7. Hukuk Dairesi 2024/1824 E. , 2025/1149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2381 E., 2024/543 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd
**7. Hukuk Dairesi 2024/1824 E. , 2025/1149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2381 E., 2024/543 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Köyünde evveliyatı 747 parsel olan taşınmazdan, köy yerleşme planı yapılarak 142 adet arsa üretildiğini, bunların 2 adedinin köy tüzel kişiliği uhdesinde bırakıldığını, kalan 140 tanesinin vatandaşlara satıldığını, bu suretle ... Köyü 101 ada 10 parsel No.lu taşınmazın da davalıya devredildiğini, tüm bu işlemler ile ilgili olarak Milli Emlak Denetmeni tarafından inceleme yapıldığını, inceleme neticesinde 28.11.2006 tarihli ve 2006/11 sayılı raporunun düzenlendiğini, yapılan inceleme neticesinde, bu şahısların çok büyük bir kısmının hak sahipliği niteliklerine haiz olmadıkları gibi satın alan vatandaşlardan hiç birisinin 5 yıllık yasal süre içerisinde ev yapmadıklarının belirlendiğini, bu nedenle öncelikle köy muhtarlığı tarafından tapu iptali ve tescil davası açılması ve bulunduğu konuma göre kamu hizmetlerinde değerlendirilebilecek nitelikte bulunması nedeniyle önceki (mer'a) vasfının kazandırılabilmesi amacıyla planın iptali yoluna gidilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında İl Tarım Müdürlüğünün 26.12.20016 tarihli yazılarında; taşınmazın mahallinde mera teknik ekibince inceleme yapıldığını, vasfının halen mera olduğu eski vasfı olan meraya dönüştürülmesi yönünde Komisyon Kararı alındığı bildirilerek Komisyonca verilen kararın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında Valilik Makamından alınan 22.12.2006 tarihli ve 5356 sayılı yazı ile ... Köyü 747 parselde kayıtlı 110.600,00 m² yüzölçümlü mera vasıflı taşınmaz malın 3367 sayılı Kanun uygulaması ile yapılan Köy Yerleşme Planının iptal edildiğinin bildirildiği, ... köyü tüzel kişiliği tarafından Manisa İdare Mahkemesinin 2007/57 Esas sayılı dosyası ile Manisa İl Özel İdaresi aleyhine "... Köyü Köy Yerleşik Alanı Planının iptal edilmesine ilişkin 22.12.2016 tarihli ve 5555 sayılı işleminin" iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile dava açıldığını, Köy Yerleşik Planı ilan edilmek suretiyle 142 parçaya ayrılan ve şahıslara satışı yapılan 747 nolu mera parselinin son durumu ile ilgili olarak yapılan incelemede söz konusu taşınmazın 142 parçaya ayrılmış bunun 118 tanesinin 23.01.1998 tarihinde 22 tanesinin de 25.04.2006 tarihinde köy tüzel kişiliğince şahıslara satılmak suretiyle adlarına tescillerinin yapıldığını, Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesine uygun arsa seçimi yapılmadığı, plan yapılan parselin köye bitişik olmadığı gibi köye kuş uçuşu 1500 metre, mevcut yoldan gidilmesi halinde 5500 metre mesafede olduğunun da anlaşıldığını, köy yerleşik planın iptal edilmesi ile evveliyatı mera olan 142 arsa taşınmazın tekrar eski hale dönüşmesinin gerektiğini, köy yerleşik planı iptal edildiğinden yani dayanak işlem yok olduğundan bu işleme bağlı işlemlerin de yok hükmünde olduğunu, bu nedenle söz konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili davalı adına tescil işleminde herhangi bir aykırılık olmadığını, hak sahipliğini edinen müvekkilinin planın iptalini gerektirecek şahsen hukuki sorumluluğunun bulunmadığını davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili davaya ilişkin beyan dilekçesi ile, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 20.04.2005 değişik tarihli geçici 3. maddenin 1. fıkrasında hüküm düzenlendiğini, yine geçici 3. maddeye 23.02.2017 tarihli düzenlemeyle 3. fıkrada hüküm düzenlendiği, dosyadaki mevcut savunmalarının yanı sıra belirtilen kanun hükümlerinin de dikkate alınarak eldeki davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 101 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2024 tarihli kararı ile davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Köy Yerleşme Alanı Tespit Kanunu'nun 18.10.1995 tarihli ve 42 sayılı Kararıyla imar amaçlı yerleşme planına tahsis edilen 747 parsel sayılı meranın ifrazıyla 142 arsa parselinin üretildiğini, yerleşme planının 24.01.1997 tarihinde “onaylanarak kesinleşmesiyle” uygulamada tahsis değişikliği yapılmadığını, tahsis niteliği ile birlikte meranın “kamu malı” statüsünün de yitirilmiş olduğunu, b. 747 No.lu mera onaylanan yerleşme planında öngörülen amaca bağlandığını, Manisa Valiliğinin 01.05.1997 tarihli ve 3362 sayılı yazıları ile Manisa Kadastro Müdürlüğüne ve takiben kadastral düzenleme ile birlikte Yerleşme Planı'nın Manisa 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne intikali üzerine 08.09.1997 tarihli ve 3950 yevmiye numarası ile tescilleri yapıldığında 142 arsa parseli, idarenin “özel malı” statülü rejime dönüşerek tedavüle açık hale geldiğini, c. Mahkeme kararında, dava konusu arsa vasıflı taşınmazın tapu sicil kaydının iptaline hükmedildiğini, ancak kaydın diğer unsuru onaylanmış yerleşme planı paftasında hukuki sebep kadastral varlığını koruduğundan, taşınmazın “Özel Mal” statüsünün aynen devam ettiğini, e. Ayrıca "hak düşürücü süre" ve “görevsizlik” talepli dilekçelerinin re'sen incelemeyi gerektirdiği halde, Mahkemece dikkate alınmadığını, Anayasa'nın 57. maddesinde “devlet (...) konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, toplu konut teşebbüslerini destekler.” hükmü kapsamında gerçekleştirilen 3367 sayılı Yasa uygulamasından yaklaşık 10 yıl sonra idarenin, işlemde hata yapıldığından bahisle dava açtığını, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince idarenin sorumluluğunun bulunduğunu, idarenin dava açma hakkını kötüye kullandığını, 17 yılı bulan ve davacı idarenin yol açtığı ağır haksızlığın müvekkilinin tahammül sınırını aştığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera ve yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.