T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/779 - 2026/930 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/779 KARAR NO : 2026/930 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2023/67 E. - 2023/363 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/779 - 2026/930 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/779 KARAR NO : 2026/930 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2023/67 E. - 2023/363 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2023 tarih ve 2023/67 E. - 2023/363 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2022/138098 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun, 6769 sayılı SMK'nun 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından kısmen reddine dair verilen kararın isabetli olmadığını, dava konusu markanın ayırt edici nitelik taşıdığını, tanımlayıcı olduğundan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in marka başvurusununu reddine dair 2022-M-18324 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuruya konu "..." ibaresinin başvurudan çıkartılan mal/hizmetler yönünden marka algısı yarattığı, somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, markayı gören ortalama dikkat ve özene sahip tüketicinin (iç- dış giysiler hariç) başvuru kapsamından çıkarılan hizmetleri hiçbir özel zihni çabaya mahal vermeden doğrudan doğruya, hiç düşünmeden aklına getirmeyeceği, bu mal ve hizmetlerin vasıf, cins, nitelik ve özelliklerini bildirir nitelikte ve tanımlayıcı olmadığı ancak yine uyuşmazlık konusu olan ve 35. sınıfta yer alan "iç- dış giysiler" yönünden, "..." kelimesinin yüz bölgesini kapatan örtü olup, neticeten yüzü kapatan ve yüze giyilen bir giysi olduğu, bu minvalde 35.05 mal/ hizmet sınıfında "iç-dış giysi" bakımından tanımlayıcı olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-18324 sayılı kararının 35. Sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." kelimesinin giysi anlamına gelmediğini, yalnızca "örtü" anlamını taşıdığını, başvuru kapsamından çıkarılan "iç-dış giysiler" yönünden tanımlayıcı olmadığını, nitekim dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da ibarenin tanımlayıcı olmadığının ve ayırt edicilik taşıdığının açıklandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin "yüzün tamamını veya gözler hariç bir kısmını kapatmaya yarayan bir çeşit örtü" anlamına geldiğini, ilgili sektörde genel ve tanımlayıcı bir ibare olduğunu, markasal ayırt ediciliği sağlamadığını, vasıf belirten/ tanımlayıcı bir sözcüğün tek bir şahsın inhisarına bırakılamayacağını, aksi halin rekabetin haksız biçimde sınırlanması anlamına geleceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 2022/138098 sayılı "..." ibareli markanın 35.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusunun, davalı Kurum tarafından dava konusu YİDK kararı ile "..." ibaresinin "yüzün tamamını veya gözler hariç bir kısmını kapatmaya yarayan bir çeşit örtü" anlamına geldiği, belli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, ayırt ediciliğinin bulunmadığı, tanımlayıcı nitelik taşıdığı belirtilerek SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda, "..." ibaresinin "yüz örtüsü" anlamında kullanıldığı, doğrudan başvuru kapsamından çıkarılan malları akla getirmeyeceği, ayırt ediciliğinin bulunduğu ve tanımlayıcı olmadığı açıklanmıştır. Sonuçta mahkemece, bilirkişi raporundan kısmen ayrılmak suretiyle, "..." ibaresinin, yüzü kapatan ve yüze giyilen bir giysi olduğu, bu minvalde 35.05 mal/ hizmet sınıfında "iç-dış giysi" bakımından tanımlayıcı olacağı, başvuru kapsamındaki diğer hizmetler yönünden SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ne var ki mahkemece, hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyemeyeceği meselelerden olan "..." ibaresinin ilgili sektörde genel ve tanımlayıcı bir ibare olup olmadığı, markasal ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı hususunda, kişisel bilgisine dayalı olarak bilirkişi raporundan ayrılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, "..." ibaresinin "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler" malları bakımından her bir mal için ayrı ayrı değerlendirilme yapılmak suretiyle, başvuru ibaresinin SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında ayırt edicilik taşıyıp taşımadığının ve tüketici kitlesinin bu ibareyi marka başvurusu tarihinden önceki dönemde SMK'nın 5/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı olarak görüp görmediğinin, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerden olup olmadığının, tekstil mühendisi, moda sektör uzmanı ve marka vekilinden oluşan yeni bir heyet aracılığıyla incelettirilip değerlendirilmesi ve bu şekilde taraf vekillerinin de iddia ve savunmalarının karşılanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu itibarla somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, taraflar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, taraflar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/11/2023 gün ve 2023/67 E. - 2023/363 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'şar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.