10. Ceza Dairesi 2023/7743 E. , 2023/6076 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1086 E., 2022/1788 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükm…
**10. Ceza Dairesi 2023/7743 E. , 2023/6076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1086 E., 2022/1788 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2019 tarihli ve 2019/25861 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2019/149 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2019/2649 Esas, 2020/2262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2020/21102 Esas, 2022/1406 Karar sayılı kararı ile; ''Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunu'n 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- (1) nolu bozma sebebine göre yapılacak araştırma sonucunda sanığın bu suçu "başka bir kullanma suçu" nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğinin tespiti durumunda ise; 5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesinin; ‘‘Bu Kanunun; a) 188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.’’ hükmü karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemesi,'' nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1086 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın olay tarihinde uyuşturucu madde kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2. Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, 3. Sanığın baskı ve tehdit sonucu suçu üstlenmek zorunda kaldığına, 4. Fiziki takip tutanağı ile sanıkların beyanlarının çeliştiğine, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalarda temyiz dışı sanıklar...'ın 7349/1 Sok. No:2 ....,/İzmir adresindeki ikamette uyuşturucu madde sattıkları ve temin etmiş oldukları uyuşturucu maddeleri de 7354/4 Sok. No:12 D:1 .....,/İzmir adresindeki ikamette zulaladıkları yönünde bilgiler elde edildiği, olay tarihinde 7349/1 Sok. No:2 adresi civarında fiziki takibe başlandığı, sürücü koltuğunda temyiz dışı sanık ...'in yolcu koltuğunda ise sanık ...'nin bulunduğu aracın adresin bulunduğu sokağa park ettiği, temyiz dışı sanık ...'in araçtan inerek bahse konu ikamete girdiği, sanık ...'nin araçta beklediği, bir süre sonra diğer temyiz dışı sanık ...'ın ikametten çıkarak 7354/4 Sok. No:12 D:1 adresindeki ikamete girdiğinin görüldüğü, akabinde elindeki poşetle ikametten hızlı bir şekilde çıkarak araçta bulunan sanık .....,'e poşeti verdiği ve 7349/1 Sok. No:2 adresindeki ikamete tekrar girdiği, kısa bir süre sonra aynı ikametten çıkan temyiz dışı sanık ...'in araca bindiği ve olay yerinden uzaklaştıkları, takip edilen aracın durdurulduğu, sanık ...'nin elinde bulunan poşeti ayaklarının altına attığının görüldüğü, usulüne uygun arama emrine istinaden araçta yapılan aramada, sanık ...'nin polis memurlarını görünce ayaklarının altına attığı poşetin içinde esrar, 7354/4 Sok. No:12 D:1 adresindeki ikamette yapılan aramada esrar ile iki hassas terazi ele geçirildiği, 7349/1 Sok. No:2 adresindeki ikamette ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, sanık ...'nin kullanıcı olduğu yönünde savunmada bulunduğu, sanığın bulunduğu araçta ele geçen uyuşturucu maddenin gizlenmemiş halde, tek parça ve kullanım sınırında olduğu dikkate alındığında, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği; suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri değerlendirilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği; sanığın savunmalarıyla suçunun nitelendirilmesine ve diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına yardımcı olması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında takdiren 1/2 oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin; suçun vasfına ve sübutuna, delillerin takdir ve tayinine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1086 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.