2. Ceza Dairesi 2021/9928 E. , 2023/3088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/341 Esas, 2016/279 Karar SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama, bozma A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kar
**2. Ceza Dairesi 2021/9928 E. , 2023/3088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/341 Esas, 2016/279 Karar SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama, bozma A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 39/2-c, 62 ve 52. maddeleri uyarınca kurulan “1.000,00 Türk lirası” adlî para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık, Sanık ... Hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının ihlâli ve Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2015 tarihli ve 2015/1864 Esas No.lu iddianamesiyle sanıklar hakkında gece vakti katılanların evlerine girip, içeriden çeşitli malzemelerini almaları şeklindeki eylemlerinden dolayı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 116/4, 119/1-c, 151/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılanlara yönelik hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezaları, sanık ... hakkında katılanlara yönelik hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 39/2-c, 62/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları, sanık ... hakkında katılanlara yönelik hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-h, 143, 39/2-c, 62/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 39/2-c, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezaları ve mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 39/2-c, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının ve sanık ... bakımında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafii 04.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını temyiz etmek istediğini talep etmiştir. 2. Sanık ... 10.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarını temyiz etmek istediğini talep etmiştir. 3. Sanık ... müdafii 04.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, eksik inceleme sonucu mahkûmiyet kararları verildiğini belirterek, bu sebeple kararların bozulması gerektiğini talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihi olan 16.03.2015’te gece vakti sayılan saat 21.30 ile 22.00 arasında katılanların evlerine pencere camı ve kapıları zorlanmak suretiyle girilip, katılan ...’ın evinden toplam 5.000,00 Türk lirası değerindeki bakır malzemeler ile gelinlik eşyalar ve diğer katılan ...’ın evinden ise toplam 10.000,00 Türk lirası değerindeki bakır malzemeler, ot biçme makinesi, odun kesme motoru ve av tüfeğinin alındığı, durumun kolluğa bildirilmesi üzerine yapılan araştırma sonucunda katılan ...’nın evinden alınan odun kesme motorunun sanık ... tarafından tanık Ş.Ç.’ye satıldığı anlaşılınca sanık ...’e ulaşıldığı, sanığın atılı suçları diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte işlediklerini ikrar ettiği, sanık ...'in de atılı suçları diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte işlediklerini ikrar ettiği, sanık ...'ın ise atılı suçlamaları inkâr ettiği böylece sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin, tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. 18.03.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, 17.02.2015 tarihli Tutanak, 21.05.2015 tarihli Teşhis Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanığın diğer sanıklarla hırsızlık suçuna 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında müşterek fail sıfatıyla katıldığı ve müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiği halde, mahkemece aynı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanığın katılan ...'ın evinden alınan eşyalardan motorlu testereyi tanık Ş.Ç.'ye sattığının ve atılı suçu işlediğini tevilli olarak ikrar ettiğinin anlaşılması sebebiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının doğru biçimde belirlendikleri anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık, Sanık ... Hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'ya yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanık ...'ın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 04.05.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık, Sanık ... Hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.