11. Hukuk Dairesi 2010/7000 E. , 2012/7291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2008/69-2010/49 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incele
**11. Hukuk Dairesi 2010/7000 E. , 2012/7291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2008/69-2010/49 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/05/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı müvekkili işyerinin çekme katının meydana gelen depremler ve kar ağırlığı sonucu çöktüğünü, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 30.000.00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, işbölümü ve yetki itirazında bulunarak, istemin zamanaşımına uğradığını, binanın yapısıyla ilgili doğru beyanda bulunulmadığını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortada beklenmedik ve ani risklerin teminat içine alındığı, davacı işyerinin 40-50 yıllık bulunduğu, deprem veya kar ağırlığı sonucu ani çökmenin olmadığı, bu yönde bir iddianın bulunmadığı, kargir ve ahşap olmasına rağmen betonarme olarak vasfının bildirildiği, oysa binanın yıllar içinde gerçekleşen deprem, kar, yağmur gibi doğal afetlere bağlı olarak yıpranma, ahşaptaki çürüme ve bakım eksikliğinden çökmeye maruz kaldığı, rizikonun teminat dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, işyerinin çekme katının çökmesi sonucu hasar meydana geldiği ve bina ile bir takım emtianın zarara uğradığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, davacının olay sonrası yaptırdığı tespit nedeniyle düzenlenen bilirkişi raporu, ekspertiz raporu ve hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamından çökmenin binanın bakımsızlığından, başka bir ifadeyle kendi ayıbından kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. TTK.nun 1278. maddesi hükmüne göre, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksine sözleşmede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur değildir. Öte yandan, taraflar arasındaki düzenlenen sigorta sözleşmesinin zorunlu bir parçası olan Yangın Sigortası Genel Şartları’nın 4.4. maddesinde de sigortalı şeylerin kendi ayıplarından meydana gelen zararların teminat dışında olduğu hükme bağlanmıştır. İbraz edilen poliçede sigortalı işyerinin kendisinin ayıplarından kaynaklanan zararların teminat içinde olduğuna dair aksine bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Esasen, böyle bir durumun varlığı da ileri sürülüp, ispat edilmemiştir. Ancak, somut olayda bazı hasarlanan değerler doğrudan sigortalanan kıymetin ayıbından da meydana gelmiş değildir. Binanın çökmesi sonrasında hasara uğrama söz konusu olmuştur. Başka bir anlatımla, emtia gibi sigortalanan değerler doğrudan doğruya kendi ayıplarıyla hasara uğramamış, ayıplı binanın çökmesine müteakip hasarlanmıştır. O halde, sigortalanan binanın kendi ayıbından dolayı hasara uğradığı, diğer kısımlarının ise, bu hasara müteakiben meydana geldiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında, davacının sigortalı işyerinin doğrudan kendi ayıbı nedeniyle hasarlanan kısımlarının teminat dışı olduğu, ancak ayıplı kısımlar dışında meydana gelen müteakip hasarın, genel ve özel şartlar ile diğer kanıtlar çerçevesinde teminat içinde kalıp kalmayacağı tartışılmadan, gerektiğinde bu yönde bilirkişiden ek rapor alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.