7. Hukuk Dairesi 2012/6603 E. , 2013/14669 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 220 ada 18 parsel sayılı 2495227,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yaylak niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu kaydına, diğer davacılar satın almaya, ver…
**7. Hukuk Dairesi 2012/6603 E. , 2013/14669 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 220 ada 18 parsel sayılı 2495227,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yaylak niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu kaydına, diğer davacılar satın almaya, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın ayrı bölümleri hakkında dava açmışlardır. ... ve arkadaşları ise davacılarla aynı gerekçelerle davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi raporunda K1 ila K60 bölümlerinin davacılar ile katılan davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 220 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davacılar ve katılan davacılar adına tescil edilen bölümleri üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Dava ve temyize konu taşınmaz yayla niteliği ile tespit edilmiştir. Somut olayda mera-yayla araştırması yapılması zorunludur. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera-yayla olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera(yayla) olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera(yayla) olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera(yayla) tahsisi yapılmış ise İl Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera(yayla) tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera ve yayla tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca yayla tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca yayla tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise yayla tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, tahsis yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma hava fotoğraflarından yararlanılarak yapılmalı, mera-yaylak vergi kayıtlarının olup olmadığı Özel İdare ve Tapu Müdürlüklerinden sorulup saptanmalı, varsa kayıtları getirtilmeli, davacı tarafın tutunduğu 1.9.1953 gün 1 ve 2 sayılı tapu kayıtları Kargı Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.7.1953 gün 105-170 E.K sayılı ilamı ile oluştuğu dikkate alındığında tescil ilamı ve krokisi mahkemesinden getirtilmeli, anılan dosyanın bulunamaması halinde mahkeme ilamı ve eki kroki Tapu Müdürlüğünden, davacı ... katılan davacıların tutundukları vergi kayıtları Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmedikleri Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve komşuları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtları Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede yayla tahsisi yapılmış ise yayla tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği ve davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın yayla tahsis haritasının ve davacı tarafın tutunuğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yayla tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde yayla olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı takdirde tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, eğer davalı iseler dava dosyaları getirtilerek incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde yayla olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava ve temyiz konusu taşınmazın davacı ... katılan davacılar adına tescile karar verilen bölümleri dışında kalan kesimi hakkında tespit gibi yayla niteliği ile sınırlandırma kararı verilmemesi dahi isabetsiz, davalı ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.