11. Hukuk Dairesi 2023/5069 E. , 2024/6789 K. MAHKEMESi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/570 Esas, 2023/788 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor di…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5069 E. , 2024/6789 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/570 Esas, 2023/788 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılından bu yana yazılım geliştirme konusunda hizmet veren, alanında lider şirketlerden biri olduğunu, birçok banka ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarına hizmet verdiğini, müvekkili ile davalı arasında 01.08.2008 tarihinde Oda Bilgi Yönetim Sistemi Sözleşmesi’nin imzalandığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin davalı için bir yazılım oluşturmayı üstlendiğini, verilen hizmetin yazılımın bakım, onarım ve geliştirme hizmetlerini de kapsadığını, sözleşmenin 4. maddesinin son paragrafında yazılımın, içerik dosyaları ve kullanım koşullarının sözleşme ekinde yer alan ve sözleşmenin bir parçası olan “Kaynak Kod Teslim, Güvenlik ve İçerik Sorumluluk Protokolü” ile düzenleneceğinin belirtildiğini, bahsi geçen Protokol'ün 1. maddesi ile kaynak kodlarının ve dolayısıyla bilgisayar programının mülkiyetinin ve her türlü tasarruf yetkisinin esasen müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin kodları üzerindeki mülkiyet hakkını Sözleşme ve Protokol ile sınırlı olmak koşuluyla Oda’ya süreli ve bedeli karşılığında kullandırmayı kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin 7. maddesinde belirlendiği üzere, 3 yıl için 40.000,00 TL karşılığında davalı Oda için yazılım ve kaynak kodlarının oluşturulduğunu, oluşturulan yazılımın Oda’nın bütün muhasebe işlemlerini yapmaya, ürün kayıtlarını tutmaya, belgelendirmeleri yapmaya, eğitim ve etkinlikleri düzenlemeye, aidatları takip etmeye, toplu SMS ve e-postaları göndermeye yarayan fonksiyonel ve geniş kapsamlı bir yazılım olduğunu, yazılımın bakımı, onarımı ve geliştirilmesi hizmetlerinin davacı tarafından sunulduğunu, buna karşılık sözleşmenin 8. maddesi gereğince de davalı şirketin aylık ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin 9. maddesinde sözleşme süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini (01.08.2008-01.08.2011) aynı madde ile sözleşme bitiminden üç ay önce tarafların bir araya gelerek projenin devam şartlarıyla ilgili olarak yeni sözleşme düzenleyeceklerinin belirlendiğini, tarafların bu madde uyarınca belirlenen süre zarfı içerisinde bir araya gelip yeni bir sözleşme düzenlememekle birlikte aralarındaki sözleşmeyi karşılıklı olarak devam ettirdiklerini, 2013 yılının Şubat ayında davalı Oda yetkililerinin, artık davacı ile çalışmak istemediklerini belirttiklerini, taraflar arasında yapılan toplantı neticesinde sözleşmenin sona erdiğine ilişkin karşılıklı mutabakata varıldığını, müvekkiline bakım, onarım ve geliştirme hizmetleri için yapılan en son ödemenin 2013 yılının Şubat ayında yapıldığını, 01.08.2011-01.08.2012 ve 01.08.2012- Şubat 2013 arasındaki dönemlere ilişkin davacı şirkete yazılım kullanım bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin sona erdiği Şubat 2013 tarihinden tespit yapılan Ağustos 2017 tarihine kadar olan süreçte davalı tarafından, sözleşme sona erdirilmesine karşın, davacı yana ait yazılımın kullanıldığını tespit ettiklerini, davalı Oda ve şubeleri tarafından yazılımın kullanıldığını, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin en az 3 yıl daha devam etmesi halinde (01.08.2011-01.08.2014 yılları arasında), yazılımın kullanımının devam edilmesi karşılığında 47.000,00 TL ödemenin öngörüldüğünü, bu bağlamda anılan süre ile 3 yıllık süre için öngörülen bedelin orantılanarak bulunan 24.805,00 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından yazılan kodların ve oluşturulan yazılımın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliginde olduğunu, mülkiyet hakkının münhasıran davacıya ait bulunduğunu, yalnızca sözleşmede belirtilen koşullarda ve süre ile sınırlı olmak kaydı ile davalı Oda’nın söz konusu yazılımı kullanabileceğini, sözleşmenin bitmesinin ardından kaynak kodlarını davacı şirkete iade etmeyerek kullanıma devam edilmesinin mali ve manevi hak ihlaline sebebiyet verdiğini, bu bağlamda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 68. maddesi uyarınca sözleşmede belirlenen yazılım kullanım hedefi olan 47.000,00 TL’ nin üç katı tutarında tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yine programının davacının izni olmaksızın değiştirilmesinin, FSEK kapsamında davacının manevi haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu ileri sürerek sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem bakımından, davalı Oda kullanımlarının sözleşme çerçevesinde 01.08.2011-01.08.2012 ve 01.08.2012- Şubat 2013 arasındaki kullanımları karşılığı, 3 yıl için kararlaştırılmış olan 47.000,00 TL’ye orantılanarak 19 aylık kullanım hedefi olan 24.805,00 TL’nin davacıya ödenmesine, sözleşme feshinden sonraki dönem bakımından, davalı ... ve uygulamalarının FSEK kapsamında mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespitini, tecavüz teşkil eden ... ve uygulamaların men ve reddini, mali ve manevi haklara tecavüzden ... zararın tazmini için yıllık olarak belirlenecek rayiç lisans bedelinin üç katı kadar tazminatın (şimdilik 70.000,00 TL olarak) ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın mevduata uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Anayasa’ nın 135. maddesi doğrultusunda çıkarılan 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanunu uyarınca kurulmuş, kamu tüzel kişiliği bulunan, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu, bu bağlamda kurumsal bir hizmet sunduğu ve bu hizmetin süreklilik arz etmesi gerektiğini, dolayısıyla bu yapıya özgün bir bilgi sisteminin de sürekliliği olacak nitelikte olması gerektiğini, bu sebeple 3 yıllığına bir yazılım almasının davalıdan beklenemeyeceğini, davacı yanın objektif iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, bu sebeplerle davacının FSEK kapsamında korunamayacağını, 01.08.2008 tarihli sözleşme ve Kaynak Kod Teslim, Güvenlik ve İçerik Sorumluluk Protokolü hükümlerinin doğru yorumlanması gerektiğini, davacı şirket ile yapılan sözleşmenin, davacı Oda’ ya özel bir bilgi yönetim yazılımı kurgulanması, üretilmesi, uygulanması, güncellenmesi ve ilgililerin eğitilmesine ilişkin olduğunu, davalı Oda’nın bu amaçla bedeli karşılığında yalnızca kendisinin kullanacağı, kendisine özel bir program tasarlattığını ve bu program için belli süreliğine geliştirme ve bakım hizmeti aldığını, sözleşmenin 1. ve 4. maddeleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıktığını, davacı yanın iddia ettiği üzere sözleşmede, Kaynak Kod Teslim, Güvenlik ve İçerik Sorumluluk Protokolünün hiçbir maddesinde söz konusu bilgi yönetim sisteminin davalı tarafından 3 yıl gibi bir süre ile sınırlandırıldığına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ve kullanım bedeli olarak herhangi bir bedel belirlenmediğini, 3 yıllık sürenin davacı tarafından geçerlilik süresi olarak iddia ve ifade edilmesine karşın sözleşmenin 9. maddesi uyarınca bu sürenin geçerlilik süresi olarak düzenlendiğini, söz konusu sözleşmenin Oda için bir program yapılıp teslim edilmesi işi ile sözleşme süresinin bitimine kadar bu programa ilişkin kesintisiz bakım, onarım ve geliştirme desteği verilmesine ilişkin olduğunu, bahsi geçen 3 yıllık sürenin de programın tesliminin akabindeki onarım ve geliştirme işlemlerine ilişkin bir süre olduğunu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca sözleşmenin en az 3 yıl yenilenmesi durumunda davacının kaynak kodlarını 01.08 2014 yılından itibaren davalı ile paylaşacağı ya da herhangi bir tarihte KDV dahil 47.000,00 TL karşılığında davalı Oda ile paylaşacağını taahhüt ettiğini, davacı yanın iddialarının yerinde olmadığını, 2013 yılı Şubat ayına kadar sözleşmede öngörülen şartlarda sözlü anlaşmaya dayalı olarak aylık ücretler ödenmeye devam edildiğini, Şubat ayında ise davalı Oda tarafından talep edilen onarım ve düzeltme isteklerinin karşılıksız kaldığını, bunun akabinde sözleşmeyi uzatmak maksadı ile başlayan görüşmelerin, sözlü olarak devam etmekte olan sözleşmenin davacı yanca tek taraflı fesih iradesi neticesinde son bulduğunu, davacı yanın sözleşmenin sona ermesine ilişkin karşılıklı mutabakata varıldığı iddiasının yerinde olmadığını, tek taraflı fesih iradesinin ise, sözleşmenin uzaması halinde kaynak kodlarının davalı Oda ile ücretsiz paylaşma taahhüdünü yerine getirmesi gereken sürenin dolmasına yakın olmasının objektif iyi niyet kurallarınıa aykırılık teşkil ettiğini ve yazılım ile ilgili verilmesi gereken teknik desteğin kesildiğini, davacı şirket tarafından 14.04.2013 tarihinde programın kaynak kodlarının davalıya satılması ile ilgili olarak sözleşmede öngörülen 47.000,00 TL'lik bedelin üzerinde 83.050,00 TL'lik bir teklif verildiğini, akabinde davacı şirketçe 15.05.2013 tarihinde düzenlenen ihtarname ile 14.04.2013 tarihli tekliflerini geri çektiklerinin bildirildiğini, anılan sözleşme hükümleri ve belirtilen sebepler ışığında ücüncü kişilerce haksız bir kullanımın söz konusu olmadığını, davacı tarafça öne sürülen ikrar iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu çekişmeli yazılımın, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalının siparişi üzerine davacı ... tarafından istihdam edilen çalışanlar tarafından meydana getirildiği, somut olayda çekişmeli bilgisayar programının eser sahipliği ve bu kapsamda, mali ve manevi hak sahipliğinin FSEK 8. maddenin "Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir" hükmü uyarınca, kural olarak davacı tarafından istihdam edilen gerçek kişilere ait olduğu, davacının ise FSEK m. 18/2. hükmü uyarınca sadece eserden ... mali hakların kullanım yetkisini edineceği, istisna sözleşmesi kapsamında, çekişmeli eserin davalı Oda tarafından, davacıya sipariş verilmiş olmakla, mali hakları kullanma yetkisinin sipariş verene ait olması için yanlar arasındaki eser sipariş (ve güncelleme) Sözleşmesinde açık bir hüküm olması gerektiği, bu nedenle, sipariş veren Oda'nın çekişmeli bu eserden (yazılımdan) ... mali hakları kullanma yetkisini FSEK'in 52. maddesine uygun olarak yazılı biçimde, Sözleşme ile devir almış olması; bir başka ifadeyle daha yazılımın sipariş verilmesi anında, eserle ilgili mali hakların tamamının veya bir kısmının (kullanılması yetkisinin) sipariş verene devrinin taahhüt olunması (FSEK m. 50); eserin vücuda getirilmesinden sonra da, yine FSEK'in 52. maddesine uygun biçimde tasarruf muamelesi ile taahhüt alana (davalı Oda'ya) devir olunması gerektiği, sözleşme ve protokolün, esas itibariyle çekişmeli yazılım ve üzerindeki mali haklardan değil, kaynak kodlarının mülkiyeti ve her türlü tasarruf yetkisinden söz ettiği, ilkeyi belirleyen cümleden sonra gelen "Bu protokol ile yüklenici kodlar üzerindeki mülkiyet hakkını, sözleşme ve protokol şartları ile sınırlı olmak üzere işveren ile paylaşmayı kabul ve taahhüt eder. Burada belirlenen paylaşım alanları dışında da kaynak kodları üzerindeki yüklenicinin hak ve yetkileri devam etmektedir." ifadeleri ile Protokolün 4. maddesindeki "Kodlar işveren tarafından görevlendirilecek kişilerce ve yüklenicinin denetiminde incelendikten sonra kapalı ve mühürlü bir zarf içerisine konularak yazılı belge karşılığında teslim edilecektir." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mülkiyetin konusunun kodları içeren dijital taşıyıcı olduğu sonucuna ulaşıldığı, sözleşme ve protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında, davalı Oda tarafından davacıya sipariş verilen bir yazılım oluşturulması (istisna) sözleşmesi olduğu, sözleşme niteliği itibariyle, FSEK m. 50 anlamında, ileride meydana getirilecek bir bilgisayar programının (eserin) mali haklarının kullanım yetkisinin, belirli bir bedel karşılığı süresiz olarak davalı Oda'ya bırakılması (ruhsat/lisans verilmesi) taahhüdünden ibaret bulunduğu, davalı Oda'ya yazılım üzerindeki mali hakların tamamı veya bir kısmının devri değil, sözleşme kapsamında kalmak koşuluyla kullanım yetkisinin (ruhsatının) bırakılması niteliğinde bulunduğu, davalının 01.08.2011 tarihi itibariyle, en son ve güncel kaynak kodları kullanma yetkisini haiz olduğu, davacının kaynak kodların ilk üç yılın sonunda (01.08.2011) veya ilave üç yıl için yenilenmesi halinde 01.08.2014 tarihi itibariyle çekişmeli kaynak kodların en son güncellenmiş halini davalı Oda'ya vermeyi taahhüt etmesinin, sözleşmeye süresiz sınırsız bir ruhsat niteliği kazandırıp kazandırmayacağının tartışılması gerektiği, dosya kapsamında ne davacının Şubat 2013 tarihine (davacının sözleşmeyi feshetmesi anına) kadar yaptığı ödemeler ve niteliği, ne de davalı yanın kullanımlarının, yazılımın hangi tarihli versiyonunu kapsadığı, yazılımın anılan fesih tarihinden sonra davalı tarafından bir başka firmaya yeniden yaptırılıp yaptırılmadığı konularında yeterli bir bilgi, belge ve delil bulunmadığı, sözleşme uyarıca davacı ..., davalı Oda için OBYS yazılımı geliştirecek ve toplamda 36 aylık bakım-güncelleme desteği sağlayacağı, davaya konu OBYS programının davalı Oda'ya kullanım hakkının verildiği yani lisanslandığı, davalı Oda'nın davaya konu OBYS programını kullanma hakkının olduğu, bununla birlikte bakım güncellemesi yapılmayan dönem olduğu belirtilen Şubat 2013 sonrası ve 2014’e kadar, 2015, 2016, 2017 yılları için davacı tarafın bakım onarım adı altında bir alacağının olmadığı, “Sözleşmenin Sona Ermesi” başlıklı, 12. maddesinde, normal koşullarda sözleşmenin, düzenlenme tarihinden itibaren üç yıl geçtiğinde kendiliğinden sona ereceği hususunda anlaştıkları, bu halde, yüklenici / davacının teknik destek yükümlülüğü ve Oda'nın ödeme yapma yükümlülüğünün ortadan kalkacağı, tarafların, sözleşmenin üç yıl daha uzatılması ve koşullarını belirlemek üzere yazılı bir sözleşme imzalamadıkları, sözleşmenin kendiliğinden ve üç yıl için uzatılmış sayılmasının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, Şubat 2013 tarihine kadar, bakım onarım yönünden taraflar fıilen sözleşmenin edimlerini yerine getirmeye devam etmişler ise (ki bu konuda bir mutabakat olduğu belirtilmelidir), bu tarihe kadar yerine getirilen edimlerin karşılığının ödenmesi istenebileceği, nitekim davacının da bakım onarım bedelinin fiilen verilen hizmetin sona erdiği Şubat 2013 tarihini de kapsayacak şekilde ödendiğini ifade ettiği, ancak, fiili edimlerin sona erdirilmesinden sonra, taraflar arasında üç yıllık yeni bir sözleşmenin bulunduğu (veya sözleşme süresinin uzatıldığı) şeklindeki bir kabule dayalı olarak, davacının “kullandırma bedeli” adı altında bir lisans bedeli istemesine imkan bulunmadığı gibi, davalının da, Şubat 2013 tarihinden sonraki tarihler için bir güncelleme / bakım onarım hizmeti verilmesini ve güncel kodların kendisine teslimini talep hakkı bulunmadığı, zira açıklandığı üzere, taraflar arasında imzalanan sözleşmede OBYS programının kaynak kodu teslimi ve kullanımının belirli şartlara bağlandığı, sözleşmede kaynak kodlarının kapalı zarfta güncel sürümünün davalı Oda’ya teslim edileceği, ancak kullanımının belirli şartlara bağlandığının görüldüğü, bu nedenle şubat 2013 tarihinden soraki döneme ait, davacı tarafından yapılmış bir kaynak kodu güncellemesi olmadığı, dolayısıyla davacı ...’in bu tarihten sonraki güncel kaynak kodlarının davalı Oda'ya devretme, kullanılmasına müsaade etme zorunluluğu olmadığı gibi; davacının da, davalıdan kullanım bedeli veya lisans ücreti adı altında bir ödeme talep etmesine imkan bulunmadığı, davacı ..., eser üzerindeki manevi hakların sahibi olmadığından manevi hak ihlaline dayalı bir tazminat istemesi hukuken imkan dahilinde olmadığı, davacıya kaynak kodlarını mahkemeye sunması için süre verilmesine rağmen sunulmadığı, bu hususta inceleme yapılamadığında telif tazminatı ile ilgili iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu çekişmeli yazılımın, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalının siparişi üzerine davacı taraflndan istihdam edilen çalışanlar tarafından meydana getirildiği, somut olayda çekişmeli bilgisayar programının eser sahipliği ve bu kapsamda, mali ve manevi hak sahipliğinin kural olarak davacı Şirket tarafından istihdam edilen gerçek kişilere ait olduğu, davacının ise FSEK m. 18/2 hükmü uyarınca sadece eserden ... mali hakların kullanım yetkisini edineceği, davacı, eser üzerindeki manevi hakların sahibi olmadığından manevi hak ihlaline dayalı bir tazminat istemesi hukuken imkan dahilinde olmadığı, sözleşme ve Protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında, davalı tarafından davacıya sipariş verilen bir yazılım oluşturulması (istisna) sözleşmesi olduğu, sözleşmenin niteliği itibariyle, FSEK m. 50 anlamında, ileride meydana getirilecek bir bilgisayar programının (eserin) mali haklarının kullanım yetkisinin, belirli bir bedel karşılığı süresiz olarak davalıya bırakılması (ruhsat / lisans verilmesi) taahhüdünden ibaret olduğu, diğer yandan davacıya mali haklarının sözleşme sonrasında ihlal edilip edilmediği konusunda kaynak kodlarını mahkemeye sunması için davacıya süre verilmiş ise de davacı tarafça kaynak kodlarının mahkemeye sunulmayacağının bildirilmiş olması nedeniyle bu iddianın ispat edilemediği, sözleşme kapsamında bir alacağının da bulunmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ iNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Huhuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen ve davalı Oda için ilişkisel nesne tabanlı ve tek sicil mantıklı güncellenebilir, geliştirilebilir ve yenilenebilir bir veri tabanı tasarlanması ve bu veri tabanı üzerinden yürütülecek uygulamalara ilişkin kaynak kodlarının oluşturulması ... hizmetini içeren Oda Bilgi Yönetim Sistemi Sözleşmesi kapsamında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı FSEK'nın 8,18,50 ve 52'nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.