7. Hukuk Dairesi 2007/1145 E., 2007/1312 K. 7. Hukuk Dairesi 2007/1145 E., 2007/1312 K. - KADASTRO TESPİTİ - KESİN HÜKÜM - MALİK HANESİNİN AÇIK BIRAKILMASI- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 10 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 30 ] "" Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi dav…
7. Hukuk Dairesi 2007/1145 E., 2007/1312 K. **7. Hukuk Dairesi 2007/1145 E., 2007/1312 K.** **- KADASTRO TESPİTİ - KESİN HÜKÜM - MALİK HANESİNİN AÇIK BIRAKILMASI**- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 10 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 30 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 112 ada 7 ve 21 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanağı ve eki belgeler 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 10. maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilerek çekişmeli taşınmazların tespit tutanakları kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Daha sonra tutanak ve eki belgeler dava dilekçesi ile birleştirilmiştir. Hal böyle olunca, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi hükmü uygulanacağı kuşkusuzdur. Davalı taraf, Hazine'nin taraf olduğu tescil davası sonucu oluşan, bu nedenle Ha-zine'yi usulün 237. maddesi hükmü uyarınca bağlayacağı tartışmasız olan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış, davacı Hazine ise 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca oluşan tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve dosya içeriğine göre davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının oluşma nedenleri de dikkate alındığında, çekişmeli 112 ada 7 ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ait olduğu dosya kapsamı ile belirlendiği gibi, esasen bu yön yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın tutunduğu tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının kapsamının duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmesinden ibarettir. Davalı tarafın dayandığı tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritasının bulunduğu haritada ölçek gösterilmediği, sözü edilen haritanın kim tarafından onaylandığı da gönderilen belgeden anlaşılamamaktadır. Kaldı ki, sözü edilen tapu kaydının uygulanması da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmüne uygun değildir. Öte yandan uzman bilirkişi Ahmet tarafından düzenlenen harita ve eki rapor da keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediği gibi yargı denetimine açık değildir. Gerçekten harita ve eki raporda uygulamada haritada gösterilen hangi poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki hangi doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanıldığı, değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek hangi komşu kişi taşınmazlarından yararlanıldığı tapu tekniğine uygun olarak açıklanıp gösterilmemiştir.