Hukuk Genel Kurulu 2017/1881 E. , 2020/127 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyi…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1881 E. , 2020/127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı Hazine vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı Hazine vekili 20.10.1981 tarihli dava dilekçesinde; çekişme konusu Gebze ilçesi Darıca ... mevkiinde kain 2095 parsele uygulanan tapu kaydının 12.05.1955 tarihli ve 47 numaralı tapu kaydından intikal ve ifraz edildiğini, ifrazdan önce 28.05.1954 tarihli ve 86 numaralı tapu kaydı ile miktarı arttırılarak ve sekiz adet tapu kayıtlarının birleştirilmesi ile tek tapu kaydı oluşturulduğunu, tevhit ve tezyide esas teşkil eden Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/93 E., 192 K. sayılı kararında Hazine hasım gösterilmediğinden ve 2644 sayılı Kanun’un 31. maddesi şartlarına uymadığından geçerli olmadığını, kaldı ki taşınmazın deniz kumsalı niteliğinde olduğunun saptandığını, deniz sınırı ile taşınmazın sınırlarının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı kararına göre uzman bilirkişiler aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, deniz ve onun tamamlayıcısı olan kumsal alanların devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde olduğunu ileri sürerek 2095 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesi ile üzerinde bulunan tesislerin kal'ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında da taşınmaz üzerinde arzi irtifak hakkı sahiplerinin davaya dâhil edilmesini istemiştir. Davalı Cevabı: 5. Dava, ... Sahil Mahallesi İmar İdare ve Bakım İşleri A.Ş.'ye husumet yöneltilerek açılmış olup, taşınmaz üzerindeki arzi irtifak hakkı sahipleri davaya dâhil edilmiştir.