11. Hukuk Dairesi 2022/4888 E. , 2023/6905 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/907 Esas, 2022/533 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/713 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun fa…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4888 E. , 2023/6905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/907 Esas, 2022/533 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/713 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun faiz başlangıç tarihi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde kamulaştırma kararı olmadan trafo binası yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kabulüne ilişkin verilen kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin ödeme yaptığını belirterek 457.231,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, bu nedenle işletme hakkı devir sözleşmesi öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, icra dosyasına ilişkin olarak müvekkiline bildirimde bulunulmadığını, davacının söz konusu davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkı bulunmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işletme hakkı devir sözleşmesi 7.4. maddesi uyarınca el atma ve işletme hakkı devir sözleşmesi tarihine göre sorumluluğun davalıya ait olduğu, davacının ödediği tüm bedeli davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 457.231,00 TL'nin ödeme tarihi olan 09.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, davaya dayanak mahkeme kararında tescilin davacı taraf adına yapılmasına karar verildiğini, davacının kendi adına yapılan tescilin bedelini müvekkilinden talep ettiğini, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, rücuya esas dava açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, dava dışı kooperatifin kendi kullanımında olan trafo için kamulaştırmasız el atma tazminatı istediği hususunun mahkemece irdelenmediğini, müvekkili ile rücuya esas davanın davacısı arasında akdedilen protokolün dosyaya sunulmadığını, bahsi geçen devir protokolü olmadan kök davaya konu tesislere ilişkin sorumluluğun müvekkilinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, mahkemece tescil hususunun irdelenmediğini, davacının ödediği tutarı ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte talep etmesinin işletme hakkı devir sözleşmesine aykırı bulunduğunu, dava açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, rücuya esas davada davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin talep edilen bedelden düşülmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ödeme tarihi 14.04.2014 olarak belirtildiği halde yargılama sırasında ödeme tarihi 09.01.2015 olarak belirlendiğini, bu durumda davanın kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ödeme tarihlerinin iki farklı tarih olduğu, bu anlamda tüm alacağa tek bir ödeme tarihi üzerinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne 457.231,00 TL'nin 416.425,04 TL'sine ödeme tarihi olan 09.01.2015 tarihinden, 40.805,96 TL'sine ödeme tarihi olan 21.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, faiz başlangıç tarihinin ilk ödeme tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak talebidir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.