11. Hukuk Dairesi 2008/11319 E. , 2010/6208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 tarih ve 2004/466 - 2008/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları
**11. Hukuk Dairesi 2008/11319 E. , 2010/6208 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 tarih ve 2004/466 - 2008/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin boşandığı eşi ... ile davalı arasında 01.10.2002 ve 26.02.2003 başlangıç tarihli iki adet hayat sigortası imzalandığını, bu poliçelerde menfaattarın müşterek çocukları Göktuğ olduğunu, ...'ın geçirdiği trafik kazası sonucu 25.12.2003 tarihinde öldüğünü, usulüne uygun müracaata rağmen davalının vefat tazminatını ödemediğini ileri sürerek, şimdilik (5.000) Euro'nun temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu sigorta poliçelerinin usulüne uygun ihtara rağmen prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle 06.10.2003 ve 03.11.2003 tarihlerinde iptal edildiğini, poliçe tanzimi sırasında ...'ın dolantin bağımlısı olduğunun müvekkiline bildirilmediğinden ödeme yapmamalarında yasaya aykırı bir durumun bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının sigorta sözleşmelerini iptal ettiğini savunsa da bu konuda hazırladığı ihtarnamelerin usulünce tebliğ edildiğini kanıtlayamadığı, bu durumda poliçelerin yürürlükte olduğu, ölümün trafik kazasının etkisi ile ortaya çıkan beyin kanamasına bağlı bulunup sigorta ettirenin dolantin bağımlılığı ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (9.000) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 413.10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.