T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2189 - 2025/2484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2189 KARAR NO : 2025/2484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : 2024/545 E. - 2025/536 K. DAVANIN KONUSU : Haksız rekabetin men'i, tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2189 - 2025/2484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2189 KARAR NO : 2025/2484 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : 2024/545 E. - 2025/536 K. DAVANIN KONUSU : Haksız rekabetin men'i, tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/07/2025 tarih ve 2024/545 E. - 2025/536 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketlerde yıllarca üst düzey görev yapan davalılar genel koordinatör ..., proje müdürü ..., dış ticaret müdürü ...'nun 04.09.2013 tarihinde aynı gün birlikte iş yerinden ayrılarak 3 ortaklı davalı ... Ltd.Şti.'yi kurduklarını, davalı şirketin iştigal konusunun davacı şirketlere aynı olduğunu, davalı şirketin kurucularının davacı şirketlerde üst düzey yönetici olarak şirketin bütün veri tabanına hakim olmakla birlikte davacı şirketlere ait müşteri, tedarikçi, fiyat bilgileri, dokümanlar, yazışmalar ve özellikle makine projeleri ile çeşitli teklif mektupları ve posta bilgileri bulunmakta olan zimmetlenmiş notebooklarıda yedinde götürdüklerini, talebe rağmen bunları teslim etmediklerini, Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/168 D.iş dosyası ile yapılan tespitte şirket veri bilgilerinin teslimden önce 23.11.2013'de silindiği, böylece içeriğinin boşaltılmış olduğunun anlaşıldığını, davalı şirket kurucularının ellerinde bulundurdukları davacının makine ihracatı yaptığı müşterileri ile şirketin tanınmışlığından yararlanarak kendi şirketleri hesabına bağlantılar kurduklarını ve TTK'nın 55. maddesindeki haksız rekabet hallerini bir çok kere ihlal ettiklerini, aynı yöntemle yurt dışında bulunan davalı müşterileri ile bağlantı kurarak ihracatlar gerçekleştirildiğinin istihbar olunduğunu, ayrıca davalı şirketin davacılar bünyesinde çalışmakta olan bir kısmı rekabet yasağı sözleşmeleri imzalanmış bulunan yetişmiş elamanları aldatıcı vaatlere işten ayırıp kendi bünyesinde çalıştırmaya başladığını, bu kişilerin davacı şirkete karşı sır saklama borcu ve haksız rekabet yapmama taahhütnamesi imzalamış olduklarını, yaydıkları asılsız haberlerle şirketlerin yurtdışında iş yaptığı firmalar gözünde kötüleyerek haksız rekabet faaliyetlerini yürüttüklerini, davalı rakip şirketin ticari ahlaka ve dürüstlük kuralına aykırı kasti faaliyetlerinden davacı şirketlerin ticari yönden zarara uğramasının amaçlandığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalı şirketin ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabet nedeniyle TTK 56 (d) maddesi maddesi uyarıca şirketin uğradığı zarar ve ziyanların tazmini ve TTK 56 (e-son) maddesi uyarınca haksız rekabet sonucunda davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak şimdilik 300.00,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, TTK'nın 59. maddesi uyarınca hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı şirketin 24.09.2013 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, müvekkillerinin davacılara karşı ne kanundan doğan ne de sözleşmesel rekabet etmeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacıların iddia ettiği haksız rekabet hallerinin varlığı bir an olsun kabul edilse dahi, bu yasağın tarafının sadece müvekkili şirket olacağını, şirket ortaklarının husumet ve taraf sıfatının bulunmadığını, davalıların davacı şirketlerden kendi istek ve arzuları ile ayrılmadıklarını, davacı ... AŞ'nin Sincan 3. Noterliğinin 09.09.2013 tarihli 15542,15543 ve 15544 sayılı fesih bildirim ihtarnameleri ile şirketten aynı günde çıkarıldıklarını, haksız feshe ilişkin davalılar tarafından Ankara 2. İş Mahkemesinin 2014/261,262,263 esas sayılı davaları ile görülmeye devam ettiğini, davalıların ödenmesi gereken prim ve diğer işçilik alacakları çeşitli bahanelerle uzunca süre ödenmediğinden haksız baskı ve mobbing uygulamaları sonucu görevlerini yapamaz hale getirildiklerini, davalıların yıllıdır çalıştıkları sektör dışında başka bir iş yapmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına ve TMK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kurullarına aykırı olduğunu, müvekkillerinin izinde iken iş akitlerinin fesih edilmesi sonucu zilliyetliklerinde bulunan notebookların davacı şirket yetkilisine teslim edilmek istenildiğini, fakat elden teslim almaktan imtina edildiğini, bu yönde davacıya dahi ihtarname keşide edildiğini, ...'e ait bilgisayarın Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/168 D.iş kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıya teslim edildiğini, ... için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/167 D.iş ve ... için Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/167 D.iş dosyaları ile başvuruda bulunulduğunu, talebin açılacak bir dava ile çözülebileceğinin bahisle reddedildiğini, davacı beyanlarının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin yurtdışında iş yaptığı 6 şirketten sadece 1 tanesinin aynı zamanda davacı şirketlerin müşterisi olduğunu, teklif mektupların ticari sır olmadığını, davacı tarafın kötülemeye ve karalamaya yönelik iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacıların ne davalıların haksız rekabetine ne de zararlarını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/473 esas sayılı davasında davacılar vekili, müvekkili şirket kurucuları olan diğer davacıların geçmişte davalı şirketler nezdinde çalıştıklarını, ancak davalı ... End. AŞ'nin 09.09.2013 tarihli fesih bildirim ihtarnameleri ile aynı gün işten çıkarıldıklarını, iş sözleşmesi haksız feshedilen müvekkilleri tarafından işçilik alacakları için davalı şirket aleyhine dava açıldığını, davalılar tarafından hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialara dayanılarak savcılık şikayetleri yapılmaya başlanıldığını, müşterilere dürüstlük kuralına aykırı karalayıcı mesajlar atıldığını, davalı ... Makinenin yetkilisi olan davalı ...'ın kendisine ait telefon hattından davalı şirketin müşteri çevresine asılsız iddia ve ithamlar içeren mesajlar gönderdiğini, bu mesajlar ile şirket ortaklarının müşterilere karşı kötülemekte davacı ile iş yapan firmaların FETÖ'den soruşturma geçirileceğini belirterek müşterileri kendilerine yönlendirmeye çalıştıklarını, bu şekilde müvekkillerinin zor duruma sokulduğunu, her gidilen yurtdışı fuarında müvekkillerinin potansiyel alıcıların bu hususların gerçek olup olmadığı gibi sorulara maruz kaldığını, çoğu firmanın doğruları bilmediğinden müvekkilleri ile çalışmak istemediğini, davalılardan ...'ın müvekkili ... Makinanın yetkilisi ... hakkında işlemediğini bildiği halde FETÖ üyesi olmak suçundan yaptığı asılsız şikayeti müşterilere sanki yargılanıyormuş gibi lanse ettiğini, yapılan asılsız ihbar üzerine Ankara CBS 2017/207308 soruşturma dosyası ile müvekkili hakkında soruşturma başlatıldığını ve neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, müvekkili ... Makinanın internet sitesinin ile geçirilerek ... hakkında karalama niteliği taşıya paylaşımlarda bulunulduğunu, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın Ankara CBS 2019/81620 soruşturma dosyası ile devam ettiğini ileri sürerek, TTK'nın 56/1-a kapsamında davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, TTK 56/1-b kapsamında haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazminatı amacıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ... firmasının kurucu ortakları olan diğer davacıların davalı ... firmasında en alt kademeden işi öğrenerek şirketin en üst düzey çalışanları olarak her birinin yaklaşık 10-15 yıl çalışan üst düzey yöneticileri olduğunu, tümünün 04.09.2013 tarihinde işten ayrıldığını, davacıların işten ayrılırken bir çoğu özel gizlilik taşıyan makine parça ve yazılımları ile tüm çizimleri şirkete ait tüm projeleri, tüm müşteri bilgileri yazışmalar teklifler, sözleşmeler olmak üzere ... firmasına ait hemen tüm bilgileri yanlarında götürdüklerini, üst düzey tüm yöneticileri aynı gün iş yerini terk etmesiyle davalı firmanın işlerini yürütemez hale geldiğini, kısa sürede borca batık hale geldiğini, Sincan ATM 2015/473 esas sayılı kararı çerçevesinde iflasın ertelenmesine karar verildiğini ve şirkete kayyum atandığını, ... firmasının 24.09.2013 tarihinde kurulduğunu, davacıların davalı şirketten ayrılmalarının ardından bu sefer birer ikişer davalı firmada yetişmiş çeşitli kademelerdeki personelleri kendi firmalarında çalışmaya ikna ederek davalı şirketten ayrılmalarını sağladıklarını, toplam 24 donanımlı personeli davalı firmadan ayrılarak davacıların kurduğu ... firmasında çalışmaya başladığını, haksız rekabet iddiasında bulunan davacıların hali hazırda davalı firmaya karşı haksız rekabet eylemi gerçekleştirdiğini ve halen bu haksız eylemin devam ettiğini, talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların yarattığı hukuksuzluktan menfaat temin etmeye çalıştıklarını iddia edelin eylem ve yazışmaların ticari nitelikte haksız rekabet doğrucu bir eylem olarak sonuç doğurmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı ... Mak. İnş. Emlak. San Tic. Ltd.Şti 05.07.2022 tarihli ıslah dilekçesinde dava açılırken herhangi bir oran bildirilmediğinden davanın değerinin her bir davacı yönünden eşit şekilde açıldığının kabulü gerektiği, dosya kapsamı uyarınca davacı şirkette genel koordinatör, proje müdürü ve dış ticaret müdürü olarak çalışan davalı gerçek kişilerin aynı gün davacı şirketten ayrılarak aynı faaliyet alanında olmak üzere davalı ... Ltd.Şti'ni kurduklarını bir süre sonra davacı şirketin tedarik zinciri müdürü olan ...'nın da davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette pay sahibi olduğu, davacı şirketin kimi çalışanının bu şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette sigortalı olarak işe başladıkları hususlarının dosya kapsamı ile sabit bulunduğu, davacının, davalı tarafça üretilenlerle benzer olduğunu iddia ettiği bir kısım makinaların büyük ölçüde anonim hale gelmiş ürünler olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, ürünlerin benzerliğinin haksız rekabet iddiasının ispatına yeterli olmadığından TTK 55/1-c maddesi kapsamında haksız rekabetin oluşmadığı, yine davalı tarafından bir kısım davacı işçilerini iş sözleşmelerini feshe yönlendirerek kendisi ile sözleşme yapmaya ikna etmek suretiyle TTK54/2 veya 55/1-b maddesi anlamında haksız rekabette bulunulduğu iddia edilmişse de, davacı şirket çalışanlarının davalı şirkete geçmesi başlı başına haksız rekabet teşkil etmediğinden bu yöndeki iddianın haksız rekabete esas alınamayacağı, davalı şirketin kurucu ortakları olan diğer davalıların uzun yıllar üst düzey konumda davacı şirkette çalıştıktan sonra aynı gün işten ayrıldıkları ve davacı şirkete ait notebookları beraberlerinde götürdükleri bu suretle davacı şirkete ait müşteri listesini ticari faaliyetlerinde kullandıkları, davalı şirketin web sayfasında yer alan resmin arka planında bulunan şirketlerin davacı yanın çok eskiden beri müşterisi olduğu ve buna ilişkin çeşitli fatura örneklerine atıf yapıldığı tespit edilmekle davalıların, davacılarla aynı müşteri çevresine yönelik faaliyet yürüttükleri ve davacıların müşteri listesi kullanılarak gerçek kişi davalıların kurduğu davacı şirket üzerinden bu müşterilerle ticari ilişkiye girmek suretiyle TTK 55/1-d maddesi kapsamında haksız rekabette bulundukları, 7 ayrı firmanın davacılar ile davalı defterlerinde alıcılar hesaplarında yer alan ortak müşteriler olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olmakla davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı yönünden davalıların dava tarihi itibariyle elde ettiği menfaat karşılığı net karına ilişkin maddi zararın 1.083.387,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın dosya kapsamına uygun bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nun 56. maddesi haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimseye TBK nun 58. maddesinde öngörülen şartlar mevcut ise manevi tazminat talep hakkını tanımış bulunduğu, tüzel kişilerin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve ticari itibarının sarsılmasıyla manevi zarara uğramaları halinde manevi tazminata hükmedilebileceği, yani manevi zararın bulunması yeterli olup, bu zararın somut olarak ispatlanması söz konusu olmadığından asıl davaya ilişkin somut uyuşmazlıkta davacıya ait ticari sır niteliğindeki müşteri listesini dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanmak suretiyle ticari kazancını azaltmaya yönelik davalıların eylemleri nedeniyle olayın özellikleri dikkate alınarak manevi zarara uğrayan davacı şirket yararına haksız rekabetin niteliği ve hakkaniyet gereği 25.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, asıl davada, davacı yanın davalı şirketin sicil kaydının terkini talebinin uyuşmazlığın niteliği gereğince yerinde görülmediği, birleşen davada davalı ... cep telefonu mesajı ile ... ortakları ... ile ... hakkında terör örgütü üyeliğinden yargılandıkları ve yurtdışı yasağı konulduğu, ... şirketini fethullah terör örgütünün kurdurduğu şeklinde mesaj gönderdiği, şirketin müşterisi olduğu anlaşılan ...'ın emniyet müdürlüğünde tutulan tutanak içeriğinde daha önce iş yaptığı ... Makina çalışanı ...'nin kendisini arayıp ... Makinayı dava ettikleri, yakında kapatılacağı, zaten ... Makinadaki şirket ortaklarının birbirinden para çaldıkları şeklinde söylemlerde bulunduğunu ve bir başka tarihte de cep telefonuna şirketin web sitesinin hacklendiği ve şirket ortaları arasında hakaret ve iftira içeriği mesajların bulunduğu sayfayı kendisine gönderip altına gördüğün üzere şirket ortakları birbirine girdi birbirlerinden para çalıyorlar şirket yakında bitecek şeklinde yazarak ... şirketi ile olan işbirliğini bozmaya ve şirketi karalamaya çalıştığını beyan ettiği, birleşen davada davacı tanığı ...'ın beyanında davalı ...'ın telefonuna yolladığı mesaj içeriğinde ...'in fetöcü olduğu, bunlarla iş yapanın sorgulandığı, onlarla iş yapıyorsa kendine dikkat etmesi gerektiği şeklinde telefon mesajı gönderildiğinin anlaşıldığı, birleşen davada ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti tarafından birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'yi müşterilerine gönderilen cep telefonu mesajları ve telefon görüşmesi ile kötüleyici ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında rekabet edebilirliklerine yönelik eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu, TTK 55/1-a-1 maddesine dayalı haksız rekabet türünde konunun mağdur veya onun ticari işletmesi yada buna dahil değerler muhatabın ise mağdurun müşterileri olduğu, olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamaların haksız rekabet olarak nitelendirileceği, birleşen davada davalı ...'ın kendi ınstagram sayfasında kimi firmalar web sayfasını bile koruyamazken bizim sunucu 726 gündür aktif diyerek birleşen davada davacı şirkete ait hacklenen internet sayfası görüntüsünü yayınladığı ve mühendis hizmeti almadan önce hizmet aldığı kişilerin mühendis olduğundan emin olun şeklindeki paylaşımının haksız rekabet oluşturduğu iddia edilmiş ise de belirtilen içeriğin birleşen davada davacılara yönelik kötüleyici ifadeler içermediği bu kapsamda haksız rekabete esas alınamayacağı, öte yandan birleşen davada bir diğer haksız rekabet iddiası olarak davalı ... tarafından birleşen davada davacı şirket yetkilisi ... hakkında fetö üyesi olduğu şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek kesinleştiği ileri sürülmüş ise de yukarıda ifade edildiği üzere kötüleme yolu ile haksız rekabette doğrudan mağdura yönelik bir hareketin yer almadığı, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak mağdur veya onun ticari işletmesi yada buna dahil değerlerin mağdurun müşterileri nezdinde kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamaların haksız rekabet oluşturması karşısında savcılığa yapılan şikayetin haksız rekabet iddiasına esas alınamayacağı, birleşen davada davacılar ... ve ...'a yönelik birleşen davada davalılar tarafından haksız rekabet olarak nitelendirilecek bir eylemin bulunmadığı, birleşen davada diğer davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik açılan davada ileri sürülen iddiaların haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti'ne yönelik, davalıların adı geçen davacıları müşterileri nezdinde mesaj ve telefon görüşmesi ile kötüleyerek rekabet edilebilirliklerine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğu, talep edilen maddi tazminat tutarı hakkaniyete uygun bulunduğu, birleşen davada davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davacılar ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti ve şirket ortakları ..., ... hakkında mesaj ve telefon görüşmesi ile yanıltıcı ve kötüleyici açıklamalarda bulunmaları nedeniyle kişisel değerleri zarar gören birleşen davada davacılar yararına haksız rekabet eyleminin niteliği, işleniş şekli nazara alınarak takdiren her bir davacı için 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun bulunduğu, gerekçesi ile asıl davada; davalıların davacıya ait müşteri listesini dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanarak davacının ticari kazancının azaltılmasına yönelik ticari ilişkiye girmek şeklindeki fillerinin TTK 55/1-d maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine, asıl davada davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.083.387,00 TL maddi tazminatın 150.000,00 TL'sine 13.03.2015 dava tarihinden itibaren 933.387,00 TL'sine 05.07.2023 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, asıl davada davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 13.03.2015 dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, asıl davada kararın kesinleşmesini müteakip hüküm fıkrasının masrafı davalılardan alınarak ülke genelinde yayınlanan gazetelerinden birinde ilanına, asıl davada davacının davalı şirketin sicil kaydının terkini talebinin reddine, birleşen davada; davacı ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen davada; ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik davanın reddine, birleşen davada; davalılar, ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti'nin davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti ve ürünlerini müşterileri nezdinde mesaj ve telefon görüşmesi ile kötüleyerek rekabet edebilirliğine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine, birleşen davada; ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'nin maddi tazminat talebinin kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın 11.09.2019 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 11.09.2019 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'nin fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket ve kurucularının müvekkiline ait makineleri yetkisiz olarak kullanmak suretiyle haksız rekabete sebep olduklarını, ürünler arasında teknik zorunluluktan kaynaklanmayan benzerlikler bulunduğunu, müvekkiline ait makinelerin TTK'nın 55/1-c kapsamında korunması gerektiğini, müvekkili şirket çalışanlarını ayartarak işten ayrılmalarına neden olduklarını, bu çalışanların akabinde davalı şirkette işe başladıklarını, bunun müvekkilinin zarara uğratılması amacı ile yapıldığını, dosya kapsamındaki delillerden bunların sabit olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi gerekçenin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalılar, birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ... Makina Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asıl davanın açılış tarihi 13/03/2015 olup, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilleri ..., ... ve ...'nun 02/10/2013 tarihine kadar ... Endüstriyel Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nde çalışdıklarını, müvekkillerinin iş sözleşmelerinin, 09/09/2013 tarihinde haksız bir şekilde feshedildiğini, dolayısıyla hiçbir sebep olmaksızın bir anda müvekkillerin işten ayrıldıkları, gizli planlar yaparak yeni bir şirket kurdukları iddialarının asılsız olduğunu, ne müvekkillerin iş sözleşmelerinde ne de kanunda rekabet etmeme yükümlülüğünün olmadığını, müvekkillerinin, zilyetliklerinde bulunan bilgisayarların teslimi için şirketin ilgili biriminin yetkilisi ile iletişime geçtiklerini ancak teslim almaktan imtina edildiğini, bahse konu bilgisayarlarda kişisel bilgiler hariç ticari sır niteliğinde bilgiler bulunmadığını, müvekkillerinin, şirketin müşteri listesini ticari faaliyetlerinde kullandıkları gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, somut olayda davacı tarafın uğradığı bir zarardan bahsedebilmenin mümkün bulunmadığını, davacıların tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca birleşen dava yönünden davalıların asılsız iddiaları ve pervasız davranışları sonucunda müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışındaki itibarının müşterileri nezdinde zedelendiğini, tüm bunlara rağmen ... ve ... tarafından açılan davanın reddine; ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik davanın reddine karar verildiğini, ilgili kişilerce gerçekleştirilen fiillerin, haksız rekabet niteliğinde olduğunun açık bulunduğunu, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin değerlendirmenin yerinde olmadığını ileri sürerek Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın, asıl davada davalı birleşen davada davacı konumunda bulunan müvekkilleri lehine kaldırılmasına, asıl davada davanın tümden reddine, birleşen davanın ise talepler doğrultusunda tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalılar ... Ltd. Şti., ..., ... ve ... vekili, müvekkili ... hakkında beraat kararı verildiğini, söz konusu yazışmaların özel yazışma olduğunu, mağdura veya 3. Kişilere iletilme kastı taşımadığını, müvekkili ... için davanın reddi gerektiğini, müvekkili ... ile ilgili iddiaların soyut olduğunu, müvekkili ...'a yönelik iddiaların asılsız ve teyit edilmemiş ifadeler olduğunu, soyut iddialara rağmen bir kısım müvekkili yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunmadığını, birleşen dava yönünden haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, müvekkilleri yönünden her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, haksız rekabet eyleminin muhatabı olan ... firmasına yönelik haksız rekabet olduğuna ilişkin hiçbir delil olmadığını, davacıların kendi yarattıkları hukuksuzluktan menfaat temin etmeye çalıştıklarını, dava konusu uyuşmazlığa taraf olmuş kişilerin tanıklık beyanlarının kabulünün mümkün bulunmadığını, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı bulunan şirkette genel koordinatör, proje müdürü ve dış ticaret müdürü olarak çalışan asıl davada davalı bulunan gerçek kişilerin aynı gün davacı şirketten ayrılarak aynı faaliyet alanında olmak üzere davalı ... Ltd.Şti'ni kurdukları, bir süre sonra davacı şirketin tedarik zinciri müdürü olan ...'nın da davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette pay sahibi olduğu, asıl davada davalıların, davacı şirkete ait müşteri listesini ticari faaliyetlerinde kullandıkları, davacılarla aynı müşteri çevresine yönelik faaliyet yürüttükleri, TTK 55/1-d maddesi kapsamında haksız rekabette bulundukları, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı yönünden davalıların dava tarihi itibariyle elde ettiği menfaat karşılığı net karına ilişkin hesaplanan maddi zararın dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, tüzel kişilerin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve ticari itibarının sarsılmasıyla manevi zarara uğramaları halinde manevi tazminata hükmedilebileceği, olayın özellikleri dikkate alınarak takdir edilen manevi tazminatın da dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ancak asıl davada davacının, davalı tarafça üretilenlerle benzer olduğunu iddia ettiği bir kısım makinalarının büyük ölçüde anonim hale gelmiş ürünler olduğunun bilirkişilerce tespit edilmiş olması nedeniyle ürünlerin benzerliği iddiasının haksız rekabet yaratmadığı, ayrıca davacı şirket çalışanlarının davalı şirkete geçmesinin başlı başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, asıl davada, davacı yanın davalı şirketin sicil kaydının terkini talebinin yerinde olmadığı, birleşen davada ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'yi müşterilerine gönderilen cep telefonu mesajları ve telefon görüşmesi ile kötüleyici ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında rekabet edebilirliklerine yönelik eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu, TTK 55/1-a-1 maddesine dayalı haksız rekabet türünde konunun mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dahil değerler muhatabın ise mağdurun müşterileri olduğu, olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamaların haksız rekabet olarak nitelendirileceği, haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatini muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle dahi maddi zarara uğradığının kabulünün gerektiği, uğranılan maddi zararın tutarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemez ise TBK'nın 50 maddesi uyarınca somut olayın özelliğine göre zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerekeceği, birleşen davada davacılar ... ve ...'a yönelik birleşen davada davalılar tarafından haksız rekabet olarak nitelendirilecek bir eylemin bulunmadığı, birleşen davada diğer davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik açılan davada ileri sürülen iddiaların haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, birleşen davada davacılar ..., ... ve ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San ve Tic. Ltd. Şti'ne yönelik, davalıların adı geçen davacıları müşterileri nezdinde mesaj ve telefon görüşmesi ile kötüleyerek rekabet edilebilirliklerine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğu, talep edilen maddi tazminat tutarı hakkaniyete uygun bulunduğu, birleşen davada davalılar ..., ... ve ... Mak. İnş. Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davacılar ... Mak. İml. İnş. Müh. San ve Tic. Ltd. Şti ve şirket ortakları ..., ... hakkında mesaj ve telefon görüşmesi ile yanıltıcı ve kötüleyici açıklamalarda bulunmaları nedeniyle kişisel değerleri zarar gören birleşen davada davacılar yararına haksız rekabet eyleminin niteliği, işleniş şekli nazara alınarak takdiren manevi tazminatın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden Haksız rekabetin tespiti ve men'i bakımından asıl davada davalılardan alınması gereken 615,40 TL maktu harç ile maddi tazminat yönünden alınması gereken 74.006,16 TL nispi, manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75 TL nispi olmak üzere toplam 76.329,31 TL harçtan asıl davada davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 2.461,60.TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 73.867,71 TL'nin asıl davada davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden birleşen davada davalılardan alınması gereken 5.741,70. TL nispi harçtan birleşen davada davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 7.384,08.TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.642,38 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davada davalılara iadesine, 4-Birleşen dava yönünden birleşen davada davacıların her birinden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.