaşım ...'in beyan ettiği gibi olaylar gerçekleşmişti, bende 1 TL olduğunu öğrenince benim paramı almadı ve o sırada da henüz bıçak çekmemişti ancak arkadaşım ...'in yanına gidip onda 6 TL olduğunu ve fazla olduğunu öğrenince o da vermeyince bu kez bıçak çekip 6 TL'sini aldı” biçiminde açıklamada bulunduğu; aynı tarihli oturumda mahkemece mağdurun polis merkezindeki 17.03.2014 tarihli anlatımı okunduğunda aşamalardaki ifadelerinin aynı olduğu yönünde tespite yer verilmiştir. Ancak; Mağdur ...’nın aşamalardaki beyanlarında ve bu olayı bir ölçüde gören diğer mağdur ...’ın anlatımları arasında ortaya çıkan aykırılıklar dikkate alındığında, öncelikle duraksamalı hal usulünce giderilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 36. maddesinin uygulama olanağının takdiri gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ile yetinilip, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.