11. Hukuk Dairesi 2022/5990 E. , 2024/389 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/213 Esas, 2022/825 Karar DAVACI-KARŞI DAVALI : C.N.K. Otomobil ve Deri Koruma Hiz.Tic.Ltd.Şti. vekili Avukat ... DAVALI-KARŞI DAVACI : Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.01.2009 (Asıl dava), 06.03.2009 (Karşı dava) HÜKÜM : Asıl dava ret, karşı dava kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Tica…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5990 E. , 2024/389 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/213 Esas, 2022/825 Karar DAVACI-KARŞI DAVALI : C.N.K. Otomobil ve Deri Koruma Hiz.Tic.Ltd.Şti. vekili Avukat ... DAVALI-KARŞI DAVACI : Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.01.2009 (Asıl dava), 06.03.2009 (Karşı dava) HÜKÜM : Asıl dava ret, karşı dava kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/316 E., 2019/214 K. Taraflar arasındaki maddi-manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalının başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacının başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024. günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Dr.Vinly & Associates Ltd. Şti.'nin Türkiye mümessili ve ana lisansörü olduğunu, 19.07.2002 tarihinde "mini hasar hizmetlerinin" pazarlanması amacıyla davalı ile münhasırlık içeren "Dr.Vinly-Asist Line İşbirliği Protokolü"nün imzalandığını, protokolde davalı şirketin, müvekkili lehine münhasıran mini hasar hizmetlerini pazarlama hizmeti yürüteceğini, davalıya para tahsilatı yetkisi verilmemesine rağmen davalının müvekkili adına para tahsilatı yaptığını, davalının kasko poliçeleri kapsamında mini onarımlar için kendisine başvuruda bulunan müşterileri, davacıya bildirmediğinin tespiti üzerine dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ne ihtarname çekildiğini, verilen şifahi cevapta kasko poliçelerinde mini hasar onarımının bulunduğunun beyan edildiğini, dolayısıyla dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin 2002-2006 yıllarına ait sigorta poliçelerinin incelenmesinin neticesinde Dr.Vinly markasına ait mini onarım hizmetlerine de yer verildiğinin görüleceğini, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ne müvekkili tarafından satılmadığı ve para tahsilatı da yapılmadığı anlaşılan işlerle ilgili olarak davalının yetkisiz para tahsilatı yaptığını, tahsilatları müvekkiline bildirmediğini, aynı şekilde dava dışı Teb Sigorta A.Ş.'nin 2002-2006 yıllarına ait poliçeleri de incelendiğinde davacıya ait hizmetlerin kasko poliçeleri kapsamında satıldığının anlaşılacağını, davalı tarafından sigorta şirketlerine satılan ve yetkisiz şekilde tahsilat yapılan hizmetlerden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin uğradığı 800.000,00 TL'lik maddi zararın şimdilik 7.500,00TL'sinin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı -karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın zamanaşımından ve esastan reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde taraflar arasında 19.07.2002 tarihinde imzalanan sözleşme ile 01.08.2002 tarihinde başlayıp 01.08.2003 tarihinde son bulan ve bu tarihten sonra da 2005 yılına kadar fiilen devam eden ticari ilişkide, müvekkilinin davacı-karşı davalıya yönlendireceği müşterilerine mini hasar hizmeti verileceğini, verilen her hizmet karşılığında da müvekkilinin fatura karşılığı ödeme yapacağını, 01.08.2003 tarihli sözleşme konusu ilişkinin 2005 yılına kadar sözlü mutabakat uyarınca devam ettiğini, taraflar arasında ... beri var olan fiili uygulamanın davacı-karşı davalının verdiği bir hizmeti faturalandırması, müvekkilinin de fatura bedelini ödemesi şeklinde olduğunu, CNK Ltd. Şti.'nin, müvekkilinin asistan hizmeti verdiği TEB Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ne yaptığı girişimleri neticesinde sigorta şirketlerinin müvekkili ile olan sözleşmelerini feshettiklerini, CNK Ltd.Şti.'nin TEB Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye 07.07.2005 tarihli ihtarnameleri gönderdiğini, CNK Ltd. Şti.'nin ihtarnamede müvekkili ile olan sözleşmeden bahsetmediğini, poliçelerde yazılı olan Dr. Vınly mini hasar teminatı alınabilmesi için kendileri ile sigorta şirketleri arasında yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığını bildirildiğini, müvekkilini, anılan sigorta şirketleri karşısında ... dışı beyanda bulunan yanıltıcı aldatıcı davranışlar sergileyen bir şirket konumuna düşürdüğünü, müvekkilinin ticari itibar kaybına uğradığını, CNK Ltd. Şti.'nin vermek zorunda olduğu ancak yapmadığı bütün hizmetleri müvekkilinin yapmak zorunda kaldığını, müvekkiline haber vermeden bazı sigorta şirketlerine doğrudan pazarlama yaptığını, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötüleme ve bunun sonucunda sözleşmelerin feshine neden olmanın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesi uyarınca hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket olarak kabul edildiğini, aynı Kanun'nun 58 ... ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi gereği müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin 2005 yılına kadar devam ettiğinin tarafların kabulünde olduğu ve sözleşmeden kaynaklanan ihtilafta zamanaşımı süresinin dolmadığı, asıl davada davalı-karşı davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra da her bir hizmet için fatura karşılığı ödeme yapmak suretiyle ticari ilişkinin devam ettiği, davacının hizmet alanı ile ilgili olarak kendisine müracaat eden veya kendisinin organize ettiği her bir müşteri için davalının davacıdan hizmet talep ettiği, karşılığını ödediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının hizmet paketleri konusunda aktif pazarlama yapmayacağını kabul ve taahhüt ettiği, davalı şirketin sözleşme konusu hizmeti münhasıran davacı şirkete yönlendirme zorunluluğunun bulunmadığı, davalı şirketin dava dilekçesinde iddia edilen şekilde sigorta şirketleri ile olan ilişkisi nedeniyle davacıya karşı hiçbir taahhüdünün bulunmadığı, gerek sözleşmeye gerekse de taraflar arasındaki ilişkiye göre davalı şirketin davacı şirkete müşterilerini açıklama, tüm müşterilerine mini hasar hizmetini yönlendirme zorunluluğu olmadığı ve maddi zarar iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden, CNK Ltd. Şti.'nin 19.07.2002 tarihli protokolün 2. ve 6. maddesinde yer ... taahhüt ve yükümlülüklerini ihlal ettiği, bu ihlal nedeniyle ve Al Servis'in C.N.K tarafından verilmesi gerektiği halde verilmemiş onarım hizmeti nedeniyle kendisinin bu hizmetleri yapmasından dolayı yaptığı giderlerden kaynaklı uğradığı maddi zararını ispatlayamadığı, yine davacı tarafın dava dışı sigorta şirketlerine yönelik çektiği ihtarnamelerin veya salt sözleşmeye aykırı hareketin ... başına davalı-karşı davacının ticari itibarını zedeleyeceği anlamına gelmeyeceği, davalı-karşı davacının, CNK Ltd.Şti.'nin eyleminden dolayı maddi zarara uğradığını ispatlamadığı, karşı davacının manevi zararının ve manevi tazminat koşullarının oluştuğuna dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçede yer ... değerlendirmelerin tüm bilirkişi raporlarındaki belirlemelerin tam aksine olduğunu, 08.09.2011 tarihli bilirkişi raporunun iddialarını net bir şekilde tespit ettiğini, davalı şirket, müvekkilince verilen mini onarım hizmetinin pazarlamasını yürüttüğünden, aralarındaki anlaşma doğrultusunda, sigorta şirketlerinden aldığı primi, müvekkiline aktarması gerektiğini, sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin hizmet karşılığı olduğunu, hizmetin ise müvekkili tarafından verildiğini, elde edilecek gelirin miktarı ve büyüklüğü belli olmadığından davalı/karşı davacı şirkete ödenecek komisyon miktarı (Tellaliye) protokolün imzalandığı tarihte belirlenmediğini, hangi sigorta şirketleri ile ''Dr. Vinyl Mini Hasar servisi'' ürünü ile ilgili sözleşme yapılacağı anlaşıldıktan sonra ve ancak sigorta şirketi ile anlaşma imzalamadan hemen önce, yapılması uygun olacak, ek protokollerle komisyon (tellaliye) ücretinin belirlenmesinin 6762 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi kapsamında kararlaştırıldığını, davalı/karşı davacının protokolün 6. maddesini ihlal ederek tahsil ettiği primleri müvekkiline aktarmadığını, müvekkilinin bilgisi olmadan sözleşmeler imzaladığını, davalı tarafından sunulan 17 adet faturanın müvekkiline ödenen toplam tutarı göstermediğini, bunların belirli mini hasar teminat kapsamının üstüne çıkan, limit aşımı miktarlarına istinaden kesilen faturalar olduğunu, davalı şirketin üçüncü kişiler ile yaptığı sözleşmelerden haksız gelir elde ettiğini ileri sürerek asıl davada verilen karraın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, karşı dava yönünden, CNK Ltd. Şti.'nin protkole aykırı ve haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, sigorta şirketleri müvekkili ile olan sözleşmeleri feshettiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, karşı davalının protokole aykırı şekilde bazı sigorta şirketlerine aktif pazarlama yaptığını, manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinin hatalı olduğunu, hükmedilmesi halinde maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin protokole dayalı prim alacağına ilişkin olup dava 818 sayılı Kanun'nun 125 ... maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğundan davalı-karşı davacı vekilinin asıl davanın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, asıl davada; davacı taraf her ne kadar davalı tarafın yetkisi olmadığı halde davacı adına para tahsili yaptığını bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş ise de protokol ile davacının, pazarlama yetkisini davalıya verdiği açık olup, davalının dava dışı kişilerden tahsil ettiği bütün primleri davacıya aktaracağı hususunda bir sözleşme hükmü bulunmadığı, davalı- karşı davacının işlevi, davacının ürününün pazarlanması olup poliçede hasar halinde verileceği taahhüt edilen mini onarım hizmetinin her poliçede verilmesi söz konusu olmayıp hasarın gerçekleştiği hallerde davacıdan mini onarım hizmeti alındığının anlaşıldığı, onarım hizmeti veren davacının hizmet verdiği hallerde bedelini alacağı ve aldığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, onarım hizmeti vermediği hallerde de bir ücret talep ediyorsa bunun sözleşmede açıkça kararlaştırılması gerektiği, davalı şirketin sigorta şirketlerine davacının aracılığı ve taahhüdüyle hizmet verdiği, davacı-karşı davalıya aldığı hizmetin bedelini bu bedelden karşılayarak ödediği, böylelikle sigorta şirketi, sigortalı, davacı ve davalı arasında devam eden bir organizasyon gerektiren bir ilişki sağlandığı, davacı; davalıya karşı taahhüt ettiği hizmetin bedelini de aldığına göre sigorta şirketinden davalının aldığı ücretlerin bir kısmını daha talep hakkının bulunmadığı, ticari ilişki ve protokol hükmü değerlendirildiğinde bilirkişi raporlarında yapılan zarar hesaplarının hukuki bir kıymetinin bulunmadığı, asıl davanın reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, karşı davada, karşı davalının hizmeti vermemesi nedeniyle üçüncü kişilerden daha fazla bir bedelle bu hizmetin sağlandığı, karşı davalının ihlali nedeniyle kazanç kaybına uğradığının belirlenemediği, CNK Ltd.Şti.'nin ihtarından sonra TEB Sigorta A.Ş.'nin karşı davacıya ihtarname gönderere lisansının olup olmadığının bildirilmesini istediği, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin muhatabı sigorta şirketi tarafından karşı davacının yetkisi olmadan kendileriyle sözleşme imzalandığı, aldatıldıkları şeklinde algılandığı, oysa protokolün süresi bitmesine rağmen taraflarca uygulanmaya devam edilen bir ticari ilişki mevcut olduğu halde, karşı davalının keşide ettiği ihtarlar ile sigorta şirketlerine karşı davacı ile aralarında sözleşme olmadığı imasında bulunduğu, ihtarnamelerde kasko poliçelerinde yer ... Dr. VINLY Mini Hasar Servisinin poliçe teminatı kapsamına alınabilmesi için kendisi ile imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını ne şekilde onarım hizmetinin müşterilere satıldığının sorulduğunun belirlendiği, karşı davalının keşide ettiği ihtarlar ile karşı davacının faaliyetleri hakkında 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız rekabet yarattığı sonucuna varıldığı, karşı davacının sözleşmenin fiilen sonlandığı süreçte taahhüt edilen hizmetin verilmediği, kendi imkanları ile hizmet vermek durumunda kalındığı, bu hizmeti verirken karşı davalıya ödeyeceği bedelden daha fazlasını ödeyerek zarara uğradığının belirlenemediği, karşı davacının haksız rekabet eylemleri ve taahhüt ettiği hizmetin verilmemesi nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunduğu, iki ayrı talebi bulunduğu halde taleplerini ayrıştırmadığından maddi tazminat talebinin her bir kalem için eşit oranda istendiğinin kabulü gerektiği, karşı davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği kabul ediliğinden TEB Sigorta A.Ş. tarafından karşı davacının sözleşmesinin feshedildiği gözetildiğinde 5.000,00 TL maddi zarara uğradığının kabulü gerektiği, karşı davacının manevi zararının 20.000,00 TL taktir edildiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davada maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin sözleşmeyi hatalı değerlendirdiğini, müvekkili tarafından sigorta şirketlerine gönderilen ihtarlarda incitici, yanıltıcı ibareler bulunmadığını, hak arama ve bilgi edinme amacıyla gönderildiğini, müvekkilinin ihtarı nedeniyle davalı-karşı davacı ile sigorta şirketlerinin ilişkisinin sona erdiği iddiasının yerinde olmadığını, TEB Sigorta A.Ş.'nin ihtarı 30.05.2005 olup, müvekkilinin ihtarının 07.07.2005 tarihli olduğunu, davalı- karşı davacının sözleşmenin 6 ncı maddesi hükmünü ihlal ettiğini, 08.09.2011 tarihli raporda müvekkilinin haklılığının ortaya konulduğunu, kaç adet poliçe düzenlendiğinin söz konusu sigorta şirketlerinden sorulup celp edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki protokol uyarınca davalı-karşı davalının sigorta şirketlerinden aldığı primi müvekkiline aktarması gerektiğini, 13.09.2013 tarihli raporda da müvekkilinin haklılığının ortaya konulduğunu, davalı-karşı davacının münhasır yetkisinin, müvekkilini sigorta şirketleri ile sözleşme yapması için tanıtmak ve faaliyetlerini pazarlamak olduğunu, davalının müvekkili adına üçüncü kişiler ile sözleşme yapmak ve onun adına para tahsil etmek yetkisi bulunmadığını; ancak davalının bu yönde hareket ettiğini, taleplerinin özünün, davalı şirketin, yetkisi olmaksızın ve müvekkilinin adını kullanarak üçüncü kişiler ile yaptığı sözleşmelerden haksız olarak elde ettiği gelirin, gerekirse kendi rayiç tellaliye komisyonu düşüldükten sonra, taraflarına iadesi olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı-karşı davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada tarafların tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı CNK Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyizleri, davalı-karşı davalı Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş. vekilinin asıl davanın zamanaşımına uğradığına yönelik temyiz itirazları ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı-karşı davalı CNK Ltd. Şti. vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali haksız rekabet olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasında "...başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek..." fiilleri haksız rekabet olarak sayılmıştır. 3.Bölge Adliye Mahkemesince, karşı davalı CNK Ltd. Şti.'nin, sigorta şirketlerine keşide ettiği ihtarlar ile karşı davacının faaliyetleri hakkında 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız rekabet fiilini işlediğinden bahisle karşı davada maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı-karşı davalı CNK Ltd. Şti.'nin sigorta şirketlerine gönderdiği 07.07.2005 tarihli ihtarnamelerin içeriği incelendiğinde; davalı-karşı davacı Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş.'nin emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini, hizmetlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemeye dair ibarelerin bulunmadığı, aksine CNK Ltd. Şti. ile Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin durumunu izaha yönelik ibareler içerdiği bu nedenle de haksız rekabet yaratmadığının kabulü gerekir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince karşı davalı CNK Ltd. Şti.'nin eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği kabul edilerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, karşı davaya ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı-karşı davalı CNK Ltd. Şti. vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyizlerinin, davalı-karşı davacı Al Servis Destek Hizmetleri A.Ş. vekilinin asıl davanın zamanaşımına uğradığına yönelik temyiz itirazları ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2 ve 3 no.lu bentte açıklanan sebeplerle karşı dava yönünden BOZULMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.