11. Hukuk Dairesi 2009/14239 E. , 2010/8102 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2009 tarih ve 2008/17 - 2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avuk…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14239 E. , 2010/8102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2009 tarih ve 2008/17 - 2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait treni binmek isterken 13.12.2007 tarihinde uğradığı tren kazasında sol kolunun kırıldığını, sağ bacağını diz altından ve sol ayak başparmağını birinci boğumdan kaybettiğini, davacının kara kuşak sahibi tekvandocu olup tekvandonun sadece ayaklarla yapılan bir spor olduğu düşünüldüğünde davacının işgöremezlik derecesinin % 100 olduğunu ileri sürerek, 100.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, meydana gelen kazada müvekkili kuruluş ve personelinde atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, tren 50 m kadar hareket ettikten, peronu çıkmak üzereyken davacının hareket halindeki trene binmez istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davalı idarenin % 15, davacının % 85 oranında kusurlu olduğu, olay tarihi itibariyle 15 yaşında olan davacının olay sonucu beden tamlığının ihlali nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüler ve hatta yaşam boyu duyacağı acı ve üzüntüler nedeniyle BK'nun 47. maddesi uyarınca adalete uygun bir tazminatla huzur duygusuna kavuşturulması, duyduğu elem ve acının kısmen de olsa kaşılanmasının gerektiği sonucuna varılarak, 35.000 YTL manevi tazminatın 13.12.2007 olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.