11. Hukuk Dairesi 2011/13884 E. , 2012/21227 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.01.2011 tarih ve 2010/351-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13884 E. , 2012/21227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.01.2011 tarih ve 2010/351-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılında dava dışı Oysa Çimento A.Ş'nin hazır beton taşıma ve işletme ihalesini aldığını, 2003 yılında yapılan ilk sözleşmenin süresinin bir yıl olduğunu, ancak sözleşmedeki uzatma maddeleri uygulanarak sözleşme ilişkisinin 2007 yılına kadar devam ettiğini, 2007 yılında Oysa Çimento A.Ş'nin hazır beton işletmelerinin davalı şirket tarafından satın alındığını, davalı şirketin yaptığı beton taşıma ve işletme ihalesini de müvekkilinin kazandığını, bu kez davalıyla bir yıl süreli dava konusu sözleşmenin yapıldığını, sözleşmede davalının talebiyle sözlemenin birer yıl süreyle iki kez uzatılabileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bir yıllık süre bitmeden önce sözleşmenin uzatılması istemini davalıya bildirdiğini, ancak davalının olumlu veya olumsuz bir cevap vermediğini, önceki dönemlerde olduğu gibi sözleşmenin uzatıldığı düşünülerek yatırım yapıldığını ve işe devam edildiğini, BK'nun 339. maddesi gereğince sözleşmenin tarafların sükutu ile aynı koşullarla uzadığını, ancak davalının 21.11.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, haksız fesihle müvekkilinin yaptığı yatırım ve iki yıllık iş kaybı nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmede işin süresinin bir yıl olduğunu, ancak davalı isterse sürenin uzatılabileceğinin açıkça kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeyi uzatma isteminin kendilerine ulaşmadığını, sözleşmenin uzatılmayacağının ve işin yeni bir firmaya verilinceye kadar işe devam edilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, zımmi uzatmanın söz konusu olmadığını, kaldı ki davacının sözleşmenin devamı sırasında sözleşmeye aykırı tutumlar sergilediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia,savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu, sözleşmenin uzatılmasının davalının talebine bağlı olup, davalının uzatmaya yönelik bir talebi bulunmadığı gibi, aksine davalının sözleşmenin uzatılmayacağını süre bitmeden önce davacıya bildirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.