T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/215 Esas KARAR NO: 2025/314 DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ :16/12/2013 KARAR TARİHİ:18/12/2025 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalı şirketin ortaklarının kasıtlı ve kötü niyetli olarak sürekli marka tecavüzü, …
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/215 Esas KARAR NO: 2025/314 DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ :16/12/2013 KARAR TARİHİ:18/12/2025 Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalı şirketin ortaklarının kasıtlı ve kötü niyetli olarak sürekli marka tecavüzü, ticaret unvanı tecavüzü ve haksız rekabet içinde olduklarına yönelik aleyhlerinde----- Karar sayılı dosyası ve-------- Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davaların karara bağlandığını ve marka tecavüzünde bulunduklarının açığa çıktığını, davalıların Mahkeme kararlarını sonuçsuz bırakmak için farklı unvan altında yeni şirket kurduklarını, eylemlerine devam ettiklerini, müvekkilinin başta boza olmak üzere sirke, nar ekşisi, limon suyu, sosu vs.üreten ------ en eski şirketlerinden biri olduğunu, ---- yılında davacı şirketin hali hazır yönetim kurulu başkanı ve şirket temsilcisi -------- büyük babasının babası olan merhum ------ altında üretime başladığını, eski kayıtlara ve belgelere göre ---- yıllardan bu yana kullanıldığını, markanın ayırt edici nitelik kazandığını, tanınmış bir marka olduğunu, davacının -----yılından günümüze kadar----semtinde tarihi binasında ticari faaliyetini kesintisiz olarak sürdürdüğünü, ürettiği tüm ürünlerde------ markasını kullandığını, söz konusu markayı ticaret unvanı olarak da tescil ettirerek kullanmakta olduğunu, yine----- markasını ------sınıfta tescil ettirdiğini, söz konusu markanın ------- tescilli olduğunu, davalıların ise ----- kelimesini büyüterek ve davacının ürünlerinin bulunduğu sınıflarda tescili için haksız ve kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının----- kullanımının müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, söz konusu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, haksız kazanç elde ettiğini, davalıların --------- alan adlı internet sitesinde dahi kendilerine ait tescilli marka kapsamında değil, müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz edecek şekilde kullanımda bulunduklarını, davalıların amacının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak olduğunu, TTK'nun 54 ve 55.maddelerine aykırı hareket ettiklerini, bu sebeplerle davalılar tarafından üretilen ve davacı şirketin tescilli markalarının tescilleri kapsamında kalan ürünler üzerinde davacıya ait------esas unsurlu diğer markaları ile iltibasa neden olacak şekilde ------ ibaresini ön plana çıkartarak kullanmak suretiyle davalıların davacının marka hakkına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, kaldırılmasına, davalıların tecavüz teşkil ettiği tespit edilen şekilde davacının markalarının tescilli oldukları ürünler üzerinde, tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakında ve internet ortamında markayı kullanmalarının engellenmesine, tecavüze konu ürünler ile tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakının toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına, ---- ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından terkinine,----- alan adının iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVAYA CEVAP / Davalılar vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirket yetkili ve ortaklarının ---- mensup olduklarını,---- miras yolu ile sahip olduklarını,------ ederek ticaretini yaptıklarını, --- yılına kadar müşterek --------bozasını birlikte yaptıklarını,-----yılında vefat ettiğini, --------- ise kardeşinin ölümünden sonra kardeşinin oğlu ---- yanına aldığını ve ----- yılına kadar birlikte devam ettiklerini,------ yılında vefat ettiğini, amca çocukları arasında geçimsizlik olduğunu, -- oğlu ------- oğullarından ------kelimesi ile dedelerinden kalan amblem ve şekillerle ticaretlerini muhtelif semtlerde sürdürdüklerini, ---- isimli ticarethanesini --- yılında ticaret siciline kayıt ettirdiğini,---- unvanının ise ---- tarihinde --- kayıt olduğunu, ------ yana -------bozası ve sirkesi imal edip satışını yaptığını, ----- ibarelerini marka olarak tescil ettirdiğini, ----sicil numarası --- yılından beri ticaret yaptığını, ----- güçlerini birleştirerek ------ şirketini kurduklarını, davalıların ise ---- şirketini kurarak ticarete devam ettiklerini, ancak ----yılında vefat ettiğini, mirasçıları-------tarafından ticari faaliyetin yürütüldüğünü, unvanın aralıksız ve kesintisiz olarak------beri kullanıldığını, uzun yıllardır zilyet olduğunu, davalıların bu hakkının halen devam ettiğini, davacının kesinleşmiş mahkeme kararlarını mahkemeden gizlediğini, davacı ile davalıların üretip sattığı ürünlerde açıkça farklı logo, amblem, etiket ve şişe kullanıldığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını, davacının davalı şirket yetkililerin üst soyu-----aleyhine açtıkları davalar yanında savcılık şikayetleri sonucu açılan davalarda da beraat kararı verildiğini, davacının---- markası, unvanı ve kullanım hakları üzerinde tekel hakkının olmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespitinde, davacıya ait markaya tecavüz nedeniyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi, men i ve ihtiyati tedbir istemine ve tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat istemine ve ticaret ünvanından markamızın terkini istemine ilişkindir. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dava, davacı adına tescilli -------ibareli markaların davalılar tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması, davalılara ait olduğu beyan edilen ---- davalı şirketin ticaret unvanından terkini ile maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Mahkememizden verilen --- tarih ve ------- sayılı kararı ile "..Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalılar ----ortakları olduğu davalı ------ tarafından üretilen ve davacı şirketin tescilli markalarının tescilleri kapsamında kalan ürünler üzerinde davacıya ait ------ esas unsurlu diğer markaları ile iltibasa neden olacak şekilde ----------ibaresini ön plana çıkartarak kullanmak suretiyle davalıların davacının marka hakkına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının TESPİTİNE, Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE, KALDIRILMASINA, Davalıların tecavüz teşkil ettiği tespit edilen şekilde davacının markalarının tescilli oldukları ürünler üzerinde, tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakında ve internet ortamında markayı kullanmalarının ENGELLENMESİNE, Tecavüze konu ürünler ile tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakının TOPLATILMASINA, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle İMHASINA, -------- ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından TERKİNİNE, 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Kararın ------ çapında yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bir kez ilanına,------ davalılara ait olmadığından internet sitesi ile ilgili davanın husumet nedeniyle USULDEN REDDİNE, .." şeklinde karar verildiği -----karar sayılı incelemesinde--------Karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde; davacılar ------ Tarafından, ------ Aleyhine; ----------- tescil nolu markalarının kötüniyete dayalı hükümsüzlüğünün, mümkün olmaması halinde fiilen kullanmama nedeniyle markaların iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de kararın kesinleşmediği, hükümsüzlüğü istenen davacı markalarının, bu davada, markaya tecavüz ve haksız rekabet iddialarının dayandırıldığı markalar olduğu anlaşılmıştır. 556 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca davaya konu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, bu kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından, söz konusu hükümsüzlük davasının sonucunda verilecek kararın bu davayı da etkileyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda somut uyuşmazlığın çözümünde anılan dava sonunda verilecek olan kararın kesinleşmesinin beklenilmesinin gerekli olduğu kanaatiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ------------------ sayılı dava dosyasının neticesi beklendikten sonra delillerin değerlendirilmesine karar verilmiş ve verilen bu karar sonrasında dosya Mahkememiz yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosyaya ------kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- markasının ---- numaralı ----- markasının ------------ numaralı ---- sınıflarda---- için dava dışı ---- adına tescil edildiği görülmüştür. ------- celp edilen kayıtlar incelendiğinde; ---- tarihinden itibaren dava dışı ----- adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Dosyaya ticaret sicil kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; davacı ---- tarihinde, davalı --- tarihinde tescil edildiği, --- davalı şirketin ortakları olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı ---- ticaret sicil kaydı dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde;---- tarihinde tescil edildiği, ortaklarının---- olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ------sınıf için yaptığı marka başvurusunun, davacı şirketin itirazı nedeniyle ------ürünleri için reddedildiği, karara yapılan itiraz sonucunda ---- ile de red kararının yerinde olduğuna karar verildiği, ---- ve -------- sayılı kararı -------kararının iptali için açılan davanın da reddine karar verildiği, kararın ----- Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.Dava dışı -------------- Esas sayılı davası ile-------- sınıflarda yaptığı marka tescil başvurusuna itiraz ettikleri, itirazlarının ---------- ürünleri için kabul edildiği, diğer ürünler için reddedildiği iddiasıyla ------kararının iptali için dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda davanın ------ bakımından kabulüne, davacının markasının bu hizmet için terkinine karar verildiği, kararın ------ Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.----- Karar sayılı veraset ilamı ile ------tarihinde ölümü üzerine mirasının 4 pay kabul edilerek, karısı ----- 1/4'er pay verilmek suretiyle mirasçı oldukları tespit edilmiştir.------ Karar sayılı veraset ilamı ile ------ tarihinde vefat ettiği, mirasının 2/8 payının eşi ---- 3/8 payının oğlu ----, 3/8 payının ise kızı ------ ait olduğuna karar verildiği tespit edilmiştir. ------Karar sayılı veraset ilamına göre------tarihinde vefat ettiği, mirasının 2/8 payının eşi ---- payının kızı ----, 3/8 payının oğlu ---- olduğuna karar verildiği tespit edilmiştir.Davacının ---- sayılı davası ile dava dışı--------aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası açıldığı, davanın -------- ihbar edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davalıların tescilli markalarının kapsamı dışında kalan------- ibaresin kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiklerinin tespitine ve tecavüzün önlenmesine karar verildiği ve kararın ----------- denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından dava dışı ----- aleyhine Mahkememizin -----Esas sayılı davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; ------- tarafından bozacılık faaliyetiyle uğraşıldığı, bu faaliyet alanının dedelerden kalan bir meslek olduğu, bozacılık faaliyetinin, ilk nesil sonrası oğullar tarafından da devam ettirildiği, markanın kullanımın devredildiğine ilişkin ---- tarihli işletme devri sunulmuş ise de yaklaşık 20 yıllık süre boyunca ------ tarafından diğer tarafın kullanımına engel olmaya çalışılmadığı, davalı tarafın iltibas yaratacak şekilde kullanımı dışında KHK 12 maddesi kapsamında ünvanı dürüstce kullanmasının markaya tecavüz oluşturmayacağı, ancak davalının elma sirkesi, nar ekşisi, üzüm sirkesi, limon sosu gibi ürünlerin ambalajlarına kendi tescilli markası olmaksızın ------ kullandığı, bu marka kullanımının davacı markalarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davalının ticaret ünvanına tecavüz ettiğine ilişkin davasının reddine, markaya tecavüzüne ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Yrd. Doç. Dr.-------- kelimesinin davacı tarafından boza emtiasında tescilli markası olduğu, davalı tarafın boza emtiasında bu kelime üzerinde tescilli hak sahipliğinin bulunmadığı, dosyada mübrez Yargıtay kararlarında gerçek hak sahipliği ile ilgili çelişkili kararlar bulunduğu, ancak son kararlar incelendiğinde davalı şirketin kurucularının miras yoluyla hak sahibi olduklarına, ancak bu hakkı dürüst ve iltibas yaratmayacak şekilde kullanmaları gerektiğine, iltibas yaratır mahiyetteki kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğuna karar verildiğinin görüldüğü, huzurdaki dava açısından da kanaatlerinin bu yönde olduğu, ayrıca dosyada mübrez belgeler incelendiğinde davalı taraf şirket ortaklarının da ---------------- soyadına sahip oldukları, 556 sayılı KHK'nun 12.maddesi gereğince dürüst şekilde ticaret sırasında kullanabilecekleri, ancak davalı kullanımının davacı markası ile iltibası engelleyici ve dürüst kullanım şeklinde olmadığı, bu nedenle davalı kullanımının 556 sayılı KHK'nun 61.maddesi ve TTK'nun 54.maddesi gereğince markaya tecavüz ve haksız rekabet olduğu, ayrıca davacı şirketin kuruluş önceliği bulunduğu, her iki şirketin de aynı ek unsur olan ------kelimesini aynı iştigal alanında kullandığı, bu nedenle davacı şirketin talebi doğrultusunda davalı ticaret unvanının TTK 52.maddesi gereğince terkinin gerektiği, davacı tarafın maddi tazminat istemini hangi madde kapsamında hesaplanmasını belirtmemesi sebebiyle hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı tarafça hukukçu bilirkişi ------- benzer konuda başka bir davada rapor hazırladığı belirtilerek bu bilirkişiye itiraz edilmiş, mahkememizce yerine başka bir hukukçu bilirkişi atanarak yeniden rapor alınmasına karar verilmişse de, ------ tarihinde yayınlanan ve yürürlüğe giren 6754 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesinde yapılan değişikliğikle hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilmeyeceklerine dair düzenleme yapıldığından ve davacıların marka haklarına tecavüz iddialarının kendilerine ait ------- markasının davalılar tarafından aynen kullanılmasına ilişkin olup, uyuşmazlık hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecek nitelikte olduğundan, HMK'nun 266. maddesi uyarınca marka konusunda uzman bilirkişi atanmasına gerek görülmemiş, heyetten hukukçu bilirkişi çıkartılarak sektör bilirkişisi ---- ve muhasip bilirkişi ------- taraf vekillerinin itarazları ve davacı vekilinin tazminat hesaplanmasına ilişkin talebi dikkate alınarak, gerekirse davalı şirketin ticari kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler ------ tarihli ek raporda; davalı tarafın itirazları doğrultusunda------- markasının kök raporun 25.sayfasında detaylı olarak açıklandığı, bu hususta değiştirilecek bir görüş bulunmadığı, davalı tarafın verilen kesin sürede defter ve belgeleri mahkemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından maddi tazminata BK'nun 51.maddesine göre Mahkemece hükmedilebileceği yönünde görüş bildirmiştir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 556 sayılı KHK'nın 9 uncu, 61 inci, 62 nci, 66 ncı maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri. GEREKÇE:Dava, davacı adına tescilli -------ibareli markaların davalılar tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması, davalılara ait olduğu beyan edilen --------- ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından terkini ile maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Mahkememizce --------Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada; " davalı şirketin ortakları olan ---- oğlu olan------- mirasçıları oldukları, davacı şirket ortaklarının ise yine aynı aileye mensup ---- soyu oldukları, -----markasının ----sınıfta-------- markasının, -----markasının ve ------ emtiası için tescilli oldukları, davalı şirketin ve diğer davalıların adına tescilli -------- esas unsurlu marka bulunmadığı, ancak davalı şirketin ortakları ile bağlantılı olan dava dışı ----- markasının ------- sınıflarda -------için tescilli olmalarına rağmen, davalı tarafça dava dışı şirkete ait-----markasının tescilli olmadığı ------ ibaresini ise büyük puntolarla yazarak ön plana çıkartacak şekilde kullanıldığı, davalıların -------- emtiası için tescilli markaları bulunmadığı gibi, ------ markasını da tescilli olduğu şekilden farklı kullanarak davacının marka haklarına tecavüz ettikleri, tecavüz konu ürünlerin dava dışı --------- internet sitesinde tanıtıldığı, her ne kadar internet alan adı davalı şirkete ait değilse de, davalı tarafın bu kullanımların kendilerine ait olmadığına dair bir savunmada bulunmadıkları, aksine davaya konu edilen bu ürünlerin şişe, amblem, logo ve etiketlerinin farklı olması nedeniyle ve --------- markasını kullanma hakları bulunduğundan tecavüzün söz konusu olmadığını savundukları, internet alan adının sahibi olan dava dışı şirketin ortakları nedeniyle davalı şirketle bağlantılı olduğu, davalı şirket ortaklarının davacı ile aralarında benzer pek çok dava devam etmesine rağmen tecavüz oluşturacak marka kullanımlarına devam etmeleri nedeniyle ağır kusurlu oldukları, aile soyadları olan -----ibaresini dürüstçe kullanmadıkları, kaldı ki dava dışı -----ortakları olarak boza ürünüyle ilgili ------ mirastan ve tescilsiz kullanımdan kaynaklanan hakları olduğuna dair savunmalarının da kesinleşen mahkeme kararları ile reddedildiği, tecavüze konu edilen davacıya ait ----- markasının boza emtiası için tanınmışlığı dikkate alınarak talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminat ile, davalıların kusurunun ağırlığı, davacının markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyi, markaların kullanıldığı süreye göre 10.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne------ adı davalılara ait olmadığından, alan adının iptaliyle ilgili davanın usulden reddine reddine" gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar ----- Karar sayılı kararı ile ve "Bekletici mesele yapılması istenen dosyada verilen, ------ gerekçeli kararının incelenmesinde; davacılar------ Tarafından, ----- Aleyhine;------- tescil nolu ------------ tescil nolu markalarının kötüniyete dayalı hükümsüzlüğünün, mümkün olmaması halinde fiilen kullanmama nedeniyle markaların iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de kararın kesinleşmediği, hükümsüzlüğü istenen davacı markalarının, bu davada, markaya tecavüz ve haksız rekabet iddialarının dayandırıldığı markalar olduğu anlaşılmıştır. 556 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca davaya konu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, bu kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından, söz konusu hükümsüzlük davasının sonucunda verilecek kararın bu davayı da etkileyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda somut uyuşmazlığın çözümünde anılan dava sonunda verilecek olan kararın kesinleşmesinin beklenilmesinin gerekli olduğu" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerinde düzenlenmiştir. KHK'nin 61/1-b. maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek marka hakkına tecavüz fiilidir. Yine 556 sayılı KHK'nin 9/1-b. maddesinde ise, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve /veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının ve 556 sayılı KHK'nin 9/1-c maddesinde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyerek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının marka sahibi tarafından önlenmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir. Yine KHK'nin 9/2-e maddesi uyarınca, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının da marka sahibi tarafından önlenmesi talep edilebilir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca TTK'nın 50. Maddesine göre her tacirin usulen tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkı bulunduğu düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra ----- Karar sayılı kaldırma kararında bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilen -------- sayılı dosyası yargılama sırasında kaldırma kararı doğrultusunda bekletici mesele yapılmış, ilgili dosya da verilen davanın reddine dair ----- tarihli ilk derece Mahkemesi kararının ----- tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür. Bu karar sonrasında dava konusu somut uyuşmazlıkta davalı taraflarca ikame edilen --------- tescil nolu markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği dikkate alındığında ve yine ----- markasının ------sınıflarda davacı adına tescil edildiği ve markaların halen koruma altında bulundukları ve davacı tarafın bu haliyle marka hakkına tecavüzün varlığı halinde dava ikame etme hakkı bulunduğu açıktır.Bu tespitten sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri incelenmiş, kaldırma kararı öncesinde açıklandığı üzere davalı şirketin ortakları olan ----------- oğlu olan------mirasçıları oldukları, davacı şirket ortaklarının ise yine aynı aileye mensup ------ alt soyu oldukları,---- tescil numaralı ---- markasının ----- emtiası için tescilli oldukları, davalı şirketin ve diğer davalıların adına tescilli ------- esas unsurlu marka bulunmadığı, ancak davalı şirketin ortakları ile bağlantılı olan dava dışı -----sınıflarda ---- markasının--------- için tescilli olmalarına rağmen, davalı tarafça dava dışı şirkete ait ----- markasının tescilli olmadığı---- ürünü üzerinde ------ ibaresini ise büyük puntolarla yazarak ön plana çıkartacak şekilde kullanıldığı, davalıların-------- emtiası için tescilli markaları bulunmadığı gibi, ------- markasını da tescilli olduğu şekilden farklı kullanarak davacının marka haklarına tecavüz ettikleri, tecavüz konu ürünlerin dava dışı--------- adlı internet sitesinde tanıtıldığı, her ne kadar internet alan adı davalı şirkete ait değilse de, davalı tarafın bu kullanımların kendilerine ait olmadığına dair bir savunmada bulunmadıkları, aksine davaya konu edilen bu ürünlerin şişe, amblem, logo ve etiketlerinin farklı olması nedeniyle ve --------- markasını kullanma hakları bulunduğundan tecavüzün söz konusu olmadığını savundukları, internet alan adının sahibi olan dava dışı şirketin ortakları nedeniyle davalı şirketle bağlantılı olduğu, davalı şirket ortaklarının davacı ile aralarında benzer pek çok dava devam etmesine rağmen tecavüz oluşturacak marka kullanımlarına devam etmeleri nedeniyle ağır kusurlu oldukları, aile soyadları olan ----- ibaresini dürüstçe kullanmadıkları, kaldı ki dava dışı-----ortakları olarak boza ürünüyle ilgili ------ üzerinde mirastan ve tescilsiz kullanımdan kaynaklanan hakları olduğuna dair savunmalarının da kesinleşen mahkeme kararları ile reddedildiği dikkate alındığında davalıların kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalardan sonra az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında 556 sayılı 556 sayılı KHK'nın 62/1-b, 64 ve 66/2. Maddesi kapsamında maddi zararının giderilmesini talep hakkı bulunduğu, süresi içerisinde davalı tarafça defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden tazminatın hesaplanamadığı dikkate alınarak TBK'nın 50 vd. Maddeleri kapsamında davacı tarafça talep edilen 10.000,00TL tazminatın talep dikkate alınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi zararının tazminine ilişkin talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 62/1-b kapsamında marka hakkına tecavüzün varlığı halinde zarara uğrayan tarafın manevi tazminat talep hakkı bulunduğu, davacı markalarının tanınmış marka kapsamında olduğu, davalı tarafın az yukarıda açıklandığı üzere bir çok kez davacıya ait marklara tecavüz eder mahiyette kullanımda bulunduğu bu haliyle iyi niyetli olmadığı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve dava tarihindeki paranın alım gücü de dikkate alınarak 10.000,00-TL manevi tazminatın yerinde olduğu kabul edilerek bu miktar yönünden manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafın kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, 556 sayılı KHK'nın 72. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün varlığı halinde haklı çıkan tarafın kararın yayınlanmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilerek Kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça --------erişimin engellenmesi talep edilmiş ise de ilgili alan adı ---- kayıtlarına göre dava dışı ---- adına kayıtlı olduğundan ve davalılara ait olmadığından bu talep yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.-------- sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, -----kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markaları işletme adında, ticaret unvanında ve ticari faaliyetlerinde kullanması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabul kısmen raddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davalılar ------ ortakları olduğu davalı ------ tarafından üretilen ve davacı şirketin tescilli markalarının tescilleri kapsamında kalan ürünler üzerinde davacıya ait -----esas unsurlu diğer markaları ile iltibasa neden olacak şekilde ------- ibaresini ön plana çıkartarak kullanmak suretiyle davalıların davacının marka hakkına tecavüz ettiklerinin TESPİTİNE, Markaya tecavüzün ÖNLENMESİNE, KALDIRILMASINA, Davalıların tecavüz teşkil ettiği tespit edilen şekilde davacının markalarının tescilli oldukları ürünler üzerinde, tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakında ve internet ortamında markayı kullanmalarının ENGELLENMESİNE, Tecavüze konu ürünler ile tanıtım gereçleri, levha, broşür, katalog ve her türlü iş evrakının TOPLATILMASINA, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle İMHASINA, 2-Davalı ---- unvanında bulunan------ ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından TERKİNİNE, 3-10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kararın ----- yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bir kez ilanına, 6--------- alan adı davalılara ait olmadığından internet sitesi ile ilgili davanın husumet nedeniyle USULDEN REDDİNE, 7-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE, 8-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 9-Bozma kararından önce davacı adına harç tahsil müzekkeresi olarak yazılan 1.024,65 TL harcın isteği halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalt ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden---------ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanından terkini davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 14-Davacı tarafından yatırılan 341,55 TL peşin harç ve 24,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 365,85 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 15-Davacı tarafından yapılan 4.490,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%75) 3.367,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 16-Davalılar tarafından yapılan 654,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%25) 163,50 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 17-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2025