11. Hukuk Dairesi 2011/2519 E. , 2012/9092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/234-2010/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2011/2519 E. , 2012/9092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2010/234-2010/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince davalı şirket aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Limburg an der Lahn Eyalet Mahkemesinde verilen 14.11.2008 tarihli 1 O 202/08 numaralı kararının kesinleştiğini ileri sürerek tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesine Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden bu sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan sözleşme ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmanın mümkün bulunduğu Türkiye'nin ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile açıkça belirttiği, söz konusu mahkemenin gıyapta verdiği kararın doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin, davalının savunma hakkını kısıtladığı ve MÖHUK.nun 54/c maddesi gereğince kamu düzenine de aykırı olduğu, ortada kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.