(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66630 E. , 2013/9866 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehn…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66630 E. , 2013/9866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın, katılana ait şirkette müdür sıfatı ile çalışıp müşteriler ile alışveriş yapma, mal satma, para tahsil etme, çek ve bono alıp tahsil etme, hak ve yetkilerine haiz olduğu, katılanın ticari hayatın gerektirdiği dikkat ve özeni sergilememesi nedeniyle sanığın bundan faydalanarak tahsil ettiği paraları şirket hesabına aktarmakta zaman zaman geçiktiği, ticarethane çalışanı gibi haraket etmediği, gerekli görev disiplininden uzaklaşarak bağımsız hareketleri neticesinde müşteriler ile ticari hayatın gerektirdiği ciddiyetten ve disiplinden uzak alış veriş işlemleri gerçekleştirdiği, şirketin parasını kendi parası gibi kullanması sonrasında bilirkişi raporuna göre 1.960 TL şirket namına tahsil etmesine rağmen katılan şirket hesabına bu parayı aktarmadığı, bu suretle üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK' nın 51/3 maddesine göre, cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenecek denetim süresisinin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı hükmü gözetilmeden ve sonuç olarak sanığa 1 yıl 15 gün hapis cezası hükmedilmesine rağmen, sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.