12. Hukuk Dairesi 2013/29092 E. , 2013/38648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğinc
**12. Hukuk Dairesi 2013/29092 E. , 2013/38648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, borçlunun tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihe ve takibin şekline göre süresi içinde icra dairesine itiraz etmemiş olması tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez. Tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ve tebliğ tarihinin düzeltilmesi durumunda, haciz uygulamasına başlanacağı tarih ile mal beyanında bulunma tarihinin değişebileceği veya varsa kesinleşmeden önce konulan hacizlerin kaldırılabileceği nedenleriyle borçlunun şikayette hukuki yararı vardır (HGK'nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E. 2001/560 K.). Somut olayda, borçlu adına gönderilen ödeme emrinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince aza Kemalettin Babacan imzasına tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlunun vasisi, icra mahkemesine sunduğu şikayet dilekçesinde tebligatın yapıldığı tarihte borçlunun Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile vesayet altına alındığını, tebligatın vasiye yapılması gerektiğini ileri sürerek geçikmiş itiraz talebinde bulunmuştur. O halde mahkemece, HMK'nun 33. maddesine göre hukuki tavzihin hakime ait olduğu gözetilmek suretiyle işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Diğer taraftan, 02.11.2004 tarihli ve 25658 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik" hükümleri ile resmi yazışma kuralları belirlenmiş olup, 2. maddesi gereği bu yönetmelik tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamaktadır. Dolayısıyla mahkeme kararlarının şekil olarak yazımında da uyulması gereken yönetmeliğin 8. maddesi gereği, "Times New Roman" yazı tipi ile (12) karakter boyutunun kullanılması esastır. Mahkeme kararında kullanılan (8) karakter yazı boyutu ise çok küçük olup, kararın okunmasında ve dolayısıyla anlaşılmasında güçlük bulunmaktadır. HMK'nun 297/2. maddesinde belirtildiği üzere, hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekirken anılan yazım kurallarına uyulmaması yerinde görülmemiştir. Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereğince "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" kararda yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.