11. Hukuk Dairesi 2009/2755 E. , 2011/1123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.07.2007 tarih ve 2005/295-2007/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan
**11. Hukuk Dairesi 2009/2755 E. , 2011/1123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.07.2007 tarih ve 2005/295-2007/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı bulunduğu davalı anonim şirketin 03.05.2001 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ve B grubu hisse senedi sahipleri özel toplantısında şirket sermayesinin (4.114.000.000.000) TL'den (25) trilyon liraya çıkarılmasının, artırılan sermayenin ise iştirakler yeniden değerlendirme artış fonundan bir kısım ortaklarca konulacak ayni sermaye ile karşılanmasının kararlaştırıldığını, toplantıdan önce TTK.nun 394 ncü maddesi uyarınca ortaklara rüçhan haklarını kullanma olanağı tanınmadığı gibi müvekkilince toplantıda dile getirilen bu talebin kabul edilmediğini, nakdi sermaye artışı olanakları araştırılmadan ve ortaklara bu hak tanınmadan ayni sermaye artışına gidilmesinin objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kaldı ki bir kısım ortaklarca sermaye artışına karşılık tevdi edilen halka açık olmayan grup şirketlerine ait hisse senetlerinin kısa vadeli getirisi olamayacağını, zaten sermayelerin değer takdirine ilişkin bilirkişi raporlarının ortakların incelenmesine sunulmadığını ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yönetim kurulunca dış kaynaklardan sağlanacak sermaye artışının ayni olarak yapılmasının kararlaştırıldığı, ilanların da bu yolda gerçekleştirildiğini, genel kurul ve imtiyazlı pay sahipleri kurullarının iradesinin de ayni sermaye artırımında rüçhan hakkının kullanılmaması yönünde oluşmasının TTK.nun 394. maddesine aykırı olmadığını, bununla sermaye artırımının daha çabuk ve kolay gerçekleştirilmesinin sağlandığını, ayni sermaye olarak konulan şirket paylarına sahip olan davacının bu olanağı kullanmadığını, kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu, kaldı ki TTK.nun 381 nci maddesine uygun muhalefet şerhi konulmadığından dava hakkı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, şirket kayıtlarına, genel kurul tutanaklarına ve bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak, yönetim kurulunca yapılan ilanda TTK.nun 394 ncü maddesine aykırı olarak (11) gün süre verildiği, genel kurul kararında yeni payların kısmen veya tamamen 3. kişilere bırakılması konusunda bir karar alınmadığı, şirket anasözleşmesinin 10. maddesiyle de rüçhan hakkının tanındığı, şirkete para girişi sağlamak amacıyla sermaye artışına gidilmesine karşın özvarlığı eksi değerdeki grup şirketleri hisse senetlerinin ayni sermaye olarak davalı şirkete katılmasının ekonomik bakımdan riskli olduğu, davacının payının %4,1676’dan %1,5’a düşürüldüğü, kararın hak ve nesafet ile objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.10.2004 tarihli kararı ile mahkeme kararı davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davalı holdingin sermaye artırımına ihtiyacı olduğu, artırımın niteliği gereği davacının TTK.394 maddesi uyarınca rüçhan hakkının bulunmadığı, şirket tarafından zamanında duyuru yapılmasına rağmen davacının hisselerini sermaye olarak koymadığı, kararın iptalini gerektirir bir durumun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.